Eliyahu BaYona Ben Yossef tarafından, Direktör Shalom Haverim Org. New York • Paraşat Ki Teitzei • Devarim (Tesniye) 21:10-25:19 • Haftara Yeşayahu (Yeşaya) 54:1-10 • 5. Teselli Haftarası (Roni Akara) • 9 Elul 5786 / 22 Ağustos 2026.
Aliyot Dizini
BİRİNCİ ALİYA Devarim 21:10-21:21
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 21:10 | כִּֽי־תֵצֵא לַ/מִּלְחָמָה עַל־אֹיְבֶי/ךָ וּ/נְתָנ/וֹ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ בְּ/יָדֶ/ךָ וְ/שָׁבִיתָ שִׁבְיֽ/וֹ׃ | Ki-tetse lamiljamah al-oyveyja unetano Adonay Eloheyja beyadeja veshavita shivyo. | Düşmanlarına karşı savaşa çıktığında ve Ebedi Olan, Tanrın, onları eline teslim ettiğinde ve onlardan esirler aldığında, |
| 21:11 | וְ/רָאִיתָ בַּ/שִּׁבְיָה אֵשֶׁת יְפַת־תֹּאַר וְ/חָשַׁקְתָּ בָ/הּ וְ/לָקַחְתָּ לְ/ךָ לְ/אִשָּֽׁה׃ | Vera'ita bashivyah eshet yefat-toar vejashakta vah velakajta leja le'ishah. | esirler arasında güzel bir kadın görür ve ona aşık olup onu kendine eş olarak almak istersen, |
| 21:12 | וַ/הֲבֵאתָ/הּ אֶל־תּוֹךְ בֵּיתֶ/ךָ וְ/גִלְּחָה אֶת־רֹאשָׁ/הּ וְ/עָשְׂתָה אֶת־צִפָּרְנֶֽי/הָ׃ | Vahavetah el-toj beyteja vegilejah et-roshah ve'asetah et-tsiporneyha. | onu evine getireceksin; başını tıraş edecek ve tırnaklarını kesecek, |
| 21:13 | וְ/הֵסִירָה אֶת־שִׂמְלַת שִׁבְיָ/הּ מֵ/עָלֶי/הָ וְ/יָֽשְׁבָה בְּ/בֵיתֶ/ךָ וּ/בָֽכְתָה אֶת־אָבִי/הָ וְ/אֶת־אִמָּ/הּ יֶרַח יָמִים וְ/אַחַר כֵּן תָּבוֹא אֵלֶי/הָ וּ/בְעַלְתָּ/הּ וְ/הָיְתָה לְ/ךָ לְ/אִשָּֽׁה׃ | Vehesirah et-simlat shivyah me'aleyha veyashvah beveyteja uvajtah et-aviha ve'et-imah yeraj yamim ve'ajar ken tavo eleyha uve'altah vehayetah leja le'ishah. | esaret elbisesini üzerinden çıkaracak, ve evinde kalıp bir ay boyunca babasını ve annesini yas tutacak; bundan sonra ona yaklaşabilir ve onun kocası olabilirsin, o da senin eşin olacak. |
| 21:14 | וְ/הָיָה אִם־לֹא חָפַצְתָּ בָּ/הּ וְ/שִׁלַּחְתָּ/הּ לְ/נַפְשָׁ/הּ וּ/מָכֹר לֹא־תִמְכְּרֶ/נָּה בַּ/כָּסֶף לֹא־תִתְעַמֵּר בָּ/הּ תַּחַת אֲשֶׁר עִנִּיתָֽ/הּ׃ ס | Vehayah im-lo jafatsta bah veshilajtah lenafshah umajor lo-timkerenah bakasef lo-tit'amer bah tajat asher initah. | Eğer ondan hoşnut olmazsan, onu özgür bırakacaksın, ama onu kesinlikle para karşılığında satmayacaksın; onu köle gibi muamele etmeyeceksin, çünkü onu alçalttın. |
| 21:15 | כִּֽי־תִהְיֶיןָ לְ/אִישׁ שְׁתֵּי נָשִׁים הָ/אַחַת אֲהוּבָה וְ/הָ/אַחַת שְׂנוּאָה וְ/יָֽלְדוּ־ל/וֹ בָנִים הָ/אֲהוּבָה וְ/הַ/שְּׂנוּאָה וְ/הָיָה הַ/בֵּן הַ/בְּכוֹר לַ/שְּׂנִיאָֽה׃ | Ki-tiheyeyna le'ish shtey nashim ha'ajat ahuvah veha'ajat snu'ah veyaldu-lo vanim ha'ahuvah vehasnu'ah vehayah haben habejor lasni'ah. | Bir adamın iki eşi olursa, biri sevilen, diğeri sevilmeyen, ve ikisi de ona çocuklar doğurmuşsa, hem sevilen hem sevilmeyen, ve ilk doğan oğul sevilmeyenden ise, |
| 21:16 | וְ/הָיָה בְּ/יוֹם הַנְחִיל/וֹ אֶת־בָּנָי/ו אֵת אֲשֶׁר־יִהְיֶה ל/וֹ לֹא יוּכַל לְ/בַכֵּר אֶת־בֶּן־הָ/אֲהוּבָה עַל־פְּנֵי בֶן־הַ/שְּׂנוּאָה הַ/בְּכֹֽר׃ | Vehayah beyom hanejilo et-banav et asher-yiheyeh lo lo yujal levaker et-ben-ha'ahuvah al-peney ven-hasnu'ah habejor. | sahip olduklarını oğullarına miras bırakacağı gün, gerçek ilk doğan olan sevilmeyenin oğlunun yerine sevilenin oğluna ilk doğanlık hakkını veremez, |
| 21:17 | כִּי אֶת־הַ/בְּכֹר בֶּן־הַ/שְּׂנוּאָה יַכִּיר לָ/תֶת ל/וֹ פִּי שְׁנַיִם בְּ/כֹל אֲשֶׁר־יִמָּצֵא ל/וֹ כִּי־הוּא רֵאשִׁית אֹנ/וֹ ל/וֹ מִשְׁפַּט הַ/בְּכֹרָֽה׃ ס | Ki et-habejor ben-hasnu'ah yakir latet lo pi shnayim bejol asher-yimatse lo ki-hu reshit ono lo mishpat habejorah. | bunun yerine sevilmeyenin oğlunu ilk doğan olarak tanıyacak, sahip olduğu her şeyden ona iki kat pay verecek, çünkü o onun gücünün başlangıcıdır; ilk doğanlık hakkı ona aittir. |
| 21:18 | כִּֽי־יִהְיֶה לְ/אִישׁ בֵּן סוֹרֵר וּ/מוֹרֶה אֵינֶ/נּוּ שֹׁמֵעַ בְּ/קוֹל אָבִי/ו וּ/בְ/קוֹל אִמּ/וֹ וְ/יסְּרוּ אֹת/וֹ וְ/לֹא יִשְׁמַע אֲלֵי/הֶֽם׃ | Ki-yiheyeh le'ish ben sorer umoreh eynenu shomea bekol aviv uvekol imo veyisru oto velo yishma aleyhem. | Bir adamın inatçı ve asi bir oğlu olursa, babasının sözünü ya da annesinin sözünü dinlemeyen, ve onu terbiye ettiklerinde bile onları dinlemeyen, |
| 21:19 | וְ/תָפְשׂוּ ב/וֹ אָבִי/ו וְ/אִמּ/וֹ וְ/הוֹצִיאוּ אֹת/וֹ אֶל־זִקְנֵי עִיר/וֹ וְ/אֶל־שַׁעַר מְקֹמֽ/וֹ׃ | Vetafsu vo aviv ve'imo vehotsi'u oto el-zikney iro ve'el-sha'ar mekomo. | babası ve annesi onu tutup şehrinin ihtiyarlarına, yaşadığı yerin kapısına götürecekler, |
| 21:20 | וְ/אָמְרוּ אֶל־זִקְנֵי עִיר/וֹ בְּנֵ/נוּ זֶה סוֹרֵר וּ/מֹרֶה אֵינֶ/נּוּ שֹׁמֵעַ בְּ/קֹלֵ/נוּ זוֹלֵל וְ/סֹבֵֽא׃ | Ve'amru el-zikney iro benenu zeh sorer umoreh eynenu shomea bekolenu zolel vesove. | ve şehrin ihtiyarlarına diyecekler: Bu oğlumuz inatçı ve asidir, sözümüzü dinlemiyor; obur ve sarhoştur. |
| 21:21 | וּ/רְגָמֻ/הוּ כָּל־אַנְשֵׁי עִיר/וֹ בָֽ/אֲבָנִים וָ/מֵת וּ/בִֽעַרְתָּ הָ/רָע מִ/קִּרְבֶּ/ךָ וְ/כָל־יִשְׂרָאֵל יִשְׁמְעוּ וְ/יִרָֽאוּ׃ ס | Uregamuhu kol-anshey iro va'avanim vamet uvi'arta hara mikirbeja vejol-Yisra'el yishme'u veyira'u. | O zaman şehrinin bütün erkekleri onu ölünceye kadar taşlayacaklar; böylece kötülüğü aranızdan gidereceksin, ve bütün İsrail bunu duyup korkacak. |
İKİNCİ ALİYA Devarim 21:22-22:7
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 21:22 | וְ/כִֽי־יִהְיֶה בְ/אִישׁ חֵטְא מִשְׁפַּט־מָוֶת וְ/הוּמָת וְ/תָלִיתָ אֹת/וֹ עַל־עֵֽץ׃ | Veji-yiheyeh ve'ish jet mishpat-mavet vehumat vetalita oto al-ets. | Bir adamda ölümü hak eden bir günah varsa ve öldürülürse, ve onu bir ağaca astığında, |
| 21:23 | לֹא־תָלִין נִבְלָת/וֹ עַל־הָ/עֵץ כִּֽי־קָבוֹר תִּקְבְּרֶ/נּוּ בַּ/יּוֹם הַ/הוּא כִּֽי־קִלְלַת אֱלֹהִים תָּלוּי וְ/לֹא תְטַמֵּא אֶת־אַדְמָתְ/ךָ אֲשֶׁר יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ נֹתֵן לְ/ךָ נַחֲלָֽה׃ ס | Lo-talin nivlato al-ha'ets ki-kavor tikberenu bayom hahu ki-kilelat Elohim taluy velo tetame et-admateja asher Adonay Eloheyja noten leja najalah. | cesedi gece boyunca ağaçta kalmayacak, aynı gün onu kesinlikle gömeceksin, çünkü asılan Tanrı'nın laneti altındadır; ve Ebedi Olan'ın, Tanrın'ın sana miras olarak verdiği toprağı kirletmeyeceksin. |
| 22:1 | לֹֽא־תִרְאֶה אֶת־שׁוֹר אָחִי/ךָ אוֹ אֶת־שֵׂי/וֹ נִדָּחִים וְ/הִתְעַלַּמְתָּ מֵ/הֶם הָשֵׁב תְּשִׁיבֵ/ם לְ/אָחִֽי/ךָ׃ | Lo-tir'eh et-shor ajija o et-seyo nidajim vehit'alamta mehem hashev teshivem le'ajija. | Kardeşinin öküzünü ya da koyununu kaybolmuş görüp görmezden gelmeyeceksin; onları kesinlikle kardeşine geri götüreceksin. |
| 22:2 | וְ/אִם־לֹא קָרוֹב אָחִי/ךָ אֵלֶי/ךָ וְ/לֹא יְדַעְתּ/וֹ וַ/אֲסַפְתּ/וֹ אֶל־תּוֹךְ בֵּיתֶ/ךָ וְ/הָיָה עִמְּ/ךָ עַד דְּרֹשׁ אָחִי/ךָ אֹת/וֹ וַ/הֲשֵׁבֹת/וֹ לֽ/וֹ׃ | Ve'im-lo karov ajija eleyja velo yedato va'asafto el-toj beyteja vehayah imeja ad derosh ajija oto vahashevoto lo. | Kardeşin sana yakın değilse ya da onu tanımıyorsan, onu kendi evine götüreceksin, ve kardeşin onu arayana kadar seninle kalacak, sonra onu geri vereceksin. |
| 22:3 | וְ/כֵן תַּעֲשֶׂה לַ/חֲמֹר/וֹ וְ/כֵן תַּעֲשֶׂה לְ/שִׂמְלָת/וֹ וְ/כֵן תַּעֲשֶׂה לְ/כָל־אֲבֵדַת אָחִי/ךָ אֲשֶׁר־תֹּאבַד מִמֶּ/נּוּ וּ/מְצָאתָ/הּ לֹא תוּכַל לְ/הִתְעַלֵּֽם׃ ס | Vejen ta'aseh lajamoro vejen ta'aseh lesimlato vejen ta'aseh lejol-avedat ajija asher-tovad mimenu umetsatah lo tujal lehit'alem. | Eşeğine de aynısını yapacaksın, giysisine de aynısını yapacaksın, ve kardeşinin kaybettiği ve senin bulduğun her kayıp şeye aynısını yapacaksın; görmezden gelemezsin. |
| 22:4 | לֹא־תִרְאֶה אֶת־חֲמוֹר אָחִי/ךָ אוֹ שׁוֹר/וֹ נֹפְלִים בַּ/דֶּרֶךְ וְ/הִתְעַלַּמְתָּ מֵ/הֶם הָקֵם תָּקִים עִמּֽ/וֹ׃ ס | Lo-tir'eh et-jamor ajija o shoro noflim baderej vehit'alamta mehem hakem takim imo. | Kardeşinin eşeğinin ya da öküzünün yolda düştüğünü görüp görmezden gelmeyeceksin; onu kaldırmasına kesinlikle yardım edeceksin. |
| 22:5 | לֹא־יִהְיֶה כְלִי־גֶבֶר עַל־אִשָּׁה וְ/לֹא־יִלְבַּשׁ גֶּבֶר שִׂמְלַת אִשָּׁה כִּי תוֹעֲבַת יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ כָּל־עֹשֵׂה אֵֽלֶּה׃ פ | Lo-yiheyeh jli-gever al-ishah velo-yilbash gever simlat ishah ki toavat Adonay Eloheyja kol-oseh eleh. | Kadın erkek giysisi giymeyecek, erkek de kadın giysisi giymeyecek, çünkü bunu yapan herkes Ebedi Olan, Tanrın için iğrençtir. |
| 22:6 | כִּי יִקָּרֵא קַן־צִפּוֹר ׀ לְ/פָנֶי/ךָ בַּ/דֶּרֶךְ בְּ/כָל־עֵץ ׀ אוֹ עַל־הָ/אָרֶץ אֶפְרֹחִים אוֹ בֵיצִים וְ/הָ/אֵם רֹבֶצֶת עַל־הָֽ/אֶפְרֹחִים אוֹ עַל־הַ/בֵּיצִים לֹא־תִקַּח הָ/אֵם עַל־הַ/בָּנִֽים׃ | Ki yikare kan-tsipor lefaneyja baderej bejol-ets o al-ha'arets efrojim o veytsim veha'em rovetset al-ha'efrojim o al-habeytsim lo-tikaj ha'em al-habanim. | Yolda önünde tesadüfen bir kuş yuvası bulursan, herhangi bir ağaçta ya da yerde, yavrularla ya da yumurtalarla, ve anne yavruların ya da yumurtaların üzerinde oturuyorsa, anneyi yavrularla birlikte almayacaksın; |
| 22:7 | שַׁלֵּחַ תְּשַׁלַּח אֶת־הָ/אֵם וְ/אֶת־הַ/בָּנִים תִּֽקַּֽח־לָ/ךְ לְמַעַן יִיטַב לָ/ךְ וְ/הַאֲרַכְתָּ יָמִֽים׃ ס | Shale'aj teshalaj et-ha'em ve'et-habanim tikaj-laj lema'an yitav laj veha'arajta yamim. | anneyi kesinlikle serbest bırakacaksın, ama yavruları kendin için alabilirsin, böylece iyi geçinesin ve günlerini uzatasın. |
ÜÇÜNCÜ ALİYA Devarim 22:8-23:7
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 22:8 | כִּי תִבְנֶה בַּיִת חָדָשׁ וְ/עָשִׂיתָ מַעֲקֶה לְ/גַגֶּ/ךָ וְ/לֹֽא־תָשִׂים דָּמִים בְּ/בֵיתֶ/ךָ כִּֽי־יִפֹּל הַ/נֹּפֵל מִמֶּֽ/נּוּ׃ ס | Ki tivneh bayit jadash ve'asita ma'akeh legageja velo-tasim damim beveyteja ki-yipol hanofel mimenu. | Yeni bir ev inşa ettiğinde, damına bir korkuluk yapacaksın, öyle ki oradan biri düşerse evine kan suçu getirmeyesin. |
| 22:9 | לֹא־תִזְרַע כַּרְמְ/ךָ כִּלְאָיִם פֶּן־תִּקְדַּשׁ הַֽ/מְלֵאָה הַ/זֶּרַע אֲשֶׁר תִּזְרָע וּ/תְבוּאַת הַ/כָּֽרֶם׃ ס | Lo-tizra karmeja kil'ayim pen-tikdash hamle'ah hazera asher tizra utvu'at hakarem. | Bağını farklı türde tohumlarla ekmeyeceksin, öyle ki ektiğin tohumun ürünü ile bağın meyvesi kirlenmesin. |
| 22:10 | לֹֽא־תַחֲרֹשׁ בְּ/שׁוֹר־וּ/בַ/חֲמֹר יַחְדָּֽו׃ ס | Lo-tajarosh beshor uvajamor yajdav. | Öküz ile eşeği birlikte koşup çift sürmeyeceksin. |
| 22:11 | לֹא תִלְבַּשׁ שַֽׁעַטְנֵז צֶמֶר וּ/פִשְׁתִּים יַחְדָּֽו׃ ס | Lo tilbash sha'atnez tsemer ufishtim yajdav. | Karışık kumaştan, yün ve keten karışık olan bir giysi giymeyeceksin. |
| 22:12 | גְּדִלִים תַּעֲשֶׂה־לָּ/ךְ עַל־אַרְבַּע כַּנְפוֹת כְּסוּתְ/ךָ אֲשֶׁר תְּכַסֶּה־בָּֽ/הּ׃ ס | Gdilim ta'aseh-laj al-arba kanfot kesutja asher tejaseh-bah. | Üzerine örttüğün örtünün dört köşesine püsküller yapacaksın. |
| 22:13 | כִּֽי־יִקַּח אִישׁ אִשָּׁה וּ/בָא אֵלֶי/הָ וּ/שְׂנֵאָֽ/הּ׃ | Ki-yikaj ish ishah uva eleyha usne'ah. | Bir adam bir kadın alır ve onunla birleştikten sonra ondan nefret ederse, |
| 22:14 | וְ/שָׂם לָ/הּ עֲלִילֹת דְּבָרִים וְ/הוֹצִיא עָלֶי/הָ שֵׁם רָע וְ/אָמַר אֶת־הָ/אִשָּׁה הַ/זֹּאת לָקַחְתִּי וָ/אֶקְרַב אֵלֶי/הָ וְ/לֹא־מָצָאתִי לָ/הּ בְּתוּלִֽים׃ | Vesan lah alilot devarim vehotsi aleyha shem ra ve'amar et-ha'ishah hazot lakajti va'ekrav eleyha velo-matsati lah betulim. | ve onu utanç verici davranışlarla suçlarsa ve hakkında kötü söylenti yayarsa, diyerek: "Bu kadını aldım, ve ona yaklaştığımda onda bakirelik belirtileri bulamadım", |
| 22:15 | וְ/לָקַח אֲבִי ה/נער הַֽ/נַּעֲרָה וְ/אִמָּ/הּ וְ/הוֹצִיאוּ אֶת־בְּתוּלֵי ה/נער הַֽ/נַּעֲרָה אֶל־זִקְנֵי הָ/עִיר הַ/שָּֽׁעְרָ/ה׃ | Velakaj avi hana'arah ve'imah vehotsi'u et-betuley hana'arah el-zikney ha'ir hasharah. | genç kadının babası ve annesi genç kadının bakirelik belirtilerini alıp şehrin kapısındaki ihtiyarlara sunacaklar; |
| 22:16 | וְ/אָמַר אֲבִי ה/נער הַֽ/נַּעַרָה אֶל־הַ/זְּקֵנִים אֶת־בִּתִּ/י נָתַתִּי לָ/אִישׁ הַ/זֶּה לְ/אִשָּׁה וַ/יִּשְׂנָאֶֽ/הָ׃ | Ve'amar avi hana'arah el-hazkenim et-biti natati la'ish hazeh le'ishah vayisna'eha. | ve genç kadının babası ihtiyarlara diyecek: Kızımı bu adama eş olarak verdim, ve o ondan nefret ediyor; |
| 22:17 | וְ/הִנֵּה־הוּא שָׂם עֲלִילֹת דְּבָרִים לֵ/אמֹר לֹֽא־מָצָאתִי לְ/בִתְּ/ךָ בְּתוּלִים וְ/אֵלֶּה בְּתוּלֵי בִתִּ/י וּ/פָֽרְשׂוּ הַ/שִּׂמְלָה לִ/פְנֵי זִקְנֵי הָ/עִֽיר׃ | Vehineh-hu sam alilot devarim lemor lo-matsati levitja betulim ve'eleh betuley viti ufarsu hasimlah lifney zikney ha'ir. | ve işte onu utanç verici davranışlarla suçladı, diyerek: "Kızında bakirelik belirtileri bulamadım." Ama işte kızımın bakirelik belirtileri burada. Ve şehrin ihtiyarlarının önünde örtüyü serecekler. |
| 22:18 | וְ/לָֽקְחוּ זִקְנֵי הָֽ/עִיר־הַ/הִוא אֶת־הָ/אִישׁ וְ/יִסְּרוּ אֹתֽ/וֹ׃ | Velakeju zikney ha'ir-hahi et-ha'ish veyisru oto. | O zaman o şehrin ihtiyarları adamı alıp cezalandıracaklar, |
| 22:19 | וְ/עָנְשׁוּ אֹת/וֹ מֵאָה כֶסֶף וְ/נָתְנוּ לַ/אֲבִי הַֽ/נַּעֲרָה כִּי הוֹצִיא שֵׁם רָע עַל בְּתוּלַת יִשְׂרָאֵל וְ/לֽ/וֹ־תִהְיֶה לְ/אִשָּׁה לֹא־יוּכַל לְ/שַּׁלְּחָ/הּ כָּל־יָמָֽי/ו׃ ס | Ve'anshu oto me'ah jesef venatenu la'avi hana'arah ki hotsi shem ra al betulat Yisra'el velo-tiheyeh le'ishah lo-yujal leshaljah kol-yamav. | ve ona yüz şekel gümüş para cezası verecekler, bunu genç kadının babasına verecekler, çünkü İsrail'in bir bakiresi hakkında kötü söylenti yaydı; ve o onun eşi olacak, tüm günlerinde onu boşayamayacak. |
| 22:20 | וְ/אִם־אֱמֶת הָיָה הַ/דָּבָר הַ/זֶּה לֹא־נִמְצְאוּ בְתוּלִים ל/נער לַֽ/נַּעֲרָֽה׃ | Ve'im-emet hayah hadavar hazeh lo-nimtse'u vetulim lana'arah. | Ama bu şey doğruysa ve genç kadında bakirelik belirtileri bulunamazsa, |
| 22:21 | וְ/הוֹצִיאוּ אֶת־ה/נער הַֽ/נַּעֲרָה אֶל־פֶּתַח בֵּית־אָבִי/הָ וּ/סְקָלוּ/הָ אַנְשֵׁי עִירָ/הּ בָּ/אֲבָנִים וָ/מֵתָה כִּֽי־עָשְׂתָה נְבָלָה בְּ/יִשְׂרָאֵל לִ/זְנוֹת בֵּית אָבִי/הָ וּ/בִֽעַרְתָּ הָ/רָע מִ/קִּרְבֶּֽ/ךָ׃ ס | Vehotsi'u et-hana'arah el-petaj beyt-aviha uskaluha anshey irah ba'avanim vametah ki-astah nevalah beYisra'el liznot beyt aviha uvi'arta hara mikirbeja. | o zaman genç kadını babasının evinin kapısına çıkaracaklar, ve şehrinin erkekleri onu ölünceye kadar taşlayacaklar, çünkü babasının evinde fuhuş yaparak İsrail'de utanç verici bir şey yaptı; böylece kötülüğü aranızdan gidereceksin. |
| 22:22 | כִּֽי־יִמָּצֵא אִישׁ שֹׁכֵב ׀ עִם־אִשָּׁה בְעֻֽלַת־בַּעַל וּ/מֵתוּ גַּם־שְׁנֵי/הֶם הָ/אִישׁ הַ/שֹּׁכֵב עִם־הָ/אִשָּׁה וְ/הָ/אִשָּׁה וּ/בִֽעַרְתָּ הָ/רָע מִ/יִּשְׂרָאֵֽל׃ ס | Ki-yimatse ish shojev im-ishah ve'ulat-ba'al umetu gam-shneyhem ha'ish hashojev im-ha'ishah veha'ishah uvi'arta hara miYisra'el. | Bir adam evli bir kadınla yatarken yakalanırsa, ikisi de ölecek, kadınla yatan adam ve kadın; böylece kötülüğü İsrail'den gidereceksin. |
| 22:23 | כִּי יִהְיֶה נער נַעֲרָה בְתוּלָה מְאֹרָשָׂה לְ/אִישׁ וּ/מְצָאָ/הּ אִישׁ בָּ/עִיר וְ/שָׁכַב עִמָּֽ/הּ׃ | Ki yihyeh na'arah vetulah me'orasah le'ish umetsa'ah ish ba'ir veshajav imah. | Bakire bir genç kadın bir erkekle nişanlıysa, ve başka bir adam onu şehirde bulup onunla yatarsa, |
| 22:24 | וְ/הוֹצֵאתֶם אֶת־שְׁנֵי/הֶם אֶל־שַׁעַר ׀ הָ/עִיר הַ/הִוא וּ/סְקַלְתֶּם אֹתָ/ם בָּ/אֲבָנִים וָ/מֵתוּ אֶת־ה/נער הַֽ/נַּעֲרָה עַל־דְּבַר אֲשֶׁר לֹא־צָעֲקָה בָ/עִיר וְ/אֶת־הָ/אִישׁ עַל־דְּבַר אֲשֶׁר־עִנָּה אֶת־אֵשֶׁת רֵעֵ/הוּ וּ/בִֽעַרְתָּ הָ/רָע מִ/קִּרְבֶּֽ/ךָ׃ ס | Vehotsetem et-shneyhem el-sha'ar ha'ir hahi uskaltem otam ba'avanim vametu et-hana'arah al-devar asher lo-tsa'akah va'ir ve'et-ha'ish al-devar asher-inah et-eshet re'ehu uvi'arta hara mikirbeja. | ikisini de o şehrin kapısına çıkaracaksınız, ve ölünceye kadar onları taşlayacaksınız; genç kadını, şehirde bağırmadığı için, ve adamı, komşusunun karısını alçalttığı için; böylece kötülüğü aranızdan gidereceksin. |
| 22:25 | וְֽ/אִם־בַּ/שָּׂדֶה יִמְצָא הָ/אִישׁ אֶת־ה/נער הַֽ/נַּעֲרָה הַ/מְאֹרָשָׂה וְ/הֶחֱזִֽיק־בָּ/הּ הָ/אִישׁ וְ/שָׁכַב עִמָּ/הּ וּ/מֵת הָ/אִישׁ אֲשֶׁר־שָׁכַב עִמָּ/הּ לְ/בַדּֽ/וֹ׃ | Ve'im-basadeh yimtsa ha'ish et-hana'arah hame'orasah vehejezik-bah ha'ish veshajav imah umet ha'ish asher-shajav imah levado. | Ama adam nişanlı genç kadını kırda bulur ve adam ona tecavüz edip onunla yatarsa, o zaman sadece onunla yatan adam ölecek; |
| 22:26 | ו/ל/נער וְ/לַֽ/נַּעֲרָה לֹא־תַעֲשֶׂה דָבָר אֵין ל/נער לַֽ/נַּעֲרָה חֵטְא מָוֶת כִּי כַּ/אֲשֶׁר יָקוּם אִישׁ עַל־רֵעֵ/הוּ וּ/רְצָח/וֹ נֶפֶשׁ כֵּן הַ/דָּבָר הַ/זֶּֽה׃ | Velana'arah lo-ta'aseh davar eyn lana'arah jet mavet ki ka'asher yakum ish al-re'ehu uretsajo nefesh ken hadavar hazeh. | genç kadına ise hiçbir şey yapmayacaksın; onda ölümü hak eden bir günah yoktur, çünkü bir adamın komşusuna karşı ayaklanıp onu öldürmesi gibidir bu durum; |
| 22:27 | כִּי בַ/שָּׂדֶה מְצָאָ/הּ צָעֲקָה ה/נער הַֽ/נַּעֲרָה הַ/מְאֹרָשָׂה וְ/אֵין מוֹשִׁיעַ לָֽ/הּ׃ ס | Ki vasadeh metsa'ah tsa'akah hana'arah hame'orasah ve'eyn moshia lah. | çünkü onu kırda buldu; nişanlı genç kadın bağırdı, ama onu kurtaracak kimse yoktu. |
| 22:28 | כִּֽי־יִמְצָא אִישׁ נער נַעֲרָה בְתוּלָה אֲשֶׁר לֹא־אֹרָשָׂה וּ/תְפָשָׂ/הּ וְ/שָׁכַב עִמָּ/הּ וְ/נִמְצָֽאוּ׃ | Ki-yimtsa ish na'arah vetulah asher lo-orasah utefasah veshajav imah venimtsa'u. | Bir adam nişanlı olmayan bakire bir genç kadın bulur, onu yakalar ve onunla yatarsa, ve yakalanırlarsa, |
| 22:29 | וְ/נָתַן הָ/אִישׁ הַ/שֹּׁכֵב עִמָּ/הּ לַ/אֲבִי ה/נער הַֽ/נַּעֲרָה חֲמִשִּׁים כָּסֶף וְ/לֽ/וֹ־תִהְיֶה לְ/אִשָּׁה תַּחַת אֲשֶׁר עִנָּ/הּ לֹא־יוּכַל שַׁלְּחָ/ה כָּל־יָמָֽי/ו׃ ס | Venatan ha'ish hashojev imah la'avi hana'arah jamishim kasef velo-tihyeh le'ishah tajat asher inah lo-yujal shaljah kol-yamav. | onunla yatan adam genç kadının babasına elli şekel gümüş verecek, ve o onun eşi olacak, çünkü onu alçalttı; tüm günlerinde onu boşayamayacak. |
| 23:1 | לֹא־יִקַּח אִישׁ אֶת־אֵשֶׁת אָבִי/ו וְ/לֹא יְגַלֶּה כְּנַף אָבִֽי/ו׃ ס | Lo-yikaj ish et-eshet aviv velo yegaleh knaf aviv. | Hiçbir adam babasının karısını almayacak, ne de babasının eteğini açacak. |
| 23:2 | לֹֽא־יָבֹא פְצֽוּעַ־דַּכָּא וּ/כְרוּת שָׁפְכָה בִּ/קְהַל יְהוָֽה׃ ס | Lo-yavo fetsua-dakah ujrut shofjah bikehal Adonay. | Ezilerek ya da sakatlanarak hadım edilmiş kişi Ebedi Olan'ın topluluğuna giremez. |
| 23:3 | לֹא־יָבֹא מַמְזֵר בִּ/קְהַל יְהוָה גַּם דּוֹר עֲשִׂירִי לֹא־יָבֹא ל/וֹ בִּ/קְהַל יְהוָֽה׃ ס | Lo-yavo mamzer bikehal Adonay gam dor asiri lo-yavo lo bikehal Adonay. | Yasak bir birleşmeden doğan kişi Ebedi Olan'ın topluluğuna giremez; onuncu nesle kadar bile hiçbir soyundan geleni Ebedi Olan'ın topluluğuna giremez. |
| 23:4 | לֹֽא־יָבֹא עַמּוֹנִי וּ/מוֹאָבִי בִּ/קְהַל יְהוָה גַּם דּוֹר עֲשִׂירִי לֹא־יָבֹא לָ/הֶם בִּ/קְהַל יְהוָה עַד־עוֹלָֽם׃ | Lo-yavo Amoni uMoavi bikehal Adonay gam dor asiri lo-yavo lahem bikehal Adonay ad-olam. | Ammonlu ya da Moavlı Ebedi Olan'ın topluluğuna giremez; onuncu nesle kadar bile Ebedi Olan'ın topluluğuna sonsuza kadar giremezler, |
| 23:5 | עַל־דְּבַר אֲשֶׁר לֹא־קִדְּמוּ אֶתְ/כֶם בַּ/לֶּחֶם וּ/בַ/מַּיִם בַּ/דֶּרֶךְ בְּ/צֵאתְ/כֶם מִ/מִּצְרָיִם וַ/אֲשֶׁר שָׂכַר עָלֶי/ךָ אֶת־בִּלְעָם בֶּן־בְּעוֹר מִ/פְּתוֹר אֲרַם נַהֲרַיִם לְ/קַֽלְלֶֽ/ךָּ׃ | Al-devar asher lo-kidmu etjem balejem uvamayim baderej betsetjem miMitsrayim va'asher sajar aleyja et-Bil'am ben-Be'or miPtor Aram Naharayim lekaleleka. | çünkü Mısır'dan çıktığınızda yolda size ekmek ve suyla karşılamadılar, ve çünkü Aram-Naharaim'deki Petor'dan Beor oğlu Bilam'ı seni lanetlemesi için kiraladılar. |
| 23:6 | וְ/לֹֽא־אָבָה יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ לִ/שְׁמֹעַ אֶל־בִּלְעָם וַ/יַּהֲפֹךְ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ לְּ/ךָ אֶת־הַ/קְּלָלָה לִ/בְרָכָה כִּי אֲהֵֽבְ/ךָ יְהוָה אֱלֹהֶֽי/ךָ׃ | Velo-avah Adonay Eloheyja lishmoa el-Bil'am vayahafoj Adonay Eloheyja leja et-hakelalah livrajah ki ahevja Adonay Eloheyja. | Ama Ebedi Olan, Tanrın, Bilam'ı dinlemek istemedi; aksine Ebedi Olan, Tanrın, laneti senin için bir kutsamaya çevirdi, çünkü Ebedi Olan, Tanrın seni sevdi. |
| 23:7 | לֹא־תִדְרֹשׁ שְׁלֹמָ/ם וְ/טֹבָתָ/ם כָּל־יָמֶי/ךָ לְ/עוֹלָֽם׃ ס | Lo-tidrosh shlomam vetovatam kol-yameyja le'olam. | Ne barışlarını ne de refahlarını arayacaksın, tüm günlerinde, sonsuza dek. |
DÖRDÜNCÜ ALİYA Devarim 23:8-23:24
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 23:8 | לֹֽא־תְתַעֵב אֲדֹמִי כִּי אָחִי/ךָ הוּא ס לֹא־תְתַעֵב מִצְרִי כִּי־גֵר הָיִיתָ בְ/אַרְצֽ/וֹ׃ | Lo-teta'ev Adomi ki ajija hu lo-teta'ev Mitsri ki-ger hayita ve'artso. | Edomluyu iğrenç görmeyeceksin, çünkü o senin kardeşindir. Mısırlıyı iğrenç görmeyeceksin, çünkü onun topraklarında yabancıydın. |
| 23:9 | בָּנִים אֲשֶׁר־יִוָּלְדוּ לָ/הֶם דּוֹר שְׁלִישִׁי יָבֹא לָ/הֶם בִּ/קְהַל יְהוָֽה׃ ס | Banim asher-yivaldu lahem dor shlishi yavo lahem bikehal Adonay. | Onlara üçüncü nesilde doğan çocuklar Ebedi Olan'ın topluluğuna girebilirler. |
| 23:10 | כִּֽי־תֵצֵא מַחֲנֶה עַל־אֹיְבֶי/ךָ וְ/נִשְׁמַרְתָּ מִ/כֹּל דָּבָר רָֽע׃ | Ki-tetse majaneh al-oyveyja venishmarta mikol davar ra. | Düşmanlarına karşı ordugâha çıktığında, her kötü şeyden kendini koruyacaksın. |
| 23:11 | כִּֽי־יִהְיֶה בְ/ךָ אִישׁ אֲשֶׁר לֹא־יִהְיֶה טָהוֹר מִ/קְּרֵה־לָיְלָה וְ/יָצָא אֶל־מִ/חוּץ לַֽ/מַּחֲנֶה לֹא יָבֹא אֶל־תּוֹךְ הַֽ/מַּחֲנֶֽה׃ | Ki-yiheyeh veja ish asher lo-yiheyeh tahor mikreh-laylah veyatsa el-mijuts lamajaneh lo yavo el-toj hamajaneh. | Aranızda gece bir olay nedeniyle temiz olmayan bir adam varsa, ordugâhın dışına çıkacak; ordugâhın içine girmeyecek; |
| 23:12 | וְ/הָיָה לִ/פְנֽוֹת־עֶרֶב יִרְחַץ בַּ/מָּיִם וּ/כְ/בֹא הַ/שֶּׁמֶשׁ יָבֹא אֶל־תּוֹךְ הַֽ/מַּחֲנֶה׃ | Vehayah lifnot-erev yirjats bamayim ujevo hashemesh yavo el-toj hamajaneh. | ama akşam olduğunda suyla yıkanacak, ve güneş battığında ordugâha geri girebilecek. |
| 23:13 | וְ/יָד תִּהְיֶה לְ/ךָ מִ/חוּץ לַֽ/מַּחֲנֶה וְ/יָצָאתָ שָׁמָּ/ה חֽוּץ׃ | Veyad tiheyeh leja mijuts lamajaneh veyatsata shamah juts. | Ordugâhın dışında çıkacağın bir yerin de olacak; |
| 23:14 | וְ/יָתֵד תִּהְיֶה לְ/ךָ עַל־אֲזֵנֶ/ךָ וְ/הָיָה בְּ/שִׁבְתְּ/ךָ חוּץ וְ/חָפַרְתָּה בָ/הּ וְ/שַׁבְתָּ וְ/כִסִּיתָ אֶת־צֵאָתֶֽ/ךָ׃ | Veyated tihyeh leja al-azeneja vehayah beshivteja juts vejafartah vah veshavta vejisita et-tse'ateja. | ve eşyaların arasında bir kazık bulunduracaksın, ve dışarıda oturduğunda onunla kazacaksın, ve dönüp dışkını örteceksin. |
| 23:15 | כִּי יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ מִתְהַלֵּךְ ׀ בְּ/קֶרֶב מַחֲנֶ/ךָ לְ/הַצִּֽילְ/ךָ וְ/לָ/תֵת אֹיְבֶי/ךָ לְ/פָנֶי/ךָ וְ/הָיָה מַחֲנֶי/ךָ קָדוֹשׁ וְ/לֹֽא־יִרְאֶה בְ/ךָ עֶרְוַת דָּבָר וְ/שָׁב מֵ/אַחֲרֶֽי/ךָ׃ ס | Ki Adonay Eloheyja mithalej bekerev majaneja lehatsileja velatet oyeveyja lefaneyja vehayah majaneyja kadosh velo-yir'eh veja ervat davar veshav me'ajareyja. | Çünkü Ebedi Olan, Tanrın, seni kurtarmak ve düşmanlarını önüne teslim etmek için ordugâhının ortasında yürür; bu yüzden ordugâhın kutsal olmalı, öyle ki O aranızda hiçbir uygunsuz şey görmesin ve senden uzaklaşmasın. |
| 23:16 | לֹא־תַסְגִּיר עֶבֶד אֶל־אֲדֹנָי/ו אֲשֶׁר־יִנָּצֵל אֵלֶי/ךָ מֵ/עִם אֲדֹנָֽי/ו׃ | Lo-tasgir eved el-adonav asher-yinatsel eleyja me'im adonav. | Efendisinden sana sığınan bir köleyi efendisine geri vermeyeceksin. |
| 23:17 | עִמְּ/ךָ יֵשֵׁב בְּ/קִרְבְּ/ךָ בַּ/מָּקוֹם אֲשֶׁר־יִבְחַר בְּ/אַחַד שְׁעָרֶי/ךָ בַּ/טּוֹב ל/וֹ לֹא תּוֹנֶֽ/נּוּ׃ ס | Imeja yeshev bekirbeja bamakom asher-yivjar be'ajad she'areyja batov lo lo tonenu. | Seninle, aranızda, kapılarından birinde seçeceği yerde, ona uygun gelen yerde yaşayacak; ona baskı yapmayacaksın. |
| 23:18 | לֹא־תִהְיֶה קְדֵשָׁה מִ/בְּנוֹת יִשְׂרָאֵל וְ/לֹֽא־יִהְיֶה קָדֵשׁ מִ/בְּנֵי יִשְׂרָאֵל׃ | Lo-tiheyeh kdeshah mibenot Yisra'el velo-yihyeh kadesh mibeney Yisra'el. | İsrail kızları arasında tapınak fahişesi olmayacak, ne de İsrail oğulları arasında tapınak fahişesi olacak. |
| 23:19 | לֹא־תָבִיא אֶתְנַן זוֹנָה וּ/מְחִיר כֶּלֶב בֵּית יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ לְ/כָל־נֶדֶר כִּי תוֹעֲבַת יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ גַּם־שְׁנֵי/הֶֽם׃ | Lo-tavi etnan zonah umejir kelev beyt Adonay Eloheyja lejol-neder ki toavat Adonay Eloheyja gam-shneyhem. | Herhangi bir adak için bir fahişenin ücretini ya da bir köpeğin bedelini Ebedi Olan, Tanrın'ın evine getirmeyeceksin, çünkü ikisi de Ebedi Olan, Tanrın için iğrençtir. |
| 23:20 | לֹא־תַשִּׁיךְ לְ/אָחִי/ךָ נֶשֶׁךְ כֶּסֶף נֶשֶׁךְ אֹכֶל נֶשֶׁךְ כָּל־דָּבָר אֲשֶׁר יִשָּֽׁךְ׃ | Lo-tashij le'ajija neshej kesef neshej ojel neshej kol-davar asher yishaj. | Kardeşinden faiz almayacaksın, ne para faizi, ne yiyecek faizi, ne de faizle verilen herhangi bir şeyin faizi. |
| 23:21 | לַ/נָּכְרִי תַשִּׁיךְ וּ/לְ/אָחִי/ךָ לֹא תַשִּׁיךְ לְמַעַן יְבָרֶכְ/ךָ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ בְּ/כֹל מִשְׁלַח יָדֶ/ךָ עַל־הָ/אָרֶץ אֲשֶׁר־אַתָּה בָא־שָׁמָּ/ה לְ/רִשְׁתָּֽ/הּ׃ ס | Lanojri tashij ule'ajija lo tashij lema'an yevarejeja Adonay Eloheyja bejol mishlaj yadeja al-ha'arets asher-atah va-shamah lerishtah. | Yabancıdan faiz alabilirsin, ama kardeşinden faiz almayacaksın, öyle ki Ebedi Olan, Tanrın seni, mülk edinmek için gireceğin toprakta giriştiğin her işte kutsasın. |
| 23:22 | כִּֽי־תִדֹּר נֶדֶר לַ/יהוָה אֱלֹהֶי/ךָ לֹא תְאַחֵר לְ/שַׁלְּמ/וֹ כִּֽי־דָּרֹשׁ יִדְרְשֶׁ/נּוּ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ מֵֽ/עִמָּ/ךְ וְ/הָיָה בְ/ךָ חֵֽטְא׃ | Ki tidor neder l'Adonay Eloheyja lo te'ajer leshalmo ki-darosh yidreshenu Adonay Eloheyja me'imaj vehayah veja jet. | Ebedi Olan, Tanrın'a bir adak adadığında, onu yerine getirmeyi geciktirmeyeceksin, çünkü Ebedi Olan, Tanrın onu kesinlikle senden isteyecek, ve bu senin için günah olurdu. |
| 23:23 | וְ/כִי תֶחְדַּל לִ/נְדֹּר לֹֽא־יִהְיֶה בְ/ךָ חֵֽטְא׃ | Veji tejdal lindor lo-yiheyeh veja jet. | Ama adak adamaktan kaçınırsan, sende günah olmayacak. |
| 23:24 | מוֹצָא שְׂפָתֶי/ךָ תִּשְׁמֹר וְ/עָשִׂיתָ כַּ/אֲשֶׁר נָדַרְתָּ לַ/יהוָה אֱלֹהֶי/ךָ נְדָבָה אֲשֶׁר דִּבַּרְתָּ בְּ/פִֽי/ךָ׃ ס | Motsa sfateyja tishmor ve'asita ka'asher nadarta l'Adonay Eloheyja nedavah asher dibarta befija. | Dudaklarından çıkanı tutup yerine getireceksin, ağzınla söylediğin gibi Ebedi Olan, Tanrın'a gönüllü bir adak olarak adadığın şekilde. |
BEŞİNCİ ALİYA Devarim 23:25-24:4
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 23:25 | כִּי תָבֹא בְּ/כֶרֶם רֵעֶ/ךָ וְ/אָכַלְתָּ עֲנָבִים כְּ/נַפְשְׁ/ךָ שָׂבְעֶ/ךָ וְ/אֶֽל־כֶּלְיְ/ךָ לֹא תִתֵּֽן׃ ס | Ki tavo bejerem re'eja ve'ajalta anavim kenafsheja sov'eja ve'el-kelyeja lo titen. | Komşunun bağına girdiğinde, doyana kadar istediğin kadar üzüm yiyebilirsin, ama kabına koymayacaksın. |
| 23:26 | כִּי תָבֹא בְּ/קָמַת רֵעֶ/ךָ וְ/קָטַפְתָּ מְלִילֹת בְּ/יָדֶ/ךָ וְ/חֶרְמֵשׁ לֹא תָנִיף עַל קָמַת רֵעֶֽ/ךָ׃ ס | Ki tavo bekamat re'eja vekatafta melilot beyadeja vejermesh lo tanif al kamat re'eja. | Komşunun ekin tarlasına girdiğinde, elinle başak koparabilirsin, ama komşunun ekinine orak vurmayacaksın. |
| 24:1 | כִּֽי־יִקַּח אִישׁ אִשָּׁה וּ/בְעָלָ/הּ וְ/הָיָה אִם־לֹא תִמְצָא־חֵן בְּ/עֵינָי/ו כִּי־מָצָא בָ/הּ עֶרְוַת דָּבָר וְ/כָתַב לָ/הּ סֵפֶר כְּרִיתֻת וְ/נָתַן בְּ/יָדָ/הּ וְ/שִׁלְּחָ/הּ מִ/בֵּיתֽ/וֹ׃ | Ki-yikaj ish ishah uve'alah vehayah im-lo timtsa-jen be'eynav ki-matsa vah ervat davar vejatav lah sefer kritut venatan beyadah veshiljah mibeyto. | Bir adam bir kadın alır ve onunla evlenirse, ve onda uygunsuz bir şey bulduğu için gözünde lütuf bulamazsa, ve ona bir boşanma belgesi yazıp eline verip onu evinden gönderirse, |
| 24:2 | וְ/יָצְאָה מִ/בֵּית/וֹ וְ/הָלְכָה וְ/הָיְתָה לְ/אִישׁ־אַחֵֽר׃ | Veyats'ah mibeyto vehalejah vehayetah le'ish-ajer. | ve o onun evinden ayrılınca, gidip başka bir adamın karısı olabilir. |
| 24:3 | וּ/שְׂנֵאָ/הּ הָ/אִישׁ הָ/אַחֲרוֹן וְ/כָתַב לָ/הּ סֵפֶר כְּרִיתֻת וְ/נָתַן בְּ/יָדָ/הּ וְ/שִׁלְּחָ/הּ מִ/בֵּית/וֹ אוֹ כִי יָמוּת הָ/אִישׁ הָ/אַחֲרוֹן אֲשֶׁר־לְקָחָ/הּ ל/וֹ לְ/אִשָּֽׁה׃ | Usne'ah ha'ish ha'ajaron vejatav lah sefer kritut venatan beyadah veshiljah mibeyto o ji yamut ha'ish ha'ajaron asher-lekajah lo le'ishah. | Ve bu son koca ondan nefret edip ona bir boşanma belgesi yazıp eline verip onu evinden gönderirse; ya da onu eş olarak alan bu son koca ölürse, |
| 24:4 | לֹא־יוּכַל בַּעְלָ/הּ הָ/רִאשׁוֹן אֲשֶֽׁר־שִׁלְּחָ/הּ לָ/שׁוּב לְ/קַחְתָּ/הּ לִ/הְיוֹת ל/וֹ לְ/אִשָּׁה אַחֲרֵי אֲשֶׁר הֻטַּמָּאָה כִּֽי־תוֹעֵבָה הִוא לִ/פְנֵי יְהוָה וְ/לֹא תַחֲטִיא אֶת־הָ/אָרֶץ אֲשֶׁר יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ נֹתֵן לְ/ךָ נַחֲלָֽה׃ ס | Lo yujal balah harishon asher-shiljah lashuv lekajtah liheyot lo le'ishah ajarey asher hutama'ah ki-to'evah hi lifney Adonay velo tajati et-ha'arets asher Adonay Eloheyja noten leja najalah. | onu gönderen ilk kocası, o kirletildiği için onu tekrar eş olarak alamaz; çünkü bu, Ebedi Olan'ın önünde iğrençtir, ve Ebedi Olan, Tanrın'ın sana miras olarak verdiği toprağı günahla kirletmeyeceksin. |
ALTINCI ALİYA Devarim 24:5-24:13
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 24:5 | כִּֽי־יִקַּח אִישׁ אִשָּׁה חֲדָשָׁה לֹא יֵצֵא בַּ/צָּבָא וְ/לֹא־יַעֲבֹר עָלָי/ו לְ/כָל־דָּבָר נָקִי יִהְיֶה לְ/בֵית/וֹ שָׁנָה אֶחָת וְ/שִׂמַּח אֶת־אִשְׁתּ/וֹ אֲשֶׁר־לָקָֽח׃ ס | Ki-yikaj ish ishah jadashah lo yetse batsava velo-ya'avor alav lejol-davar naki yiheyeh leveyto shanah ejat vesimaj et-ishto asher lakaj. | Bir adam yeni bir eş aldığında, orduya çıkmayacak, ona hiçbir görev de yüklenmeyecek; bir yıl boyunca evinde serbest kalacak ve aldığı eşini mutlu edecek. |
| 24:6 | לֹא־יַחֲבֹל רֵחַיִם וָ/רָכֶב כִּי־נֶפֶשׁ הוּא חֹבֵֽל׃ ס | Lo-yajavol rejayim varajev ki-nefesh hu jovel. | Kimse el değirmenini ya da üst değirmen taşını rehin olarak almayacak, çünkü bu, insanın canını rehin almak olur. |
| 24:7 | כִּי־יִמָּצֵא אִישׁ גֹּנֵב נֶפֶשׁ מֵ/אֶחָי/ו מִ/בְּנֵי יִשְׂרָאֵל וְ/הִתְעַמֶּר־בּ/וֹ וּ/מְכָר/וֹ וּ/מֵת הַ/גַּנָּב הַ/הוּא וּ/בִֽעַרְתָּ הָ/רָע מִ/קִּרְבֶּֽ/ךָ׃ | Ki-yimatse ish gonev nefesh me'ejav mibney Yisra'el vehit'amer-bo umejaro umet haganav hahu uvi'arta hara mikirbeja. | Bir adam İsrail oğullarından bir kardeşini kaçırırken yakalanırsa, ve ona köle gibi davranır ya da onu satarsa, o kaçıran ölecek; böylece kötülüğü aranızdan gidereceksin. |
| 24:8 | הִשָּׁמֶר בְּ/נֶֽגַע־הַ/צָּרַעַת לִ/שְׁמֹר מְאֹד וְ/לַ/עֲשׂוֹת כְּ/כֹל אֲשֶׁר־יוֹרוּ אֶתְ/כֶם הַ/כֹּהֲנִים הַ/לְוִיִּם כַּ/אֲשֶׁר צִוִּיתִ/ם תִּשְׁמְרוּ לַ/עֲשֽׂוֹת׃ ס | Hishamer benega-hatsara'at lishmor me'od vela'asot kejol asher-yoru etjem hakohanim haLevi'im ka'asher tsivitim tishmeru la'asot. | Cüzam belasına karşı çok dikkatli ol, Levili kâhinlerin size öğrettiği her şeye göre yapmaya özen göster; onlara emrettiğim gibi, siz de yapmaya özen gösterin. |
| 24:9 | זָכוֹר אֵת אֲשֶׁר־עָשָׂה יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ לְ/מִרְיָם בַּ/דֶּרֶךְ בְּ/צֵאתְ/כֶם מִ/מִּצְרָֽיִם׃ ס | Zajor et asher-asah Adonay Eloheyja le-Miryam baderej betsetjem miMitsrayim. | Mısır'dan çıktığınızda yolda Ebedi Olan, Tanrın'ın Miryam'a ne yaptığını hatırla. |
| 24:10 | כִּֽי־תַשֶּׁה בְ/רֵֽעֲ/ךָ מַשַּׁאת מְאוּמָה לֹא־תָבֹא אֶל־בֵּית/וֹ לַ/עֲבֹט עֲבֹטֽ/וֹ׃ | Ki-tasheh vere'aja masa'at me'umah lo-tavo el-beyto la'avot avoto. | Komşuna bir şey ödünç verdiğinde, rehinini almak için evine girmeyeceksin. |
| 24:11 | בַּ/חוּץ תַּעֲמֹד וְ/הָ/אִישׁ אֲשֶׁר אַתָּה נֹשֶׁה ב/וֹ יוֹצִיא אֵלֶי/ךָ אֶֽת־הַ/עֲבוֹט הַ/חֽוּצָ/ה׃ | Bajuts ta'amod veha'ish asher atah nosheh vo yotsi eleyja et-ha'avot hajutsah. | Dışarıda duracaksın, ve ödünç verdiğin adam rehini sana dışarı getirecek. |
| 24:12 | וְ/אִם־אִישׁ עָנִי הוּא לֹא תִשְׁכַּב בַּ/עֲבֹטֽ/וֹ׃ | Ve'im-ish ani hu lo tishkav ba'avoto. | Ve o adam fakirse, rehinini tutarak yatmayacaksın; |
| 24:13 | הָשֵׁב תָּשִׁיב ל/וֹ אֶֽת־הַ/עֲבוֹט כְּ/בֹא הַ/שֶּׁמֶשׁ וְ/שָׁכַב בְּ/שַׂלְמָת/וֹ וּ/בֵֽרֲכֶ/ךָּ וּ/לְ/ךָ תִּהְיֶה צְדָקָה לִ/פְנֵי יְהוָה אֱלֹהֶֽי/ךָ׃ ס | Hashev tashiv lo et-ha'avot kevo hashemesh veshajav besalmato uverajeka uleja tiheyeh tsedakah lifney Adonay Eloheyja. | güneş battığında rehinini ona kesinlikle geri vereceksin, öyle ki kendi giysisinde uyuyabilsin ve seni kutsasın; ve bu, Ebedi Olan, Tanrın'ın önünde senin için doğruluk sayılacak. |
YEDİNCİ ALİYA Devarim 24:14-25:19
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 24:14 | לֹא־תַעֲשֹׁק שָׂכִיר עָנִי וְ/אֶבְיוֹן מֵ/אַחֶי/ךָ אוֹ מִ/גֵּרְ/ךָ אֲשֶׁר בְּ/אַרְצְ/ךָ בִּ/שְׁעָרֶֽי/ךָ׃ | Lo-ta'ashok sajir ani ve'evyon me'ajeyja o migerja asher be'artseja bish'areyja. | Fakir ve muhtaç bir işçiye baskı yapmayacaksın, ister kardeşlerinden olsun ister topraklarında, kapılarında yaşayan yabancılardan olsun. |
| 24:15 | בְּ/יוֹמ/וֹ תִתֵּן שְׂכָר/וֹ וְֽ/לֹא־תָבוֹא עָלָי/ו הַ/שֶּׁמֶשׁ כִּי עָנִי הוּא וְ/אֵלָי/ו הוּא נֹשֵׂא אֶת־נַפְשׁ/וֹ וְ/לֹֽא־יִקְרָא עָלֶי/ךָ אֶל־יְהוָה וְ/הָיָה בְ/ךָ חֵֽטְא׃ ס | Beyomo titen sjaro velo-tavo alav hashemesh ki ani hu ve'elav hu nose et-nafsho velo-yikra aleyja el-Adonay vehayah veja jet. | Aynı gün ona ücretini vereceksin, ve güneş onun üzerine batmadan önce, çünkü o fakirdir ve buna can atmaktadır; öyle ki sana karşı Ebedi Olan'a bağırmasın ve sende günah olmasın. |
| 24:16 | לֹֽא־יוּמְתוּ אָבוֹת עַל־בָּנִים וּ/בָנִים לֹא־יוּמְתוּ עַל־אָבוֹת אִיש בְּ/חֶטְא/וֹ יוּמָֽתוּ׃ ס | Lo-yumtu avot al-banim uvanim lo-yumtu al-avot ish bejet'o yumatu. | Babalar çocukları için öldürülmeyecek, ne de çocuklar babaları için öldürülecek; her biri kendi günahı için öldürülecek. |
| 24:17 | לֹא תַטֶּה מִשְׁפַּט גֵּר יָתוֹם וְ/לֹא תַחֲבֹל בֶּגֶד אַלְמָנָֽה׃ | Lo tate mishpat ger yatom velo tajavol beged almanah. | Yabancının ya da öksüzün hakkını çarpıtmayacaksın, ne de dulun giysisini rehin alacaksın. |
| 24:18 | וְ/זָכַרְתָּ כִּי עֶבֶד הָיִיתָ בְּ/מִצְרַיִם וַֽ/יִּפְדְּ/ךָ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ מִ/שָּׁם עַל־כֵּן אָנֹכִי מְצַוְּ/ךָ לַ/עֲשׂוֹת אֶת־הַ/דָּבָר הַ/זֶּֽה׃ ס | Vezajarta ki eved hayita beMitsrayim vayifdeja Adonay Eloheyja misham al-ken anoji metsaveja la'asot et-hadavar hazeh. | Ama Mısır'da köle olduğunu, ve Ebedi Olan, Tanrın'ın seni oradan kurtardığını hatırlayacaksın; bu yüzden bunu yapmanı sana emrediyorum. |
| 24:19 | כִּי תִקְצֹר קְצִֽירְ/ךָ בְ/שָׂדֶ/ךָ וְ/שָֽׁכַחְתָּ עֹמֶר בַּ/שָּׂדֶה לֹא תָשׁוּב לְ/קַחְתּ/וֹ לַ/גֵּר לַ/יָּתוֹם וְ/לָ/אַלְמָנָה יִהְיֶה לְמַעַן יְבָרֶכְ/ךָ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ בְּ/כֹל מַעֲשֵׂה יָדֶֽי/ךָ׃ | Ki tiktsor ketsirja vesadeja veshajajta omer basadeh lo tashuv lekajto lager layatom vela'almanah yiheyeh lema'an yevarejeja Adonay Eloheyja bejol ma'aseh yadeyja. | Tarlanda ekinini biçtiğinde ve tarlada bir demet unutursan, onu almak için geri dönmeyeceksin; yabancı, öksüz ve dul için olacak, öyle ki Ebedi Olan, Tanrın ellerinin tüm işinde seni kutsasın. |
| 24:20 | כִּי תַחְבֹּט זֵֽיתְ/ךָ לֹא תְפָאֵר אַחֲרֶי/ךָ לַ/גֵּר לַ/יָּתוֹם וְ/לָ/אַלְמָנָה יִהְיֶֽה׃ ס | Ki tajbot zeytja lo tefa'er ajareyja lager layatom vela'almanah yiheyeh. | Zeytinlerini silktiğinde, dallarını tekrar araştırmayacaksın; yabancı, öksüz ve dul için olacak. |
| 24:21 | כִּי תִבְצֹר כַּרְמְ/ךָ לֹא תְעוֹלֵל אַחֲרֶי/ךָ לַ/גֵּר לַ/יָּתוֹם וְ/לָ/אַלְמָנָה יִהְיֶֽה׃ | Ki tivtsor karmeja lo te'olel ajareyja lager layatom vela'almanah yiheyeh. | Bağının üzümlerini topladığında, tekrar başak toplamayacaksın; yabancı, öksüz ve dul için olacak. |
| 24:22 | וְ/זָכַרְתָּ כִּי־עֶבֶד הָיִיתָ בְּ/אֶרֶץ מִצְרָיִם עַל־כֵּן אָנֹכִי מְצַוְּ/ךָ לַ/עֲשׂוֹת אֶת־הַ/דָּבָר הַ/זֶּֽה׃ ס | Vezajarta ki-eved hayita be'erets Mitsrayim al-ken anoji metsaveja la'asot et-hadavar hazeh. | Ve Mısır topraklarında köle olduğunu hatırlayacaksın; bu yüzden bunu yapmanı sana emrediyorum. |
| 25:1 | כִּֽי־יִהְיֶה רִיב בֵּין אֲנָשִׁים וְ/נִגְּשׁוּ אֶל־הַ/מִּשְׁפָּט וּ/שְׁפָטוּ/ם וְ/הִצְדִּיקוּ אֶת־הַ/צַּדִּיק וְ/הִרְשִׁיעוּ אֶת־הָ/רָשָֽׁע׃ | Ki-yiheyeh riv beyn anashim venigshu el-hamishpat ushfatum vehitsdiku et-hatsadik vehirshi'u et-harasha. | İnsanlar arasında bir anlaşmazlık olursa, ve mahkemeye gelirlerse, hakimlerin onları yargılaması için, ve doğruyu haklı, suçluyu suçlu bulurlarsa, |
| 25:2 | וְ/הָיָה אִם־בִּן הַכּוֹת הָ/רָשָׁע וְ/הִפִּיל/וֹ הַ/שֹּׁפֵט וְ/הִכָּה/וּ לְ/פָנָי/ו כְּ/דֵי רִשְׁעָת/וֹ בְּ/מִסְפָּֽר׃ | Vehayah im-bin hakot harasha vehipilo hashofet vehikahu lefanav kedey rish'ato bemispar. | eğer suçlu dövülmeyi hak ediyorsa, hakim onu yere yatırıp önünde, suçuna göre belirli sayıda vuruşla dövdürecek. |
| 25:3 | אַרְבָּעִים יַכֶּ/נּוּ לֹא יֹסִיף פֶּן־יֹסִיף לְ/הַכֹּת/וֹ עַל־אֵלֶּה מַכָּה רַבָּה וְ/נִקְלָה אָחִי/ךָ לְ/עֵינֶֽי/ךָ׃ ס | Arba'im yakenu lo yosif pen-yosif lehakoto al-eleh makah rabah veniklah ajija le'eyneyja. | Ona kırk vuruş verebilir, daha fazla değil; öyle ki, bundan daha fazla vuruş verilirse, kardeşin gözünde küçük düşmesin. |
| 25:4 | לֹא־תַחְסֹם שׁוֹר בְּ/דִישֽׁ/וֹ׃ ס | Lo-tajsom shor bedisho. | Öküzün ağzını harman döverken bağlamayacaksın. |
| 25:5 | כִּֽי־יֵשְׁבוּ אַחִים יַחְדָּו וּ/מֵת אַחַד מֵ/הֶם וּ/בֵן אֵֽין־ל/וֹ לֹֽא־תִהְיֶה אֵֽשֶׁת־הַ/מֵּת הַ/חוּצָ/ה לְ/אִישׁ זָר יְבָמָ/הּ יָבֹא עָלֶי/הָ וּ/לְקָחָ/הּ ל/וֹ לְ/אִשָּׁה וְ/יִבְּמָֽ/הּ׃ | Ki-yeshvu ajim yajdav umet ajad mehem uven eyn-lo lo-tiheyeh eshet-hamet hajutsah le'ish zar yevamah yavo aleyha ulekajah lo le'ishah veyibmah. | Kardeşler birlikte yaşarsa ve onlardan biri oğlu olmadan ölürse, ölenin karısı aileden olmayan bir yabancıyla evlenmeyecek; kocasının kardeşi ona yaklaşıp onu eş olarak alacak ve ona kayınbiraderlik görevini yerine getirecek. |
| 25:6 | וְ/הָיָה הַ/בְּכוֹר אֲשֶׁר תֵּלֵד יָקוּם עַל־שֵׁם אָחִי/ו הַ/מֵּת וְ/לֹֽא־יִמָּחֶה שְׁמ/וֹ מִ/יִּשְׂרָאֵֽל׃ | Vehayah habejor asher teled yakum al-shem ajiv hamet velo-yimajeh shmo miYisra'el. | Ve doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını devam ettirecek, öyle ki adı İsrail'den silinmesin. |
| 25:7 | וְ/אִם־לֹא יַחְפֹּץ הָ/אִישׁ לָ/קַחַת אֶת־יְבִמְתּ/וֹ וְ/עָלְתָה יְבִמְתּ/וֹ הַ/שַּׁעְרָ/ה אֶל־הַ/זְּקֵנִים וְ/אָֽמְרָה מֵאֵין יְבָמִ/י לְ/הָקִים לְ/אָחִי/ו שֵׁם בְּ/יִשְׂרָאֵל לֹא אָבָה יַבְּמִֽ/י׃ | Ve'im-lo yajpots ha'ish lakajat et-yevimto ve'altah yevimto hasharah el-hazekenim ve'amerah me'en yevami lehakim le'ajiv shem beYisra'el lo avah yabemi. | Ama adam yengesini almak istemezse, o zaman yengesi kapıya, ihtiyarlara çıkacak ve diyecek: Kocamın kardeşi İsrail'de kardeşinin adını sürdürmeyi reddediyor; bana kayınbiraderlik görevini yerine getirmek istemiyor. |
| 25:8 | וְ/קָֽרְאוּ־ל/וֹ זִקְנֵי־עִיר/וֹ וְ/דִבְּרוּ אֵלָי/ו וְ/עָמַד וְ/אָמַר לֹא חָפַצְתִּי לְ/קַחְתָּֽ/הּ׃ | Vekar'u-lo zikney-iro vedibru elav ve'amad ve'amar lo jafatsti lekajtah. | O zaman şehrinin ihtiyarları onu çağırıp onunla konuşacaklar. Israr edip: Onu almak istemiyorum, derse, |
| 25:9 | וְ/נִגְּשָׁה יְבִמְתּ/וֹ אֵלָי/ו לְ/עֵינֵי הַ/זְּקֵנִים וְ/חָלְצָה נַעֲל/וֹ מֵ/עַל רַגְל/וֹ וְ/יָרְקָה בְּ/פָנָי/ו וְ/עָֽנְתָה וְ/אָמְרָה כָּכָה יֵעָשֶׂה לָ/אִישׁ אֲשֶׁר לֹא־יִבְנֶה אֶת־בֵּית אָחִֽי/ו | Venigshah yevimto elav le'eyney hazekenim vejaltsah na'alo me'al raglo veyarkah befanav ve'anetah ve'amerah kajah ye'aseh la'ish asher lo-yivneh et-beyt ajiv. | yengesi ihtiyarların önünde ona yaklaşacak, ayağından ayakkabısını çıkaracak, yüzüne tükürecek ve cevap verip diyecek: Kardeşinin evini inşa etmek istemeyen adama böyle yapılır. |
| 25:10 | וְ/נִקְרָא שְׁמ/וֹ בְּ/יִשְׂרָאֵל בֵּית חֲלוּץ הַ/נָּֽעַל׃ ס | Venikra shmo beYisra'el beyt jaluts hana'al. | Ve onun adı İsrail'de şöyle anılacak: Ayakkabısı çıkarılanın evi. |
| 25:11 | כִּֽי־יִנָּצוּ אֲנָשִׁים יַחְדָּו אִישׁ וְ/אָחִי/ו וְ/קָֽרְבָה אֵשֶׁת הָֽ/אֶחָד לְ/הַצִּיל אֶת־אִישָׁ/הּ מִ/יַּד מַכֵּה/וּ וְ/שָׁלְחָה יָדָ/הּ וְ/הֶחֱזִיקָה בִּ/מְבֻשָֽׁי/ו׃ | Ki-yinatsu anashim yajdav ish ve'ajiv vekarvah eshet ha'ejad lehatsil et-ishah miyad makehu veshaljah yadah vehejezikah bimevushav. | İki adam birbiriyle kavga ederse, ve birinin karısı kocasını vuran adamın elinden kurtarmak için yaklaşırsa, ve elini uzatıp onu utanç yerlerinden tutarsa, |
| 25:12 | וְ/קַצֹּתָה אֶת־כַּפָּ/הּ לֹא תָחוֹס עֵינֶֽ/ךָ׃ ס | Vekatsotah et-kapah lo tajos eyneja. | o zaman elini keseceksin; gözün ona acımayacak. |
| 25:13 | לֹֽא־יִהְיֶה לְ/ךָ בְּ/כִֽיסְ/ךָ אֶבֶן וָ/אָבֶן גְּדוֹלָה וּ/קְטַנָּֽה׃ ס | Lo-yiheyeh leja bejisja even va'aven gedolah uktanah. | Çantanda farklı ağırlıklar bulundurmayacaksın, büyük ve küçük. |
| 25:14 | לֹא־יִהְיֶה לְ/ךָ בְּ/בֵיתְ/ךָ אֵיפָה וְ/אֵיפָה גְּדוֹלָה וּ/קְטַנָּֽה׃ | Lo-yiheyeh leja beveytja eyfah ve'eyfah gedolah uktanah. | Evinde farklı ölçüler bulundurmayacaksın, büyük ve küçük. |
| 25:15 | אֶבֶן שְׁלֵמָה וָ/צֶדֶק יִֽהְיֶה־לָּ/ךְ אֵיפָה שְׁלֵמָה וָ/צֶדֶק יִֽהְיֶה־לָּ/ךְ לְמַעַן יַאֲרִיכוּ יָמֶי/ךָ עַל הָֽ/אֲדָמָה אֲשֶׁר־יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ נֹתֵן לָֽ/ךְ׃ | Even shlemah vatsedek yiheyeh-laj eyfah shlemah vatsedek yiheyeh-laj lema'an ya'ariju yameyja al ha'adamah asher-Adonay Eloheyja noten laj. | Tam ve doğru bir ağırlığın olacak; tam ve doğru bir ölçün olacak, öyle ki Ebedi Olan, Tanrın'ın sana verdiği topraklarda günlerin uzasın. |
| 25:16 | כִּי תוֹעֲבַת יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ כָּל־עֹשֵׂה אֵלֶּה כֹּל עֹשֵׂה עָֽוֶל׃ פ | Ki toavat Adonay Eloheyja kol-oseh eleh kol oseh avel. | Çünkü böyle şeyler yapan herkes, haksızlık yapan herkes, Ebedi Olan, Tanrın için iğrençtir. |
| 25:17 | זָכוֹר אֵת אֲשֶׁר־עָשָׂה לְ/ךָ עֲמָלֵק בַּ/דֶּרֶךְ בְּ/צֵאתְ/כֶם מִ/מִּצְרָֽיִם׃ | Zajor et asher-asah leja Amalek baderej betsetjem miMitsrayim. | Mısır'dan çıktığınızda Amalek'in sana yolda ne yaptığını hatırla, |
| 25:18 | אֲשֶׁר קָֽרְ/ךָ בַּ/דֶּרֶךְ וַ/יְזַנֵּב בְּ/ךָ כָּל־הַ/נֶּחֱשָׁלִים אַֽחַרֶי/ךָ וְ/אַתָּה עָיֵף וְ/יָגֵעַ וְ/לֹא יָרֵא אֱלֹהִֽים׃ | Asher karja baderej vayezanev beja kol-hanejeshalim ajareyja ve'atah ayef veyagea velo yare Elohim. | yolda sana nasıl saldırdığını ve sen yorgun ve bitkinken arkanda kalan tüm zayıfları nasıl vurduğunu; ve Tanrı'dan korkmadığını. |
| 25:19 | וְ/הָיָה בְּ/הָנִיחַ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ ׀ לְ/ךָ מִ/כָּל־אֹיְבֶי/ךָ מִ/סָּבִיב בָּ/אָרֶץ אֲשֶׁר יְהוָֽה־אֱלֹהֶי/ךָ נֹתֵן לְ/ךָ נַחֲלָה לְ/רִשְׁתָּ/הּ תִּמְחֶה אֶת־זֵכֶר עֲמָלֵק מִ/תַּחַת הַ/שָּׁמָיִם לֹא תִּשְׁכָּֽח׃ פ | Vehayah behaniaj Adonay Eloheyja leja mikol-oyeveyja misaviv ba'arets asher Adonay-Eloheyja noten leja najalah lerishtah timjeh et-zejer Amalek mitajat hashamayim lo tishkaj. | Bu yüzden, Ebedi Olan, Tanrın çevrendeki tüm düşmanlarından sana rahat verdiğinde, Ebedi Olan, Tanrın'ın mülk edinmen için sana miras olarak verdiği toprakta, Amalek'in anısını göklerin altından sileceksin; bunu unutmayacaksın. |
MAFTİR Devarim 25:17-25:19
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:17 | זָכוֹר אֵת אֲשֶׁר־עָשָׂה לְ/ךָ עֲמָלֵק בַּ/דֶּרֶךְ בְּ/צֵאתְ/כֶם מִ/מִּצְרָֽיִם׃ | Zajor et asher-asah leja Amalek baderej betsetjem miMitsrayim. | Mısır'dan çıktığınızda Amalek'in sana yolda ne yaptığını hatırla, |
| 25:18 | אֲשֶׁר קָֽרְ/ךָ בַּ/דֶּרֶךְ וַ/יְזַנֵּב בְּ/ךָ כָּל־הַ/נֶּחֱשָׁלִים אַֽחַרֶי/ךָ וְ/אַתָּה עָיֵף וְ/יָגֵעַ וְ/לֹא יָרֵא אֱלֹהִֽים׃ | Asher karja baderej vayezanev beja kol-hanejeshalim ajareyja ve'atah ayef veyagea velo yare Elohim. | yolda sana nasıl saldırdığını ve sen yorgun ve bitkinken arkanda kalan tüm zayıfları nasıl vurduğunu; ve Tanrı'dan korkmadığını. |
| 25:19 | וְ/הָיָה בְּ/הָנִיחַ יְהוָה אֱלֹהֶי/ךָ ׀ לְ/ךָ מִ/כָּל־אֹיְבֶי/ךָ מִ/סָּבִיב בָּ/אָרֶץ אֲשֶׁר יְהוָֽה־אֱלֹהֶי/ךָ נֹתֵן לְ/ךָ נַחֲלָה לְ/רִשְׁתָּ/הּ תִּמְחֶה אֶת־זֵכֶר עֲמָלֵק מִ/תַּחַת הַ/שָּׁמָיִם לֹא תִּשְׁכָּֽח׃ פ | Vehayah behaniaj Adonay Eloheyja leja mikol-oyeveyja misaviv ba'arets asher Adonay-Eloheyja noten leja najalah lerishtah timjeh et-zejer Amalek mitajat hashamayim lo tishkaj. | Bu yüzden, Ebedi Olan, Tanrın çevrendeki tüm düşmanlarından sana rahat verdiğinde, Ebedi Olan, Tanrın'ın mülk edinmen için sana miras olarak verdiği toprakta, Amalek'in anısını göklerin altından sileceksin; bunu unutmayacaksın. |
HAFTARA Yeşaya 54:1-54:10
| # | עברית | Harf çevirisi | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 54:1 | רָנִּי עֲקָרָה לֹא יָלָדָה פִּצְחִי רִנָּה וְ/צַהֲלִי לֹא־חָלָה כִּֽי־רַבִּים בְּֽנֵי־שׁוֹמֵמָה מִ/בְּנֵי בְעוּלָה אָמַר יְהוָֽה׃ | Roni akarah lo yaladah pitski rinah vetsahali lo-jalah ki-rabim beney-shomemah mibeney ve'ulah amar Adonay. | Şarkı söyle, ey kısır olan, doğurmayan! Şarkıya patlat ve sevinç çığlığı at, doğum sancısı çekmeyen! Çünkü yalnız olanın çocukları, evli olanın çocuklarından daha çoktur, diyor Ebedi Olan. |
| 54:2 | הַרְחִיבִי ׀ מְקוֹם אָהֳלֵ/ךְ וִ/ירִיעוֹת מִשְׁכְּנוֹתַיִ/ךְ יַטּוּ אַל־תַּחְשֹׂכִי הַאֲרִיכִי מֵֽיתָרַיִ/ךְ וִ/יתֵדֹתַיִ/ךְ חַזֵּֽקִי׃ | Harejivi mekom aholej viri'ot mishkenotayij yatu al-tajsoji ha'ariji meytarayij vitedotayij jazeki. | Çadırının yerini genişlet, ve konutlarının perdeleri gerilsin; geri durma; iplerini uzat ve kazıklarını sağlamlaştır. |
| 54:3 | כִּי־יָמִין וּ/שְׂמֹאול תִּפְרֹצִי וְ/זַרְעֵ/ךְ גּוֹיִם יִירָשׁ וְ/עָרִים נְשַׁמּוֹת יוֹשִֽׁיבוּ׃ | Ki-yamin usmol tifrotsi vezar'ej goyim yirash ve'arim neshamot yoshivu. | Çünkü sağa ve sola yayılacaksın, ve soyun ulusları miras alacak ve ıssız kalmış şehirleri iskân edecek. |
| 54:4 | אַל־תִּֽירְאִי כִּי־לֹא תֵבוֹשִׁי וְ/אַל־תִּכָּלְמִי כִּי לֹא תַחְפִּירִי כִּי בֹשֶׁת עֲלוּמַיִ/ךְ תִּשְׁכָּחִי וְ/חֶרְפַּת אַלְמְנוּתַיִ/ךְ לֹא תִזְכְּרִי־עֽוֹד׃ | Al-tir'i ki-lo tevoshi ve'al-tikalmi ki lo tajpiri ki voshet alumayij tishkaji vejerpat almenutayij lo tizkeri-od. | Korkma, çünkü utandırılmayacaksın; ve mahcup olma, çünkü küçük düşürülmeyeceksin; çünkü gençliğinin utancını unutacaksın, ve dulluğunun ayıbını artık hatırlamayacaksın. |
| 54:5 | כִּי בֹעֲלַיִ/ךְ עֹשַׂיִ/ךְ יְהוָה צְבָאוֹת שְׁמ/וֹ וְ/גֹֽאֲלֵ/ךְ קְדוֹשׁ יִשְׂרָאֵל אֱלֹהֵי כָל־הָ/אָרֶץ יִקָּרֵֽא׃ | Ki vo'alayij osayij Adonay Tseva'ot shemo vegoaleq kedosh Yisra'el elohey kol-ha'arets yikare. | Çünkü kocan Yaratıcındır, Ordular'ın Ebedi Olanı O'nun adıdır; ve kurtarıcın İsrail'in Kutsalı'dır, tüm dünyanın Tanrısı olarak anılacaktır. |
| 54:6 | כִּֽי־כְ/אִשָּׁה עֲזוּבָה וַ/עֲצוּבַת רוּחַ קְרָאָ/ךְ יְהוָה וְ/אֵשֶׁת נְעוּרִים כִּי תִמָּאֵס אָמַר אֱלֹהָֽיִ/ךְ׃ | Ki-ke'ishah azuvah va'atsuvat ruaj kera'aj Adonay ve'eshet ne'urim ki tima'es amar Elohayij. | Çünkü Ebedi Olan seni, terk edilmiş ve ruhu üzgün bir kadın gibi, reddedilmiş bir gençlik eşi gibi geri çağırdı, diyor Tanrın. |
| 54:7 | בְּ/רֶגַע קָטֹן עֲזַבְתִּי/ךְ וּ/בְ/רַחֲמִים גְּדֹלִים אֲקַבְּצֵֽ/ךְ׃ | Berega katon azavtij uverajamim gedolim akabetseq. | Kısa bir an için seni terk ettim, ama büyük merhametlerle seni toplayacağım. |
| 54:8 | בְּ/שֶׁצֶף קֶצֶף הִסְתַּרְתִּי פָנַ/י רֶגַע מִמֵּ/ךְ וּ/בְ/חֶסֶד עוֹלָם רִֽחַמְתִּי/ךְ אָמַר גֹּאֲלֵ/ךְ יְהוָֽה׃ ס | Beshetsef ketsef histarti fanay rega mimej uvejesed olam rijamtij amar goaleq Adonay. | Kısa bir öfke patlamasında yüzümü bir an senden gizledim, ama sonsuz iyilikle sana merhamet edeceğim, diyor Ebedi Olan, kurtarıcın. |
| 54:9 | כִּי־מֵי נֹחַ זֹאת לִ/י אֲשֶׁר נִשְׁבַּעְתִּי מֵ/עֲבֹר מֵי־נֹחַ עוֹד עַל־הָ/אָרֶץ כֵּן נִשְׁבַּעְתִּי מִ/קְּצֹף עָלַיִ/ךְ וּ/מִ/גְּעָר־בָּֽ/ךְ׃ | Ki mey Noaj zot li asher nishbati me'avor mey-Noaj od al-ha'arets ken nishbati miketsof alayij umige'or-baj. | Çünkü bu benim için Nuh'un suları gibidir; Nuh'un sularının bir daha yeryüzünü kaplamayacağına yemin ettiğim gibi, sana bir daha kızmayacağıma ve seni azarlamayacağıma yemin ettim. |
| 54:10 | כִּי הֶֽ/הָרִים יָמוּשׁוּ וְ/הַ/גְּבָעוֹת תְּמוּטֶנָה וְ/חַסְדִּ/י מֵ/אִתֵּ/ךְ לֹֽא־יָמוּשׁ וּ/בְרִית שְׁלוֹמִ/י לֹא תָמוּט אָמַר מְרַחֲמֵ/ךְ יְהוָֽה׃ ס | Ki hejarim yamushu vehageva'ot temuteynah vejasdi me'iteq lo-yamush uvrit shlomi lo tamut amar merajameq Adonay. | Çünkü dağlar kayabilir ve tepeler sarsılabilir, ama iyiliğim senden ayrılmayacak, ne de barış antlaşmam sarsılacak, diyor sana merhamet eden Ebedi Olan. |