Shalom Haverim · Aliyot
פָּרָשַׁת הַאֲזִינוּ

Ha'azinu · Devarim 32 — Türkçe

⚠ Norma R&C: bu oturumdan yeni Türkçe çeviri (kural: "Ebedi Olan"), nihai yayından önce insan incelemesi bekliyor.

Torá · Devarim 32:1–52

— Aliya 1 · Devarim 32:1–6 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:1 הַאֲזִ֥ינוּ הַשָּׁמַ֖יִם וַאֲדַבֵּ֑רָה וְתִשְׁמַ֥ע הָאָ֖רֶץ אִמְרֵי־פִֽי׃ Ha'azinu, hashamáyim, va'adaberáh; vetishmá ha'árets imrey-fi. Kulak verin, ey gökler, ben konuşacağım; ve yeryüzü ağzımın sözlerini işitsin.
32:2 יַעֲרֹ֤ף כַּמָּטָר֙ לִקְחִ֔י תִּזַּ֥ל כַּטַּ֖ל אִמְרָתִ֑י כִּשְׂעִירִ֣ם עֲלֵי־דֶ֔שֶׁא וְכִרְבִיבִ֖ים עֲלֵי־עֵֽשֶׂב׃ Ya'arof kamatar likjí; tizal katal imratí, kis'irim aley-déshe vejirvivim aley-ésev. Öğretim yağmur gibi damlasın, sözüm çiy gibi aksın, körpe ot üzerine ince yağmur gibi, ve sebze üzerine sağanak gibi.
32:3 כִּ֛י שֵׁ֥ם יְהוָ֖ה אֶקְרָ֑א הָב֥וּ גֹ֖דֶל לֵאלֹהֵֽינוּ׃ Ki shem Adonay ekrá havú gódel le'Eloheynu. Çünkü Ebedi Olan'ın adını ilan edeceğim; Tanrımıza büyüklük verin.
32:4 הַצּוּר֙ תָּמִ֣ים פָּעֳל֔וֹ כִּ֥י כָל־דְּרָכָ֖יו מִשְׁפָּ֑ט אֵ֤ל אֱמוּנָה֙ וְאֵ֣ין עָ֔וֶל צַדִּ֥יק וְיָשָׁ֖ר הֽוּא׃ Hatsur tamim pa'oló ki jol-drajav, mishpat El emunáh, ve'eyn avel tsadik, veyashar hu. Kaya, işi kusursuzdur, çünkü bütün yolları adalettir; sadakat Tanrısı, haksızlıksız, adil ve doğrudur O.
32:5 שִׁחֵ֥ת ל֛וֹ לֹ֖א בָּנָ֣יו מוּמָ֑ם דּ֥וֹר עִקֵּ֖שׁ וּפְתַלְתֹּֽל׃ Shijet lo: lo banav mumam dor ikesh uftaltol. Bozukluk O'nun değildir; kusur çocuklarınındır, sapkın ve çarpık bir nesil.
32:6 הֲ־לַיְהוָה֙ תִּגְמְלוּ־זֹ֔את עַ֥ם נָבָ֖ל וְלֹ֣א חָכָ֑ם הֲלוֹא־הוּא֙ אָבִ֣יךָ קָּנֶ֔ךָ ה֥וּא עָֽשְׂךָ֖ וַֽיְכֹנְנֶֽךָ׃ Ha le'Adonay tigmelú-zot, am naval veló jajam; haló-hú avija kaneja hu asjá vayejoneneja. Ebedi Olan'a böyle mi karşılık verirsiniz, ey akılsız ve bilgisiz halk? O senin baban değil mi, seni kazanan? O seni yarattı ve seni sağlam kıldı.

— Aliya 2 · Devarim 32:7–12 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:7 זְכֹר֙ יְמ֣וֹת עוֹלָ֔ם בִּ֖ינוּ שְׁנ֣וֹת דּוֹר־וָד֑וֹר שְׁאַ֤ל אָבִ֨יךָ֙ וְיַגֵּ֔דְךָ זְקֵנֶ֖יךָ וְיֹ֥אמְרוּ לָֽךְ׃ Zejor yemot olam; binu shnot dor-vador she'al avija, veyagedja zekeneyja, veyomrú laj. Eski günleri hatırla, birçok neslin yıllarını düşünün; babana sor, sana bildirecektir, ihtiyarlarına, ve sana söyleyeceklerdir.
32:8 בְּהַנְחֵ֤ל עֶלְיוֹן֙ גּוֹיִ֔ם בְּהַפְרִיד֖וֹ בְּנֵ֣י אָדָ֑ם יַצֵּב֙ גְּבֻלֹ֣ת עַמִּ֔ים לְמִסְפַּ֖ר בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ Behanjel Elyón goyim behafridó beney adam, yatsev gvulot amim lemispar beney Yisra'el. Yüce Olan uluslara mirasını dağıttığında, insan oğullarını ayırdığında, halkların sınırlarını İsrail oğullarının sayısına göre belirledi.
32:9 כִּ֛י חֵ֥לֶק יְהֹוָ֖ה עַמּ֑וֹ יַעֲקֹ֖ב חֶ֥בֶל נַחֲלָתֽוֹ׃ Ki jélek Adonay amó; Ya'akov jével najalató. Çünkü Ebedi Olan'ın payı kendi halkıdır; Yakup, mirasının hissesidir.
32:10 יִמְצָאֵ֨הוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִדְבָּ֔ר וּבְתֹ֖הוּ יְלֵ֣ל יְשִׁמֹ֑ן יְסֹֽבְבֶ֨נְהוּ֙ יְב֣וֹנְנֵ֔הוּ יִצְּרֶ֖נְהוּ כְּאִישׁ֥וֹן עֵינֽוֹ׃ Yimtsa'ehú be'érets midbar, uvetohu yelel yeshimón; yesovevenhú yevonenehu, yitsrenhu ke'ishón eynó. Onu çorak bir toprakta, ve uluma sesleriyle dolu ıssız bir çölde buldu; onu çevreledi, ona baktı, onu gözünün bebeği gibi korudu.
32:11 כְּנֶ֨שֶׁר֙ יָעִ֣יר קִנּ֔וֹ עַל־גּוֹזָלָ֖יו יְרַחֵ֑ף יִפְרֹ֤שׂ כְּנָפָיו֙ יִקָּחֵ֔הוּ יִשָּׂאֵ֖הוּ עַל־אֶבְרָתֽוֹ׃ Kenésher ya'ir kinó al-gozalav, yerajef yifrós knafav yikajehu yisa'ehu al-evrató. Yuvasını uyandıran, yavrularının üzerinde süzülen, kanatlarını açan, onları alan, onları kanatları üzerinde taşıyan bir kartal gibi.
32:12 יְהוָ֖ה בָּדָ֣ד יַנְחֶ֑נּוּ וְאֵ֥ין עִמּ֖וֹ אֵ֥ל נֵכָֽר׃ Adonay badad yanjenu ve'eyn imó el nejar. Ebedi Olan tek başına ona rehberlik etti, ve O'nunla birlikte yabancı bir tanrı yoktu.

— Aliya 3 · Devarim 32:13–18 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:13 יַרְכִּבֵ֨הוּ֙ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֔רֶץ וַיֹּאכַ֖ל תְּנוּבֹ֣ת שָׂדָ֑י וַיֵּנִקֵ֤הֽוּ דְבַשׁ֙ מִסֶּ֔לַע וְשֶׁ֖מֶן מֵחַלְמִ֥ישׁ צֽוּר׃ Yarkivéhu al-bamotéy árets, vayojal tenuvot sadáy; vayenikéhu devash misela, veshémen mejalmish tsur. Onu yeryüzünün yükseklerinde gezdirdi, ve tarlanın ürününü yedi; ve ona kayadan bal, sert çakmak taşından yağ emdirdi;
32:14 חֶמְאַ֨ת בָּקָ֜ר וַחֲלֵ֣ב צֹ֗אן עִם־חֵ֨לֶב כָּרִ֜ים וְאֵילִ֤ים בְּנֵֽי־בָשָׁן֙ וְעַתּוּדִ֔ים עִם־חֵ֖לֶב כִּלְי֣וֹת חִטָּ֑ה וְדַם־עֵנָ֖ב תִּשְׁתֶּה־חָֽמֶר׃ Jem'at bakar vajalev tson, im-jélev karim ve'eylim beney-Vashán, ve'atudim, im-jélev kilyot jitá; vedam-enav tishteh-jámer. İneklerin tereyağı ve koyunların sütü, Başan'ın kuzu ve koçlarının yağıyla, ve tekelerle, buğdayın en iyisiyle; ve üzümün kanından köpüklü şarap içtin.
32:15 וַיִּשְׁמַ֤ן יְשֻׁרוּן֙ וַיִּבְעָ֔ט שָׁמַ֖נְתָּ עָבִ֣יתָ כָּשִׂ֑יתָ וַיִּטֹּשׁ֙ אֱל֣וֹהַ עָשָׂ֔הוּ וַיְנַבֵּ֖ל צ֥וּר יְשֻׁעָתֽוֹ׃ Vayishmán Yeshurún vayivá't; shamánta avíta kasíta; vayitosh Elóah asáhu, vayenabel Tsur yeshuató. Ama Yeşurun semirdi, ve tekme attı — semirdin, kalınlaştın, yağa büründün — ve kendisini yaratan Tanrı'yı terk etti, ve kurtuluşunun Kayası'nı hor gördü.
32:16 יַקְנִאֻ֖הוּ בְּזָרִ֑ים בְּתוֹעֵבֹ֖ת יַכְעִיסֻֽהוּ׃ Yakni'úhu bezarim; betoevot yajisúhu. Onu yabancı tanrılarla kıskandırdılar; iğrençliklerle O'nu öfkelendirdiler.
32:17 יִזְבְּח֗וּ לַשֵּׁדִים֙ לֹ֣א אֱלֹ֔הַ אֱלֹהִ֖ים לֹ֣א יְדָע֑וּם חֲדָשִׁים֙ מִקָּרֹ֣ב בָּ֔אוּ לֹ֥א שְׂעָר֖וּם אֲבֹתֵיכֶֽם׃ Yizbejú lashedim lo Elóah, Elohim lo yedaúm; jadashim mikarov báu, lo se'arúm avoteyjem. Tanrı olmayan cinlere kurban kestiler; tanımadıkları tanrılara, yeni gelen, atalarınızın korkmadığı tanrılara.
32:18 צ֥וּר יְלָדְךָ֖ תֶּ֑שִׁי וַתִּשְׁכַּ֖ח אֵ֥ל מְחֹלְלֶֽךָ׃ Tsur yeladjá teshí; vatishkaj El mejoleléja. Seni doğuran Kaya'yı unuttun, ve seni dünyaya getiren Tanrı'yı unuttun.

— Aliya 4 · Devarim 32:19–28 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:19 וַיַּ֥רְא יְהוָ֖ה וַיִּנְאָ֑ץ מִכַּ֥עַס בָּנָ֖יו וּבְנֹתָֽיו׃ Vayár Adonay vayin'áts, mikáas banav uvenotáv. Ve Ebedi Olan gördü, ve onları reddetti, oğullarının ve kızlarının kışkırtması yüzünden.
32:20 וַיֹּ֗אמֶר אַסְתִּ֤ירָה פָנַי֙ מֵהֶ֔ם אֶרְאֶ֖ה מָ֣ה אַחֲרִיתָ֑ם כִּ֣י ד֤וֹר תַּהְפֻּכֹת֙ הֵ֔מָּה בָּנִ֖ים לֹא־אֵמֻ֥ן בָּֽם׃ Vayómer: Astíra fanay mehém, er'eh mah ajaritám; ki dor tahpujot hémah, banim lo-emún bam. Ve dedi ki: Yüzümü onlardan gizleyeceğim, sonlarının ne olacağını göreceğim; çünkü onlar sapkın bir nesildir, içlerinde sadakat olmayan çocuklardır.
32:21 הֵ֚ם קִנְא֣וּנִי בְלֹא־אֵ֔ל כִּעֲס֖וּנִי בְּהַבְלֵיהֶ֑ם וַאֲנִי֙ אַקְנִיאֵ֣ם בְּלֹא־עָ֔ם בְּג֥וֹי נָבָ֖ל אַכְעִיסֵֽם׃ Hem kin'úni veló-El, ki'asúni behavleyhém; va'aní aknié'em beló-am, begoy naval ajisém. Beni tanrı olmayanla kıskandırdılar, beni boş şeyleriyle öfkelendirdiler; ve ben de onları halk olmayan bir halkla kıskandıracağım, akılsız bir ulusla onları öfkelendireceğim.
32:22 כִּי־אֵשׁ֙ קָדְחָ֣ה בְאַפִּ֔י וַתִּיקַ֖ד עַד־שְׁא֣וֹל תַּחְתִּ֑ית וַתֹּ֤אכַל אֶ֨רֶץ֙ וִֽיבֻלָ֔הּ וַתְּלַהֵ֖ט מוֹסְדֵ֥י הָרִֽים׃ Ki-esh kadjá ve'apí, vatikad ad-Sheol tajtit; vatójal érets viyvuláh, vatelahet mosdéy harim. Çünkü öfkemde bir ateş tutuştu, ve Şeol'un derinliklerine kadar yanacak; ve yeryüzünü ve ürününü yiyip bitirecek, ve dağların temellerini tutuşturacak.
32:23 אַסְפֶּ֥ה עָלֵ֖ימוֹ רָע֑וֹת חִצַּ֖י אֲכַלֶּה־בָּֽם׃ Aspéh aleymo raot; jitsáy ajaleh-bam. Üzerlerine felaketler yığacağım; oklarımı üzerlerinde tüketeceğim.
32:24 מְזֵ֥י רָעָ֛ב וּלְחֻ֥מֵי רֶ֖שֶׁף וְקֶ֣טֶב מְרִירִ֑י וְשֶׁן־בְּהֵמוֹת֙ אֲשַׁלַּח־בָּ֔ם עִם־חֲמַ֖ת זֹחֲלֵ֥י עָפָֽר׃ Mezéy raáv ulejumey résheph vekétev meriri; veshen-behemot ashalaj-bam, im-jamat zojaléy afár. Açlıktan tükenmiş, yakıcı ateşle ve acı vebayla yenmiş; vahşi hayvanların dişlerini de üzerlerine göndereceğim, tozda sürünen yılanların zehiriyle.
32:25 מִחוּץ֙ תְּשַׁכֶּל־חֶ֔רֶב וּמֵחֲדָרִ֖ים אֵימָ֑ה גַּם־בָּחוּר֙ גַּם־בְּתוּלָ֔ה יוֹנֵ֖ק עִם־אִ֥ישׁ שֵׂיבָֽה׃ Mijúts teshakel-jérev, umejadarim eymá; gam-bajur gam-betulá, yonek im-ish seyváh. Dışarıda kılıç yağmalayacak, içeride ise dehşet; genç adam da, bakire de, emzikteki çocuk kır saçlı adamla birlikte.
32:26 אָמַ֖רְתִּי אַפְאֵיהֶ֑ם אַשְׁבִּ֥יתָה מֵאֱנ֖וֹשׁ זִכְרָֽם׃ Amárti af'eyhém; ashbíta me'enósh zijram. Dedim ki: Onları dağıtacağım, anılarını insanlar arasından sileceğim;
32:27 לוּלֵ֗י כַּ֤עַס אוֹיֵב֙ אָג֔וּר פֶּֽן־יְנַכְּר֖וּ צָרֵ֑ימוֹ פֶּן־יֹֽאמְרוּ֙ יָדֵ֣ינוּ רָ֔מָה וְלֹ֥א יְהוָ֖ה פָּעַ֥ל כָּל־זֹֽאת׃ Luléy kaas oyev agur, pen-yenakerú tsareymo; pen-yomrú yadeynu ramáh, veló Adonay paal kol-zot. Düşmanın kışkırtmasından korkmasaydım, düşmanları yanlış anlayıp: Bunların hepsini güçlü elimiz yaptı, Ebedi Olan değil, demesinler diye.
32:28 כִּי־ג֛וֹי אֹבַ֥ד עֵצ֖וֹת הֵ֑מָּה וְאֵ֥ין בָּהֶ֖ם תְּבוּנָֽה׃ Ki-goy ovad etsot hémah; ve'eyn bahém tevuná. Çünkü onlar öğütten yoksun bir ulustur, ve içlerinde anlayış yoktur.

— Aliya 5 · Devarim 32:29–39 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:29 ל֥וּ חָכְמ֖וּ יַשְׂכִּ֣ילוּ זֹ֑את יָבִ֖ינוּ לְאַחֲרִיתָֽם׃ Lu jajmú yaskilu zot; yavínu le'ajaritám. Bilge olsalardı, bunu anlarlardı, sonlarını kavrarlardı.
32:30 אֵיכָ֞ה יִרְדֹּ֤ף אֶחָד֙ אֶ֔לֶף וּשְׁנַ֖יִם יָנִ֣יסוּ רְבָבָ֑ה אִם־לֹא֙ כִּי־צוּרָ֣ם מְכָרָ֔ם וַֽיהוָ֖ה הִסְגִּירָֽם׃ Eyjáh yirdóf ejad élef, ushnáyim yanísu revavá; im-lo ki-tsuram mejarám, va'Adonay hisgirám. Kayaları onları satmamış ve Ebedi Olan onları teslim etmemiş olsaydı, biri nasıl bini kovalar, ikisi on bini nasıl kaçırabilirdi?
32:31 כִּ֛י לֹ֥א כְצוּרֵ֖נוּ צוּרָ֑ם וְאֹיְבֵ֖ינוּ פְּלִילִֽים׃ Ki lo jetsurenu tsuram; ve'oyveynu pelilim. Çünkü onların kayası bizim Kayamız gibi değildir, düşmanlarımızın kendisi bile bunun hakemidir.
32:32 כִּֽי־מִגֶּ֤פֶן סְדֹם֙ גַּפְנָ֔ם וּמִשַּׁדְמֹ֖ת עֲמֹרָ֑ה עֲנָבֵ֨מוֹ֙ עִנְּבֵי־ר֔וֹשׁ אַשְׁכְּלֹ֥ת מְרֹרֹ֖ת לָֽמוֹ׃ Ki-migéfen Sedom gafnám, umishadmot Amorá; anavémo invey-rosh, ashkelot merorot lámo. Çünkü onların asması Sodom'un asmasındandır, ve Gomora'nın tarlalarındandır; üzümleri safra üzümleridir, salkımları acıdır;
32:33 חֲמַ֥ת תַּנִּינִ֖ם יֵינָ֑ם וְרֹ֥אשׁ פְּתָנִ֖ים אַכְזָֽר׃ Jamat taninim yeynám; verosh petanim ajzár. Şarapları yılanların zehiridir, ve engereklerin acımasız zehiri.
32:34 הֲלֹא־ה֖וּא כָּמֻ֣ס עִמָּדִ֑י חָתֻ֖ם בְּאוֹצְרֹתָֽי׃ Haló-hú kamus imadí; jatum be'otserotáy. Bu, yanımda saklı değil mi, hazinelerimde mühürlü değil mi?
32:35 לִ֤י נָקָם֙ וְשִׁלֵּ֔ם לְעֵ֖ת תָּמ֣וּט רַגְלָ֑ם כִּ֤י קָרוֹב֙ י֣וֹם אֵידָ֔ם וְחָ֖שׁ עֲתִדֹ֥ת לָֽמוֹ׃ Li nakám veshilém, le'et tamut ragláam; ki karov yom eydám, vejash atidot lámo. İntikam ve karşılık bana aittir, ayaklarının kayacağı zaman için; çünkü felaketlerinin günü yakındır, ve onları bekleyen çabucak gelecektir.
32:36 כִּֽי־יָדִ֤ין יְהוָה֙ עַמּ֔וֹ וְעַל־עֲבָדָ֖יו יִתְנֶחָ֑ם כִּ֤י יִרְאֶה֙ כִּי־אָ֣זְלַת יָ֔ד וְאֶ֖פֶס עָצ֥וּר וְעָזֽוּב׃ Ki-yadín Adonay amó, ve'al-avadáv yitnejám; ki yir'eh ki-ázlat yad, ve'éfes atsur ve'azuv. Çünkü Ebedi Olan halkını yargılayacak, ve kullarına acıyacak, güçlerinin tükendiğini, ne köle ne de özgür kimsenin kalmadığını gördüğünde.
32:37 וְאָמַ֖ר אֵ֣י אֱלֹהֵ֑ימוֹ צ֖וּר חָסָ֥יוּ בֽוֹ׃ Ve'amár: Ey Eloheymo, tsur jasáyu vo. Ve diyecek: Tanrıları nerede, sığındıkları kaya nerede?
32:38 אֲשֶׁ֨ר חֵ֤לֶב זְבָחֵ֨ימוֹ֙ יֹאכֵ֔לוּ יִשְׁתּ֖וּ יֵ֣ין נְסִיכָ֑ם יָק֨וּמוּ֙ וְיַעְזְרֻכֶ֔ם יְהִ֥י עֲלֵיכֶ֖ם סִתְרָֽה׃ Asher jélev zevajeymo yojélu, yishtú yeyn nesijám; yakúmu veya'zerujém, yehí aleyjém sitráh. Kurbanlarının yağını yiyen, dökme sunularının şarabını içen? Kalksınlar da size yardım etsinler, sizin için sığınak olsunlar!
32:39 רְא֣וּ עַתָּ֗ה כִּ֣י אֲנִ֤י אֲנִי֙ ה֔וּא וְאֵ֥ין אֱלֹהִ֖ים עִמָּדִ֑י אֲנִ֧י אָמִ֣ית וַאֲחַיֶּ֗ה מָחַ֨צְתִּי֙ וַאֲנִ֣י אֶרְפָּ֔א וְאֵ֥ין מִיָּדִ֖י מַצִּֽיל׃ Re'ú atáh ki aní aní hu, ve'eyn Elohim imadí; aní amit va'ajayéh, majatsti va'aní erpá, ve'eyn miyadí matsil. Şimdi görün ki, Ben, Ben O'yum, ve yanımda başka tanrı yoktur; öldüren de Benim, yaşatan da Ben; yaraladım, ve iyileştiren de Benim; ve elimden kimse kurtaramaz.

— Aliya 6 · Devarim 32:40–43 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:40 כִּֽי־אֶשָּׂ֥א אֶל־שָׁמַ֖יִם יָדִ֑י וְאָמַ֕רְתִּי חַ֥י אָנֹכִ֖י לְעֹלָֽם׃ Ki-esá el-shamáyim yadí; ve'amárti: jay anojí le'olám. Çünkü elimi göğe kaldırıyorum, ve diyorum: Sonsuza dek yaşayan Ben,
32:41 אִם־שַׁנּוֹתִי֙ בְּרַ֣ק חַרְבִּ֔י וְתֹאחֵ֥ז בְּמִשְׁפָּ֖ט יָדִ֑י אָשִׁ֤יב נָקָם֙ לְצָרָ֔י וְלִמְשַׂנְאַ֖י אֲשַׁלֵּֽם׃ Im-shanoti berak jarbí, vetojéz bemishpat yadí; ashiv nakám letsaráy, velimsan'áy ashalém. Kılıcımın parıltısını bilersem, ve elim yargıyı tutarsa, düşmanlarımdan öç alacağım, ve benden nefret edenlere karşılık vereceğim.
32:42 אַשְׁכִּ֤יר חִצַּי֙ מִדָּ֔ם וְחַרְבִּ֖י תֹּאכַ֣ל בָּשָׂ֑ר מִדַּ֤ם חָלָל֙ וְשִׁבְיָ֔ה מֵרֹ֖אשׁ פַּרְע֥וֹת אוֹיֵֽב׃ Ashkír jitsáy midám, vejarbí tojál basár; midam jalál veshivyá, merosh par'ot oyev. Oklarımı kanla sarhoş edeceğim, ve kılıcım et yiyecek, öldürülenlerin ve tutsakların kanından, düşmanın önderlerinin başlarından.
32:43 הַרְנִ֤ינוּ גוֹיִם֙ עַמּ֔וֹ כִּ֥י דַם־עֲבָדָ֖יו יִקּ֑וֹם וְנָקָם֙ יָשִׁ֣יב לְצָרָ֔יו וְכִפֶּ֥ר אַדְמָת֖וֹ עַמּֽוֹ׃ Harnínu goyim amó, ki dam-avadáv yikóm; venakám yashiv letsaráv, vejiper admató amó. Sevinin, ey uluslar, O'nun halkıyla, çünkü O kullarının kanının öcünü alacak, ve düşmanlarından öç alacak, ve toprağı ve halkı için kefaret sağlayacak.

— Aliya 7 · Devarim 32:44–52 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:44 וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֗ה וַיְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־דִּבְרֵ֥י הַשִּׁירָֽה־הַזֹּ֖את בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם ה֖וּא וְהוֹשֵׁ֥עַ בִּן־נֽוּן׃ Vayavó Moshéh, vayedabér et-kol-divréy hashiráh-hazot be'ozney ha'am, hu veHoshéa bin-Nun. Ve Musa geldi, ve bu ilahinin bütün sözlerini halkın kulaklarına söyledi, o ve Nun oğlu Hoşea.
32:45 וַיְכַ֣ל מֹשֶׁ֗ה לְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵֽל׃ Vayejál Moshéh ledaber et-kol-hadevarim ha'éleh el-kol-Yisra'el. Ve Musa bütün bu sözleri tüm İsrail'e söylemeyi bitirdi.
32:46 וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ שִׂ֣ימוּ לְבַבְכֶ֔ם לְכָל־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מֵעִ֥יד בָּכֶ֖ם הַיּ֑וֹם אֲשֶׁ֤ר תְּצַוֻּם֙ אֶת־בְּנֵיכֶ֔ם לִשְׁמֹ֣ר לַעֲשׂ֔וֹת אֶת־כָּל־דִּבְרֵ֖י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּֽאת׃ Vayómer alehém: Símu levavjém lejol-hadevarim asher anojí meid bajém hayóm, asher tetsavúm et-beneyjém lishmór la'asót et-kol-divréy hatoráh hazot. Ve onlara dedi ki: Bugün size karşı tanıklık ettiğim tüm sözlere yüreğinizi verin, çocuklarınıza emredeceksiniz ki bu Tora'nın tüm sözlerini yerine getirmeye özen göstersinler.
32:47 כִּ֠י לֹֽא־דָבָ֨ר רֵ֥ק הוּא֙ מִכֶּ֔ם כִּי־ה֖וּא חַיֵּיכֶ֑ם וּבַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה תַּאֲרִ֤יכוּ יָמִים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֧ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֛ן שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃ Ki lo-davár rek hu mikém, ki-hu jayeyjém; uvadavár hazéh ta'aríju yamim al-ha'adamáh, asher atém ovrim et-haYardén shámah lerishtáh. Çünkü bu sizin için boş bir şey değildir, aksine yaşamınızdır; ve bu söz sayesinde, sahiplenmek için Ürdün'ü geçtiğiniz topraklarda günlerinizi uzatacaksınız.
32:48 וַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בְּעֶ֛צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לֵאמֹֽר׃ Vayedabér Adonay el-Moshéh be'étsem hayóm hazéh lemor: Ve Ebedi Olan o gün Musa'ya konuşarak dedi:
32:49 עֲלֵ֡ה אֶל־הַר֩ הָעֲבָרִ֨ים הַזֶּ֜ה הַר־נְב֗וֹ אֲשֶׁר֙ בְּאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י יְרֵח֑וֹ וּרְאֵה֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֥י נֹתֵ֛ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַאֲחֻזָּֽה׃ Aléh el-har ha'Avarim hazéh, har-Nevó, asher be'érets Moáv, asher al-peney Yerejó; ure'éh et-érets Kena'an, asher aní notén livney Yisra'el la'ajuzáh. Şu Avarim dağına çık, karşısında Eriha bulunan Moav topraklarındaki Nebo dağına; ve İsrail oğullarına mülk olarak verdiğim Kenan topraklarına bak.
32:50 וּמֻ֗ת בָּהָר֙ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ עֹלֶ֣ה שָׁ֔מָּה וְהֵאָסֵ֖ף אֶל־עַמֶּ֑יךָ כַּֽאֲשֶׁר־מֵ֞ת אַהֲרֹ֤ן אָחִ֨יךָ֙ בְּהֹ֣ר הָהָ֔ר וַיֵּאָ֖סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃ Umút bahár asher atáh oléh shámah, veheasef el-améja; ka'asher-met Aharón ajíja beHór hahár, vayeasef el-amáv. Ve çıktığın dağda öl, ve kendi halkına katıl, kardeşin Harun'un Hor dağında öldüğü ve kendi halkına katıldığı gibi.
32:51 עַל֩ אֲשֶׁ֨ר מְעַלְתֶּ֜ם בִּ֗י בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּמֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִ֑ן עַ֣ל אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־קִדַּשְׁתֶּם֙ אוֹתִ֔י בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ Al asher me'altém bi betoj beney Yisra'el, beméy-Merivát Kadésh midbar-Tsin; al asher lo-kidashtém otí betoj beney Yisra'el. Çünkü İsrail oğulları arasında, Kadeş'teki Meriva sularında, Sin çölünde bana karşı günah işlediniz; çünkü İsrail oğulları arasında beni kutsal saymadınız.
32:52 כִּ֥י מִנֶּ֖גֶד תִּרְאֶ֣ה אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָׁ֨מָּה֙ לֹ֣א תָב֔וֹא אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ Ki minéged tir'éh et-ha'árets; veshámah lo tavó el-ha'árets, asher-aní notén livney Yisra'el. Çünkü toprağı uzaktan göreceksin, ama oraya, İsrail oğullarına verdiğim topraklara girmeyeceksin.

— Maftir · Devarim 32:48–52 —

#עבריתTransliteraciónTürkçe
32:48 (Maftir) וַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בְּעֶ֛צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לֵאמֹֽר׃ Vayedabér Adonay el-Moshéh be'étsem hayóm hazéh lemor: Ve Ebedi Olan o gün Musa'ya konuşarak dedi:
32:49 (Maftir) עֲלֵ֡ה אֶל־הַר֩ הָעֲבָרִ֨ים הַזֶּ֜ה הַר־נְב֗וֹ אֲשֶׁר֙ בְּאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י יְרֵח֑וֹ וּרְאֵה֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֥י נֹתֵ֛ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַאֲחֻזָּֽה׃ Aléh el-har ha'Avarim hazéh, har-Nevó, asher be'érets Moáv, asher al-peney Yerejó; ure'éh et-érets Kena'an, asher aní notén livney Yisra'el la'ajuzáh. Şu Avarim dağına çık, karşısında Eriha bulunan Moav topraklarındaki Nebo dağına; ve İsrail oğullarına mülk olarak verdiğim Kenan topraklarına bak.
32:50 (Maftir) וּמֻ֗ת בָּהָר֙ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ עֹלֶ֣ה שָׁ֔מָּה וְהֵאָסֵ֖ף אֶל־עַמֶּ֑יךָ כַּֽאֲשֶׁר־מֵ֞ת אַהֲרֹ֤ן אָחִ֨יךָ֙ בְּהֹ֣ר הָהָ֔ר וַיֵּאָ֖סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃ Umút bahár asher atáh oléh shámah, veheasef el-améja; ka'asher-met Aharón ajíja beHór hahár, vayeasef el-amáv. Ve çıktığın dağda öl, ve kendi halkına katıl, kardeşin Harun'un Hor dağında öldüğü ve kendi halkına katıldığı gibi.
32:51 (Maftir) עַל֩ אֲשֶׁ֨ר מְעַלְתֶּ֜ם בִּ֗י בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּמֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִ֑ן עַ֣ל אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־קִדַּשְׁתֶּם֙ אוֹתִ֔י בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ Al asher me'altém bi betoj beney Yisra'el, beméy-Merivát Kadésh midbar-Tsin; al asher lo-kidashtém otí betoj beney Yisra'el. Çünkü İsrail oğulları arasında, Kadeş'teki Meriva sularında, Sin çölünde bana karşı günah işlediniz; çünkü İsrail oğulları arasında beni kutsal saymadınız.
32:52 (Maftir) כִּ֥י מִנֶּ֖גֶד תִּרְאֶ֣ה אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָׁ֨מָּה֙ לֹ֣א תָב֔וֹא אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ Ki minéged tir'éh et-ha'árets; veshámah lo tavó el-ha'árets, asher-aní notén livney Yisra'el. Çünkü toprağı uzaktan göreceksin, ama oraya, İsrail oğullarına verdiğim topraklara girmeyeceksin.

Şabat Şuva Haftarası · Hoşea 14:2–10 + Mika 7:18–20 — "Şuva İsrael"

#עבריתTransliteraciónTürkçe
Hos 14:2 שׁ֚וּבָה יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֖ד יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ כִּ֥י כָשַׁ֖לְתָּ בַּעֲוֺנֶֽךָ׃ Shuvah Yisra'el ad Adonay Eloheyja; ki jashalta ba'avoneja. Ey İsrail, Tanrın Ebedi Olan'a dön; çünkü suçun yüzünden düştün.
Hos 14:3 קְח֤וּ עִמָּכֶם֙ דְּבָרִ֔ים וְשׁ֖וּבוּ אֶל־יְהוָ֑ה אִמְר֣וּ אֵלָ֗יו כָּל־תִּשָּׂ֤א עָוֺן֙ וְקַח־ט֔וֹב וּֽנְשַׁלְּמָ֥ה פָרִ֖ים שְׂפָתֵֽינוּ׃ Kju imajem devarim veshuvu el-Adonay; imru elav kol-tisa avon vekaj-tov, unshalema farim sfateynu. Yanınıza sözler alın, Ebedi Olan'a dönün; O'na deyin: Bütün suçu bağışla, iyiliği kabul et, dudaklarımızın sunusunu buzağılar yerine sunacağız.
Hos 14:4 אַשּׁ֣וּר לֹ֣א יוֹשִׁיעֵ֗נוּ עַל־סוּס֙ לֹ֣א נִרְכָּ֔ב וְלֹא־נֹ֥אמַר ע֛וֹד אֱלֹהֵ֖ינוּ לְמַעֲשֵׂ֣ה יָדֵ֑ינוּ אֲשֶׁר־בְּךָ֖ יְרֻחַ֥ם יָתֽוֹם׃ Ashur lo yoshi'enu, al-sus lo nirkav, veló-nomar od Eloheynu lema'ase yadeynu; asher-bejá yerujam yatom. Asur bizi kurtarmayacak, atlara binmeyeceğiz, ellerimizin işine artık ‘tanrımız’ demeyeceğiz; çünkü yetim sende merhamet bulur.
Hos 14:5 אֶרְפָּא֙ מְשׁ֣וּבָתָ֔ם אֹהֲבֵ֖ם נְדָבָ֑ה כִּ֛י שָׁ֥ב אַפִּ֖י מִמֶּֽנּוּ׃ Erpa meshuvatam, ohavem nedavah; ki shav api mimenu. Dönekliklerini iyileştireceğim, onları gönülden seveceğim; çünkü öfkem ondan döndü.
Hos 14:6 אֶהְיֶ֤ה כַטַּל֙ לְיִשְׂרָאֵ֔ל יִפְרַ֖ח כַּשּֽׁוֹשַׁנָּ֑ה וְיַ֥ךְ שָׁרָשָׁ֖יו כַּלְּבָנֽוֹן׃ Ehyeh katal leYisra'el, yifraj kashoshanah; veyaj sharashav kaLevanon. İsrail için çiy gibi olacağım; zambak gibi çiçek açacak, kökünü Lübnan gibi salacak.
Hos 14:7 יֵֽלְכוּ֙ יֹֽנְקוֹתָ֔יו וִיהִ֥י כַזַּ֖יִת הוֹד֑וֹ וְרֵ֥יחַֽ ל֖וֹ כַּלְּבָנֽוֹן׃ Yelju yonkotav, vihi jazayit hodo; vereyaj lo kaLevanon. Dalları yayılacak, güzelliği zeytin ağacı gibi olacak, kokusu Lübnan gibi olacak.
Hos 14:8 יָשֻׁ֨בוּ֙ יֹשְׁבֵ֣י בְצִלּ֔וֹ יְחַיּ֥וּ דָגָ֖ן וְיִפְרְח֣וּ כַגָּ֑פֶן זִכְר֖וֹ כְּיֵ֥ין לְבָנֽוֹן׃ Yashuvu yoshvey vetsilo, yejayu dagan veyifrju kagafen; zijro keyeyn Levanon. Gölgesinde oturanlar dönecek; tahıl gibi canlanacak, asma gibi çiçek açacaklar; ünü Lübnan şarabı gibi olacak.
Hos 14:9 אֶפְרַ֕יִם מַה־לִּ֥י ע֖וֹד לָֽעֲצַבִּ֑ים אֲנִ֧י עָנִ֣יתִי וַאֲשׁוּרֶ֗נּוּ אֲנִי֙ כִּבְר֣וֹשׁ רַֽעֲנָ֔ן מִמֶּ֖נִּי פֶּרְיְךָ֥ נִמְצָֽא׃ Efrayim mah-li od la'atsabim; aní aníti va'ashurenu, aní kivrosh ra'anan; mimeni peryeja nimtsa. Efrayim diyecek: Artık putlarla ne işim var? Onu duydum ve ona göz kulak olacağım; ben yeşil bir servi gibiyim; senin meyven benden bulunur.
Hos 14:10 מִ֤י חָכָם֙ וְיָ֣בֵֽן אֵ֔לֶּה נָב֖וֹן וְיֵֽדָעֵ֑ם כִּֽי־יְשָׁרִ֞ים דַּרְכֵ֣י יְהוָ֗ה וְצַדִּקִים֙ יֵ֣לְכוּ בָ֔ם וּפֹשְׁעִ֖ים יִכָּ֥שְׁלוּ בָֽם׃ Mi jajam veyaven eleh, navon veyeda'em; ki-yesharim darjey Adonay, vetsadikim yelju vam, ufosh'im yikashlu vam. Kim bilgeyse bunları anlasın; kim akıllıysa bunları bilsin; çünkü Ebedi Olan'ın yolları düzdür, doğrular onlarda yürüyecek, ama asiler onlarda tökezleyecek.
Mic 7:18 מִי־אֵ֣ל כָּמ֗וֹךָ נֹשֵׂ֤א עָוֺן֙ וְעֹבֵ֣ר עַל־פֶּ֔שַׁע לִשְׁאֵרִ֖ית נַחֲלָת֑וֹ לֹא־הֶחֱזִ֤יק לָעַד֙ אַפּ֔וֹ כִּֽי־חָפֵ֥ץ חֶ֖סֶד הֽוּא׃ Mi-El kamoja nose avon ve'over al-pesha lish'erit najalato; lo-hejezik la'ad apo, ki-jafets jesed hu. Senin gibi bir tanrı kim, suçu bağışlayan ve mirasının kalanının isyanını göz ardı eden? Öfkesini sonsuza dek tutmaz, çünkü merhametten hoşlanır.
Mic 7:19 יָשׁ֣וּב יְרַֽחֲמֵ֔נוּ יִכְבֹּ֖שׁ עֲוֺֽנֹתֵ֑ינוּ וְתַשְׁלִ֛יךְ בִּמְצֻל֥וֹת יָ֖ם כָּל־חַטֹּאותָֽם׃ Yashuv yerajamenu, yijbosh avonoteynu; vetashlij bimtsulot yam kol-jatotam. Yine bize acıyacak; suçlarımızı bastıracak, ve bütün günahlarımızı denizin derinliklerine atacaksın.
Mic 7:20 תִּתֵּ֤ן אֱמֶת֙ לְיַֽעֲקֹ֔ב חֶ֖סֶד לְאַבְרָהָ֑ם אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥עְתָּ לַאֲבֹתֵ֖ינוּ מִ֥ימֵי קֶֽדֶם׃ Titen emet leYa'akov, jesed leAvraham; asher-nishba'ta la'avoteynu mimey kedem. Yakup'a gerçeği, İbrahim'e merhameti göstereceksin, atalarımıza eski günlerden beri yemin ettiğin gibi.

Okumadan önce

בָּרְכוּ אֶת ה' הַמְבֹרָךְ׃ בָּרוּךְ ה' הַמְבֹרָךְ לְעוֹלָם וָעֶד׃ בָּרוּךְ אַתָּה ה' אֱלֹהֵינוּ מֶלֶךְ הָעוֹלָם, אֲשֶׁר בָּחַר בָּנוּ מִכָּל הָעַמִּים וְנָתַן לָנוּ אֶת תּוֹרָתוֹ. בָּרוּךְ אַתָּה ה', נוֹתֵן הַתּוֹרָה׃

Barejú et Adonay hamevoráj. Baruj Adonay hamevoráj leolám vaed. Baruj atá Adonay Eloheynu Mélej haolám, asher bajar banu mikol haamím venatán lanu et Torató. Baruj atá Adonay, notén haTorá.

Mübarek olan Ebedi Olan'a şükredin. Mübarek olsun Ebedi Olan, sonsuza dek mübarektir. Mübareksin Sen, Ebedi Olan, Tanrımız, evrenin Kralı, bizi tüm halklar arasından seçen ve bize Tevratını veren. Mübareksin Sen, Ebedi Olan, Tevrat'ı veren.

Okumadan sonra

בָּרוּךְ אַתָּה ה' אֱלֹהֵינוּ מֶלֶךְ הָעוֹלָם, אֲשֶׁר נָתַן לָנוּ תּוֹרַת אֱמֶת, וְחַיֵּי עוֹלָם נָטַע בְּתוֹכֵנוּ. בָּרוּךְ אַתָּה ה', נוֹתֵן הַתּוֹרָה׃

Baruj atá Adonay Eloheynu Mélej haolám, asher natán lanu Torat emet, vejayéy olám nata betojénu. Baruj atá Adonay, notén haTorá.

Mübareksin Sen, Ebedi Olan, Tanrımız, evrenin Kralı, bize hakikat Tevratı'nı veren ve aramıza sonsuz yaşam diken. Mübareksin Sen, Ebedi Olan, Tevrat'ı veren.