Behar-Bechukotai — "Dağda" / "Kanunlarımda" (Vayikra 25:1–27:34). Bu çift bölüm Vayikra kitabını sonuçlandırır. Behar Şemita (Şabat yılı) ve Yovel (Jübile) kanunlarını ele alır. Bechukotai itaat için kutsamaları ve antlaşmayı terk etmek için sert azarlamaları (Tohaha) sunar, adak ve vakıf kanunlarıyla sonuçlanır. Her Aliyanın tüm ayetleri burada eksiksiz olarak sunulmuştur.
א
Birinci Aliya
Vayikra 25:1–13 · 13 ayet
Şemita: Yedinci yılda toprak dinlenmelidir. Yovel: Her 50 yılda bir özgürlük ilan edilir, topraklar asıl sahiplerine döner.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:1 | כה:אוַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בְּהַ֥ר סִינָ֖י לֵאמֹֽר׃ | Vayedaber Adonay el-Moşe, b'har Sinay lemor. | Adonay Sina Dağı'nda Moşe'ye şöyle seslendi: |
| 25:2 | כה:בדַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם כִּ֣י תָבֹ֔אוּ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י נֹתֵ֣ן לָכֶ֑ם וְשָׁבְתָ֣ה הָאָ֔רֶץ שַׁבָּ֖ת לַיהוָֽה׃ | Daber el-b'ney Yisrael v'amarta aleyhem, ki tavo'u el-ha'aretz aşer ani noten lahem, v'şavta ha'aretz Şabat l'Adonay. | Yisrael oğullarına konuş ve onlara de ki: Size verdiğim ülkeye geldiğinizde, ülke Adonay için bir Şabat tutacak. |
| 25:3 | כה:גשֵׁ֤שׁ שָׁנִים֙ תִּזְרַ֣ע שָׂדֶ֔ךָ וְשֵׁ֥שׁ שָׁנִ֖ים תִּזְמֹ֣ר כַּרְמֶ֑ךָ וְאָסַפְתָּ֖ אֶת־תְּבוּאָתָֽהּ׃ | Şeş şanim tizra sadeha, ve'şeş şanim tizmor karmecha, ve'asafta et-tevuatah. | Altı yıl tarlanı ekeceksin, ve altı yıl bağını budayacaksın, ve ürününü toplayacaksın. |
| 25:4 | כה:דוּבַשָּׁנָ֣ה הַשְּׁבִיעִ֗ת שַׁבַּ֤ת שַׁבָּתוֹן֙ יִהְיֶ֣ה לָאָ֔רֶץ שַׁבָּ֖ת לַיהוָ֑ה שָֽׂדְךָ֙ לֹ֣א תִזְרָ֔ע וְכַרְמְךָ֖ לֹ֥א תִזְמֹֽר׃ | Uvaşana haşvi'it, Şabat şabaton yihye la'aretz, Şabat l'Adonay; sadha lo tizra, ve'harmecha lo tizmor. | Fakat yedinci yıl, ülke için tam bir dinlenme Şabatı, Adonay için bir Şabat olacak; tarlanı ekmeyeceksin ve bağını budamayacaksın. |
| 25:5 | כה:האֵ֣ת סְפִ֤יחַ קְצִֽירְךָ֙ לֹ֣א תִקְצ֔וֹר וְאֶת־עִנְּבֵ֥י נְזִירֶ֖ךָ לֹ֣א תִבְצֹ֑ר שְׁנַ֥ת שַׁבָּת֖וֹן יִהְיֶ֥ה לָאָֽרֶץ׃ | Et sefiah k'tzirha lo tiktzor, ve'et-invey neziyreha lo tivtzor; şenat şabaton yihye la'aretz. | Hasadının kendiliğinden bitenini biçmeyeceksin, ve budanmamış asmanın üzümlerini toplamayacaksın; ülke için tam dinlenme yılı olacak. |
| 25:6 | כה:ווְ֠הָיְתָה שַׁבַּ֨ת הָאָ֤רֶץ לָכֶם֙ לְאָכְלָ֔ה לְךָ֖ וּלְעַבְדְּךָ֣ וְלַאֲמָתֶ֑ךָ וְלִשְׂכִֽירְךָ֙ וּלְתוֹשָׁ֣בְךָ֔ הַגָּרִ֖ים עִמָּֽךְ׃ | Vehayta Şabat ha'aretz lahem l'ohla, leha ul'avdeha vela'amateha, velishirha uletoşavha, hagarim imah. | Ülkenin Şabatı size yiyecek olacak: sana, hizmetkârına, cariyene, ücretli işçine ve seninle birlikte yaşayan yabancıya. |
| 25:7 | כה:זוְלִ֨בְהֶמְתְּךָ֔ וְלַֽחַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּאַרְצֶ֑ךָ תִּהְיֶ֥ה כָל־תְּבוּאָתָ֖הּ לֶאֱכֹֽל׃ | Velivhemteha velahaya aşer b'artzeha, tihye hol-tevuatah le'echol. | Ve hayvanlarına ve ülkendeki yaban hayatına, tüm ürünü yemek için olacak. |
| 25:8 | כה:חוְסָפַרְתָּ֣ לְךָ֗ שֶׁ֚בַע שַׁבְּתֹ֣ת שָׁנִ֔ים שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וְהָי֣וּ לְךָ֗ יְמֵי֙ שֶׁ֚בַע שַׁבְּתֹ֣ת הַשָּׁנִ֔ים תֵּ֥שַׁע וְאַרְבָּעִ֖ים שָׁנָֽה׃ | Vesafarta leha şeva şabtot şanim, şeva şanim şeva pe'amim; vehayu leha yemey şeva şabtot haşanim, teşa ve'arba'im şana. | Kendine yedi yıl Şabatı sayacaksın, yedi kere yedi yıl; ve yedi yıl Şabatının günleri sana kırk dokuz yıl olacak. |
| 25:9 | כה:טוְהַֽעֲבַרְתָּ֞ שׁוֹפַ֤ר תְּרוּעָה֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁבִעִ֔י בֶּעָשׂ֖וֹר לַחֹ֑דֶשׁ בְּיוֹם֙ הַכִּפֻּרִ֔ים תַּעֲבִ֥ירוּ שׁוֹפָ֖ר בְּכָל־אַרְצְכֶֽם׃ | Veha'avarta şofar teru'a bahodeş haşvi'i, be'asor la'hodeş; beyom hakipurim ta'aviru şofar be'hol artzehem. | Yedinci ayın onunda, Kipur Günü'nde, tüm ülkenizde şofar çalacaksınız. |
| 25:10 | כה:יוְקִדַּשְׁתֶּ֗ם אֵ֣ת שְׁנַ֤ת הַחֲמִשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּקְרָאתֶ֥ם דְּר֛וֹר בָּאָ֖רֶץ לְכָל־יֹשְׁבֶ֑יהָ יוֹבֵ֥ל הִוא֙ תִּהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם וְשַׁבְתֶּ֗ם אִ֚ישׁ אֶל־אֲחֻזָּת֔וֹ וְאִ֥ישׁ אֶל־מִשְׁפַּחְתּ֖וֹ תָּשֻֽׁבוּ׃ | Vekidaştem et şenat hahamişim şana, ukratem dror ba'aretz le'hol yoşveha; yovel hi tihye lahem, veşavtem iş el-ahuzato, ve'iş el-mişpahto taşuvu. | Elli yılı kutsal sayacak ve ülkede tüm sakinlerine özgürlük ilan edeceksiniz; bu sizin için Yovel olacak, ve herkes mülküne, ve herkes ailesine dönecek. |
| 25:11 | כה:יאיוֹבֵ֣ל הִ֗וא שְׁנַ֛ת הַחֲמִשִּׁ֥ים שָׁנָ֖ה תִּהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם לֹ֣א תִזְרָ֔עוּ וְלֹ֤א תִקְצְרוּ֙ אֶת־סְפִיחֶ֔יהָ וְלֹ֥א תִבְצְר֖וּ אֶת־נְזִרֶֽיהָ׃ | Yovel hi, şenat hahamişim şana tihye lahem; lo tizra'u, velo tiktzru et-sefiheha, velo tivtzru et-nezireha. | Bu ellinci yıl sizin için Yovel olacak; ekmeyeceksiniz, ve kendiliğinden bitenini biçmeyeceksiniz, ve budanmamış asmalarını toplamayacaksınız. |
| 25:12 | כה:יבכִּ֚י יוֹבֵ֣ל הִ֔וא קֹ֖דֶשׁ תִּהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם מִן־הַ֨שָּׂדֶ֔ה תֹּאכְל֖וּ אֶת־תְּבוּאָתָֽהּ׃ | Ki yovel hi, kodeş tihye lahem; min-hasade toḥlu et-tevuatah. | Çünkü Yovel'dir, sizin için kutsal olacak; tarladan ürününü yiyeceksiniz. |
| 25:13 | כה:יגבִּשְׁנַ֥ת הַיּוֹבֵ֖ל הַזֹּ֑את תָּשֻׁ֕בוּ אִ֖ישׁ אֶל־אֲחֻזָּתֽוֹ׃ | Bişnat hayovel hazot, taşuvu iş el-ahuzato. | Bu Yovel yılında herkes mülküne dönecek. |
ב
İkinci Aliya
Vayikra 25:14–18 · 5 ayet
Yovel'in yakınlığına göre adil ticaret kanunları; komşuyu aldatma yasağı.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:14 | כה:ידוְכִֽי־תִמְכְּר֤וּ מִמְכָּר֙ לַעֲמִיתֶ֔ךָ א֥וֹ קָנֹ֖ה מִיַּ֣ד עֲמִיתֶ֑ךָ אַל־תּוֹנ֖וּ אִ֥ישׁ אֶת־אָחִֽיו׃ | Ve'hi timkeru mimkar la'amiteha, o kano miyad amiteha, al-tonu iş et-ahiv. | Komşuna bir şey sattığında veya komşunun elinden bir şey aldığında, birbirinizi aldatmayın. |
| 25:15 | כה:טובְּמִסְפַּ֤ר שָׁנִים֙ אַחַ֣ר הַיּוֹבֵ֔ל תִּקְנֶ֖ה מֵאֵ֣ת עֲמִיתֶ֑ךָ בְּמִסְפַּ֥ר שְׁנֵֽי־תְבוּאֹ֖ת יִמְכָּר־לָֽךְ׃ | Bemispar şanim ahar hayovel tikne me'et amiteha; bemispar şeney-tevuot yimkor-lah. | Yovel'den sonraki yılların sayısına göre komşundan satın alacaksın; ürün yıllarının sayısına göre sana satacak. |
| 25:16 | כה:טזלְפִ֣י ׀ רֹ֣ב הַשָּׁנִ֗ים תַּרְבֶּה֙ מִקְנָת֔וֹ וּלְפִי֙ מְעֹ֣ט הַשָּׁנִ֔ים תַּמְעִ֖יט מִקְנָת֑וֹ כִּ֚י מִסְפַּ֣ר תְּבוּאֹ֔ת ה֥וּא מֹכֵ֖ר לָֽךְ׃ | Lefi rov haşanim tarbe miknato, ulefi me'ot haşanim tam'it miknato; ki mispar tevuot hu moher lah. | Yılların çokluğuna göre fiyatını artıracaksın, ve yılların azlığına göre fiyatını azaltacaksın; çünkü sana ürün sayısını satmaktadır. |
| 25:17 | כה:יזוְלֹ֤א תוֹנוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־עֲמִית֔וֹ וְיָרֵ֖אתָ מֵֽאֱלֹהֶ֑יךָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃ | Velo tonu iş et-amito, veyareta me'Eloheha; ki ani Adonay Eloheyhem. | Birbirinizi aldatmayın, ve Tanrın'dan kork; çünkü Ben Adonay, Tanrınızım. |
| 25:18 | כה:יחוַעֲשִׂיתֶם֙ אֶת־חֻקֹּתַ֔י וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֥י תִּשְׁמְר֖וּ וַעֲשִׂיתֶ֣ם אֹתָ֑ם וִֽישַׁבְתֶּ֥ם עַל־הָאָ֖רֶץ לָבֶֽטַח׃ | Va'asitem et-hukotay, ve'et-mişpatay tişmeru va'asitem otam; vişavtem al-ha'aretz lavetah. | Kanunlarımı yerine getirin, ve hükümlerimi koruyun ve onları yapın; ve ülkede güven içinde oturacaksınız. |
ג
Üçüncü Aliya
Vayikra 25:19–24 · 6 ayet
Altıncı yılın üç yıllık ürün veren kutsaması; toprak sürekli olarak satılamaz çünkü Adonay'ındır.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:19 | כה:יטוְנָתְנָ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ פִּרְיָ֔הּ וַאֲכַלְתֶּ֖ם לָשֹׂ֑בַע וִֽישַׁבְתֶּ֥ם לָבֶ֖טַח עָלֶֽיהָ׃ | Venatna ha'aretz pirya, va'ahaltem lasova; vişavtem lavetah aleyha. | Toprak ürününü verecek, ve doyana kadar yiyeceksiniz; ve üzerinde güven içinde oturacaksınız. |
| 25:20 | כה:כוְכִ֣י תֹאמְר֔וּ מַה־נֹּאכַ֖ל בַּשָּׁנָ֣ה הַשְּׁבִיעִ֑ת הֵ֚ן לֹ֣א נִזְרָ֔ע וְלֹ֥א נֶאֱסֹ֖ף אֶת־תְּבוּאָתֵֽנוּ׃ | Ve'hi tomru, ma-nohal başana haşvi'it; hen lo nizra, velo ne'esof et-tevu'atenu. | Ve derseniz ki: Yedinci yılda ne yiyeceğiz? İşte ekmiyoruz ve ürünümüzü toplamıyoruz! |
| 25:21 | כה:כאוְצִוִּ֤יתִי אֶת־בִּרְכָתִי֙ לָכֶ֔ם בַּשָּׁנָ֖ה הַשִּׁשִּׁ֑ית וְעָשָׂת֙ אֶת־הַתְּבוּאָ֔ה לִשְׁלֹ֖שׁ הַשָּׁנִֽים׃ | Vetziviti et-birkati lahem, başana haşişit; ve'asat et-ha'tevu'a, lişloş haşanim. | Altıncı yılda kutsamamı size emredeceğim, ve üç yıl için ürün verecek. |
| 25:22 | כה:כבוּזְרַעְתֶּ֗ם אֵ֚ת הַשָּׁנָ֣ה הַשְּׁמִינִ֔ת וַאֲכַלְתֶּ֖ם מִן־הַתְּבוּאָ֣ה יָשָׁ֑ן עַ֣ד ׀ הַשָּׁנָ֣ה הַתְּשִׁיעִ֗ת עַד־בּוֹא֙ תְּב֣וּאָתָ֔הּ תֹּאכְל֖וּ יָשָֽׁן׃ | Uzratem et haşana haşminit, va'ahaltem min-hatvu'a yaşan; ad haşana hatişi'it, ad-bo tevu'atah, toḫlu yaşan. | Sekizinci yılda ekeceksiniz, ve eski üründen dokuzuncu yıla kadar yiyeceksiniz; ürünü gelene kadar eskiyi yiyeceksiniz. |
| 25:23 | כה:כגוְהָאָ֗רֶץ לֹ֤א תִמָּכֵר֙ לִצְמִתֻ֔ת כִּי־לִ֖י הָאָ֑רֶץ כִּֽי־גֵרִ֧ים וְתוֹשָׁבִ֛ים אַתֶּ֖ם עִמָּדִֽי׃ | Veha'aretz lo timaher litzmitut, ki-li ha'aretz; ki-gerim vetoşavim atem imadi. | Toprak sürekli olarak satılamaz, çünkü toprak Benimdir; çünkü siz Benim yanımda yabancı ve misafirsiniz. |
| 25:24 | כה:כדוּבְכֹ֖ל אֶ֣רֶץ אֲחֻזַּתְכֶ֑ם גְּאֻלָּ֖ה תִּתְּנ֥וּ לָאָֽרֶץ׃ | Uv'hol eretz ahuzathem, ge'ula titnu la'aretz. | Ve tüm mülk toprağınızda, toprak için kurtarma hakkı tanıyacaksınız. |
ד
Dördüncü Aliya
Vayikra 25:25–28 · 4 ayet
Yakın akraba (go'el) yoksul düşen kardeşinin toprağını kurtarabilir; kurtarıcı yoksa toprak Yovel'de geri döner.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:25 | כה:כהכִּֽי־יָמ֣וּךְ אָחִ֔יךָ וּמָכַ֖ר מֵאֲחֻזָּת֑וֹ וּבָ֤א גֹֽאֲלוֹ֙ הַקָּרֹ֣ב אֵלָ֔יו וְגָאַ֕ל אֵ֖ת מִמְכַּ֥ר אָחִֽיו׃ | Ki-yamuh ahiha, umahar me'ahuzato; uva go'alo hakarov elav, vega'al et mimkar ahiv. | Kardeşin yoksul düşer ve mülkünden satarsa, en yakın kurtarıcısı gelip kardeşinin sattığını kurtaracaktır. |
| 25:26 | כה:כווְאִ֕ישׁ כִּ֛י לֹ֥א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ גֹּאֵ֑ל וְהִשִּׂ֣יגָה יָד֔וֹ וּמָצָ֖א כְּדֵ֥י גְאֻלָּתֽוֹ׃ | Ve'iş ki lo yihye-lo go'el; vehisiga yado, umatza kedey ge'ulato. | Eğer bir adamın kurtarıcısı yoksa, fakat eli yeterli olur ve kurtuluşu için yeterince bulursa, |
| 25:27 | כה:כזוְחִשַּׁב֙ אֶת־שְׁנֵ֣י מִמְכָּר֔וֹ וְהֵשִׁיב֙ אֶת־הָ֣עֹדֵ֔ף לָאִ֖ישׁ אֲשֶׁ֣ר מָֽכַר־ל֑וֹ וְשָׁ֖ב לַאֲחֻזָּתֽוֹ׃ | Vehişav et-şeney mimkaro, veheşiv et-ha'odef la'iş aşer mahar-lo; veşav la'ahuzato. | Satışının yıllarını hesaplayacak, ve artanı sattığı adama geri verecek; ve mülküne dönecek. |
| 25:28 | כה:כחוְאִ֨ם לֹֽא־מָצְאָ֜ה יָד֗וֹ דֵּי֮ הָשִׁ֣יב לוֹ֒ וְהָיָ֣ה מִמְכָּר֗וֹ בְּיַד֙ הַקֹּנֶ֣ה אֹת֔וֹ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיּוֹבֵ֑ל וְיָצָא֙ בַּיֹּבֵ֔ל וְשָׁ֖ב לַאֲחֻזָּתֽוֹ׃ | Ve'im lo matz'a yado dey haşiv lo, vehaya mimkaro beyad hakone oto, ad şenat hayovel; veyatza bayovel, veşav la'ahuzato. | Eğer eli ona geri vermeye yetmezse, sattığı şey Yovel yılına kadar alıcının elinde kalacak; ve Yovel'de çıkacak, ve mülküne dönecek. |
ה
Beşinci Aliya
Vayikra 25:29–38 · 10 ayet
Surlu ve sursuz şehirlerde evlerin kurtarılması; faiz yasağı ve yoksul kardeşe destek olma yükümlülüğü.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:29 | כה:כטוְאִ֗ישׁ כִּֽי־יִמְכֹּ֤ר בֵּית־מוֹשַׁב֙ עִ֣יר חוֹמָ֔ה וְהָיְתָה֙ גְּאֻלָּת֔וֹ עַד־תֹּ֖ם שְׁנַ֣ת מִמְכָּר֑וֹ יָמִ֖ים תִּהְיֶ֥ה גְאֻלָּתֽוֹ׃ | Ve'iş ki-yimkor beyt-moşav ir homa, vehayta ge'ulato ad-tom şenat mimkaro; yamim tihye ge'ulato. | Eğer bir adam surlu bir şehirde oturduğu evi satarsa, satış yılının sonuna kadar kurtarma hakkı vardır; bir yıl boyunca kurtarma hakkı olacaktır. |
| 25:30 | כה:לוְאִ֣ם לֹֽא־יִגָּאֵ֗ל עַד־מְלֹ֣את לוֹ֩ שָׁנָ֨ה תְמִימָ֜ה וְקָ֣ם הַבַּ֗יִת אֲשֶׁר־בָּעִיר֙ אֲשֶׁר־ל֣וֹ חֹמָ֔ה לַצְּמִיתֻ֛ת לַקֹּנֶ֥ה אֹת֖וֹ לְדֹרֹתָ֑יו לֹ֥א יֵצֵ֖א בַּיֹּבֵֽל׃ | Ve'im lo-yiga'el ad-melot lo şana temima, vekam habayit aşer-ba'ir aşer-lo homa latzmitut, lakone oto ledorotav; lo yetze bayovel. | Eğer tam bir yıl dolmadan kurtarılmazsa, surlu şehirdeki ev sürekli olarak alıcının ve onun nesillerinin olur; Yovel'de çıkmaz. |
| 25:31 | כה:לאוּבָתֵּ֣י הַחֲצֵרִ֗ים אֲשֶׁ֨ר אֵין־לָהֶ֤ם חֹמָה֙ סָבִ֔יב עַל־שְׂדֵ֥ה הָאָ֖רֶץ יֵחָשֵׁ֑ב גְּאֻלָּה֙ תִּהְיֶה־לּ֔וֹ וּבַיֹּבֵ֖ל יֵצֵֽא׃ | Uvatey hahatzerim aşer eyn-lahem homa saviv, al-sede ha'aretz yehaşev; ge'ula tihye-lo, uvayovel yetze. | Fakat etrafında sur olmayan köylerin evleri, ülkenin tarlası gibi sayılacak; onlar için kurtarma hakkı olacak, ve Yovel'de çıkacaklar. |
| 25:32 | כה:לבוְעָרֵי֙ הַלְוִיִּ֔ם בָּתֵּ֖י עָרֵ֣י אֲחֻזָּתָ֑ם גְּאֻלַּ֥ת עוֹלָ֖ם תִּהְיֶ֥ה לַלְוִיִּֽם׃ | Ve'arey halevi'im, batey arey ahuzatam; ge'ulat olam tihye lalevi'im. | Ve Levililer'in şehirlerine gelince, Levililer mülk şehirlerindeki evleri için sürekli kurtarma hakkına sahiptir. |
| 25:33 | כה:לגוַאֲשֶׁ֤ר יִגְאַל֙ מִן־הַלְוִיִּ֔ם וְיָצָ֧א מִמְכַּר־בַּ֛יִת וְעִ֥יר אֲחֻזָּת֖וֹ בַּיֹּבֵ֑ל כִּ֣י בָתֵּ֞י עָרֵ֣י הַלְוִיִּ֗ם הִ֚וא אֲחֻזָּתָ֔ם בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ | Va'aşer yig'al min-halevi'im, veyatza mimkar-bayit ve'ir ahuzato bayovel; ki vatey arey halevi'im hi ahuzatam, betoh beney Yisrael. | Ve Levililer'den kurtarılan, satılan ev ve mülk şehri Yovel'de çıkacak; çünkü Levililer'in şehirlerindeki evler, Yisrael oğulları arasında onların mülküdür. |
| 25:34 | כה:לדוּֽשְׂדֵ֛ה מִגְרַ֥שׁ עָרֵיהֶ֖ם לֹ֣א יִמָּכֵ֑ר כִּֽי־אֲחֻזַּ֥ת עוֹלָ֖ם ה֥וּא לָהֶֽם׃ | Us'de migraş areyhem lo yimaher; ki-ahuzat olam hu lahem. | Ve şehirlerinin otlak tarlası satılamaz; çünkü onlar için sürekli mülktür. |
| 25:35 | כה:להוְכִֽי־יָמ֣וּךְ אָחִ֔יךָ וּמָ֥טָה יָד֖וֹ עִמָּ֑ךְ וְהֶֽחֱזַ֣קְתָּ בּ֔וֹ גֵּ֧ר וְתוֹשָׁ֛ב וָחַ֖י עִמָּֽךְ׃ | Ve'hi-yamuh ahiha, umata yado imah; vehehezakta bo, ger vetoşav vahay imah. | Eğer kardeşin yoksul düşer ve senin yanında eli zayıflarsa, ona destek olacaksın; ister yabancı ister misafir olsun, seninle yaşayacak. |
| 25:36 | כה:לואַל־תִּקַּ֤ח מֵֽאִתּוֹ֙ נֶ֣שֶׁךְ וְתַרְבִּ֔ית וְיָרֵ֖אתָ מֵֽאֱלֹהֶ֑יךָ וְחֵ֥י אָחִ֖יךָ עִמָּֽךְ׃ | Al-tikah me'ito neşeh vetarbit, veyareta me'Eloheha; vehey ahiha imah. | Ondan faiz ve kâr alma, ve Tanrın'dan kork; ve kardeşin seninle yaşasın. |
| 25:37 | כה:לזאֶ֨ת־כַּסְפְּךָ֔ לֹֽא־תִתֵּ֥ן ל֖וֹ בְּנֶ֑שֶׁךְ וּבְמַרְבִּ֖ית לֹא־תִתֵּ֥ן אָכְלֶֽךָ׃ | Et-kaspeha lo-titen lo beneşeh; uvemarbit lo-titen ohleha. | Ona faizle para vermeyeceksin, ve kârla yiyecek vermeyeceksin. |
| 25:38 | כה:לחאֲנִ֗י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לָתֵ֤ת לָכֶם֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן לִהְי֥וֹת לָכֶ֖ם לֵאלֹהִֽים׃ | Ani Adonay Eloheyhem, aşer hotzeti ethem me'eretz Mitzrayim, latet lahem et-eretz Kena'an, lihyot lahem l'Elohim. | Ben Adonay, Tanrınızım, sizi Mısır diyarından çıkaran, size Kenan diyarını vermek ve size Tanrı olmak için. |
ו
Altıncı Aliya
Vayikra 25:39–46 · 8 ayet
İbrani hizmetkârın muamelesi; ağır iş yasağı; yabancı köleler hakkında kanunlar.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:39 | כה:לטוְכִֽי־יָמ֥וּךְ אָחִ֛יךָ עִמָּ֖ךְ וְנִמְכַּר־לָ֑ךְ לֹא־תַעֲבֹ֥ד בּ֖וֹ עֲבֹ֥דַת עָֽבֶד׃ | Ve'hi-yamuh ahiha imah venimkar-lah; lo-ta'avod bo avodat aved. | Eğer kardeşin senin yanında yoksul düşer ve sana satılırsa, ona köle işi yaptırmayacaksın. |
| 25:40 | כה:מכְּשָׂכִ֥יר כְּתוֹשָׁ֖ב יִהְיֶ֣ה עִמָּ֑ךְ עַד־שְׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל יַעֲבֹ֥ד עִמָּֽךְ׃ | Kesahir ketoşav yihye imah; ad-şenat hayovel ya'avod imah. | Ücretli işçi gibi, misafir gibi seninle olacak; Yovel yılına kadar seninle çalışacak. |
| 25:41 | כה:מאוְיָצָ֣א מֵֽעִמָּ֔ךְ ה֖וּא וּבָנָ֣יו עִמּ֑וֹ וְשָׁב֙ אֶל־מִשְׁפַּחְתּ֔וֹ וְאֶל־אֲחֻזַּ֥ת אֲבֹתָ֖יו יָשֽׁוּב׃ | Veyatza me'imah, hu uvanav imo; veşav el-mişpahto, ve'el-ahuzat avotav yaşuv. | Ve senden çıkacak, o ve çocukları onunla; ve ailesine dönecek, ve atalarının mülküne geri dönecek. |
| 25:42 | כה:מבכִּֽי־עֲבָדַ֣י הֵ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אֹתָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לֹ֥א יִמָּכְר֖וּ מִמְכֶּ֥רֶת עָֽבֶד׃ | Ki-avaday hem, aşer hotzeti otam me'eretz Mitzrayim; lo yimahru mimkeret aved. | Çünkü onlar Benim kullarımdır, Mısır diyarından çıkardıklarım; köle olarak satılamazlar. |
| 25:43 | כה:מגלֹא־תִרְדֶּ֥ה ב֖וֹ בְּפָ֑רֶךְ וְיָרֵ֖אתָ מֵאֱלֹהֶֽיךָ׃ | Lo-tirde bo befahreh; veyareta me'Eloheha. | Ona sertlikle hükmetmeyeceksin, ve Tanrın'dan korkacaksın. |
| 25:44 | כה:מדוְעַבְדְּךָ֥ וַאֲמָתְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר יִהְיוּ־לָ֑ךְ מֵאֵ֣ת הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיכֶ֔ם מֵהֶ֥ם תִּקְנ֖וּ עֶ֥בֶד וְאָמָֽה׃ | Ve'avdeha va'amateha aşer yihyu-lah, me'et hagoyim aşer svivoteyhem, mehem tiknu eved ve'ama. | Ve senin olacak erkek ve kadın hizmetkârlarına gelince, çevrendeki milletlerden olacak; onlardan erkek ve kadın hizmetkâr satın alabilirsiniz. |
| 25:45 | כה:מהוְ֠גַם מִבְּנֵ֨י הַתּוֹשָׁבִ֜ים הַגָּרִ֤ים עִמָּכֶם֙ מֵהֶ֣ם תִּקְנ֔וּ וּמִמִּשְׁפַּחְתָּם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמָּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר הוֹלִ֖ידוּ בְּאַרְצְכֶ֑ם וְהָי֥וּ לָכֶ֖ם לַֽאֲחֻזָּֽה׃ | Vegam mibney hatovşavim hagarim imahem, mehem tiknu, umimişpahtam aşer imahem, aşer holidu b'artzehem; vehayu lahem la'ahuza. | Ve ayrıca aranızda yaşayan yabancıların çocuklarından, onlardan satın alabilirsiniz, ve ülkenizde doğan ailelerinden; ve onlar sizin için mülk olacak. |
| 25:46 | כה:מווְהִתְנַחַלְתֶּ֨ם אֹתָ֜ם לִבְנֵיכֶ֤ם אַחֲרֵיכֶם֙ לָרֶ֣שֶׁת אֲחֻזָּ֔ה לְעֹלָ֖ם בָּהֶ֣ם תַּעֲבֹ֑דוּ וּבְאַ֨חֵיכֶ֤ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אִ֣ישׁ בְּאָחִ֔יו לֹא־תִרְדֶּ֥ה ב֖וֹ בְּפָֽרֶךְ׃ | Vehitnaḥaltem otam livneyhem ahareyhem la'reşet aḥuza, le'olam bahem ta'avodu; uva'aḥeyhem bney-Yisrael iş be'aḥiv, lo-tirde bo befaḥreh. | Ve onları kendinizden sonraki çocuklarınıza miras olarak bırakacaksınız, sürekli mülk olarak; onlara hükmedebilirsiniz. Fakat Yisrael oğulları olan kardeşlerinize, birbirinize sertlikle hükmetmeyeceksiniz. |
ז
Yedinci Aliya
Vayikra 25:47–26:46 · 54 ayet
Yabancıdan hizmetkâr kurtarma; putperestlik yasağı; Şabat'ı tutma; itaat için kutsamalar ve itaatsizlik için sert azarlamalar (Tohaha); antlaşmanın hatırlanması.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 25:47 | כה:מזוְכִ֣י תַשִּׂ֗יג יַ֣ד גֵּ֤ר וְתוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ וּמָ֥ךְ אָחִ֖יךָ עִמּ֑וֹ וְנִמְכַּ֗ר לְגֵ֤ר תּוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ א֥וֹ לְעֵ֖קֶר מִשְׁפַּ֥חַת גֵּֽר׃ | Ve'hi tasig yad ger vetoşav imah, umah ahiha imo; venimkar leger toşav imah, o le'eker mişpahat ger. | Eğer aranızdaki bir yabancı veya misafir zenginleşir, ve kardeşin onun yanında yoksul düşüp kendini o yabancıya veya onun ailesinden birine satarsa, |
| 25:48 | כה:מחאַחֲרֵ֣י נִמְכַּ֔ר גְּאֻלָּ֖ה תִּהְיֶה־לּ֑וֹ אֶחָ֥ד מֵאֶחָ֖יו יִגְאָלֶֽנּוּ׃ | Aharey nimkar, ge'ula tihye-lo; ehad me'ehav yig'alenu. | Satıldıktan sonra kurtuluş hakkı olacak; kardeşlerinden biri onu kurtaracak. |
| 25:49 | כה:מטאוֹ־דֹד֞וֹ א֤וֹ בֶן־דֹּדוֹ֙ יִגְאָלֶ֔נּוּ אֽוֹ־מִשְּׁאֵ֧ר בְּשָׂר֛וֹ מִמִּשְׁפַּחְתּ֖וֹ יִגְאָלֶ֑נּוּ אֽוֹ־הִשִּׂ֥יגָה יָד֖וֹ וְנִגְאָֽל׃ | O dodo o ven-dodo yig'alenu, o-miş'er besaro mimişpahto yig'alenu; o-hisiga yado venig'al. | Veya amcası, veya amcasının oğlu onu kurtaracak, veya ailesinden herhangi bir akrabası onu kurtaracak; veya eli yeterli olursa kendi kendini kurtaracak. |
| 25:50 | כה:נוְחִשַּׁב֙ עִם־קֹנֵ֔הוּ מִשְּׁנַת֙ הִמָּ֣כְרוֹ ל֔וֹ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְהָיָ֞ה כֶּ֤סֶף מִמְכָּרוֹ֙ בְּמִסְפַּ֣ר שָׁנִ֔ים כִּימֵ֥י שָׂכִ֖יר יִהְיֶ֥ה עִמּֽוֹ׃ | Vehişav im-konehu, mişnat himahro lo, ad şenat hayovel; vehaya kesef mimkaro bemispar şanim, kimey sahir yihye imo. | Ve kendisini satın alanla, satıldığı yıldan Yovel yılına kadar hesap yapacak; ve satışının bedeli yılların sayısına göre olacak; bir ücretli işçi gibi onunla olacak. |
| 25:51 | כה:נאאִם־ע֥וֹד רַבּ֖וֹת בַּשָּׁנִ֑ים לְפִיהֶן֙ יָשִׁ֣יב גְּאֻלָּת֔וֹ מִכֶּ֖סֶף מִקְנָתֽוֹ׃ | Im-od rabot başanim; lefihen yaşiv ge'ulato, mikesef miknato. | Eğer daha çok yıl varsa, onlara göre satın alma parasından kurtuluş bedelini geri ödeyecek. |
| 25:52 | כה:נבוְאִם־מְעַ֞ט נִשְׁאַ֧ר בַּשָּׁנִ֛ים עַד־שְׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל וְחִשַּׁב־ל֑וֹ כְּפִ֣י שָׁנָ֔יו יָשִׁ֖יב אֶת־גְּאֻלָּתֽוֹ׃ | Ve'im-me'at niş'ar başanim ad-şenat hayovel; vehişav-lo, kefi şanav yaşiv et-ge'ulato. | Eğer Yovel yılına az yıl kalmışsa, onunla hesap yapacak; yıllarına göre kurtuluş bedelini geri ödeyecek. |
| 25:53 | כה:נגכִּשְׂכִ֥יר שָׁנָ֛ה בְּשָׁנָ֖ה יִהְיֶ֣ה עִמּ֑וֹ לֹֽא־יִרְדֶּ֥נּֽוּ בְּפֶ֖רֶךְ לְעֵינֶֽיךָ׃ | Kis'hir şana beşana yihye imo; lo-yirdenu befehreh le'eyneha. | Yıllık ücretli işçi gibi onunla olacak; senin gözünün önünde ona sertlikle hükmetmeyecek. |
| 25:54 | כה:נדוְאִם־לֹ֥א יִגָּאֵ֖ל בְּאֵ֑לֶּה וְיָצָא֙ בִּשְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֔ל ה֖וּא וּבָנָ֥יו עִמּֽוֹ׃ | Ve'im-lo yiga'el be'ele; veyatza bişnat hayovel, hu uvanav imo. | Eğer bu şekillerde kurtulmazsa, Yovel yılında çıkacak, o ve çocukları onunla. |
| 25:55 | כה:נהכִּֽי־לִ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ עֲבָדִ֔ים עֲבָדַ֣י הֵ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אוֹתָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃ | Ki-li vney-Yisrael avadim, avaday hem, aşer hotzeti otam me'eretz Mitzrayim; ani Adonay Eloheyhem. | Çünkü Yisrael oğulları Benim kullarımdır; Mısır diyarından çıkardığım kullarımdır onlar; Ben Adonay, Tanrınızım. |
| 26:1 | כו:אלֹ֣א תַעֲשׂ֨וּ לָכֶ֜ם אֱלִילִ֗ם וּפֶ֤סֶל וּמַצֵּבָה֙ לֹֽא־תָקִ֣ימוּ לָכֶ֔ם וְאֶ֣בֶן מַשְׂכִּ֗ית לֹ֤א תִתְּנוּ֙ בְּאַרְצְכֶ֔ם לְהִֽשְׁתַּחֲוֹ֖ת עָלֶ֑יהָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃ | Lo ta'asu lahem elilim, ufesel umatzeva lo-takimu lahem, ve'even maskit lo titnu b'artzehem lehiştahavot aleyha; ki ani Adonay Eloheyhem. | Kendinize put yapmayacaksınız, ve oyma put veya dikili taş dikmeyeceksiniz, ve ülkenizde önünde eğilmek için resimli taş koymayacaksınız; çünkü Ben Adonay, Tanrınızım. |
| 26:2 | כו:באֶת־שַׁבְּתֹתַ֣י תִּשְׁמֹ֔רוּ וּמִקְדָּשִׁ֖י תִּירָ֑אוּ אֲנִ֖י יְהוָֽה׃ | Et-şabtotay tişmoru, umikdaşi tira'u; ani Adonay. | Şabat günlerimi tutacaksınız, ve mabedime saygı göstereceksiniz; Ben Adonay'ım. |
| 26:3 | כו:גאִם־בְּחֻקֹּתַ֖י תֵּלֵ֑כוּ וְאֶת־מִצְוֹתַ֣י תִּשְׁמְר֔וּ וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָֽם׃ | Im-behukotay telehu, ve'et-mitzvotay tişmeru, va'asitem otam. | Eğer kanunlarımda yürür, ve emirlerimi tutar ve onları yaparsanız, |
| 26:4 | כו:דוְנָתַתִּ֥י גִשְׁמֵיכֶ֖ם בְּעִתָּ֑ם וְנָתְנָ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה יִתֵּ֥ן פִּרְיֽוֹ׃ | Venatati gişmeyhem be'itam; venatna ha'aretz yevula, ve'etz hasade yiten piryo. | Yağmurlarınızı zamanında vereceğim; ve toprak ürününü verecek, ve tarlanın ağacı meyvesini verecek. |
| 26:5 | כו:הוְהִשִּׂ֨יג לָכֶ֥ם דַּ֙יִשׁ֙ אֶת־בָּצִ֔יר וּבָצִ֖יר יַשִּׂ֣יג אֶת־זָ֑רַע וַאֲכַלְתֶּ֤ם לַחְמְכֶם֙ לָשֹׂ֔בַע וִֽישַׁבְתֶּ֥ם לָבֶ֖טַח בְּאַרְצְכֶֽם׃ | Ve'hisig lahem dayiş et-batzir, uvatzir yasig et-zara; va'ahaltem lahm'hem lasova, vişavtem lavetah b'artzehem. | Harmanınız bağbozumuna yetişecek, ve bağbozumu ekime yetişecek; ve ekmeğinizi doyana kadar yiyeceksiniz, ve ülkenizde güven içinde oturacaksınız. |
| 26:6 | כו:ווְנָתַתִּ֤י שָׁלוֹם֙ בָּאָ֔רֶץ וּשְׁכַבְתֶּ֖ם וְאֵ֣ין מַחֲרִ֑יד וְהִשְׁבַּתִּ֞י חַיָּ֤ה רָעָה֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְחֶ֖רֶב לֹא־תַעֲבֹ֥ר בְּאַרְצְכֶֽם׃ | Venatati şalom ba'aretz, uşhavtem ve'eyn mahrid; vehişbati haya ra'a min-ha'aretz, veherev lo-ta'avor b'artzehem. | Ve ülkede barış vereceğim, ve yatacaksınız, ve kimse sizi korkutmayacak; ve ülkeden kötü hayvanları yok edeceğim, ve kılıç ülkenizden geçmeyecek. |
| 26:7 | כו:זוּרְדַפְתֶּ֖ם אֶת־אֹיְבֵיכֶ֑ם וְנָפְל֥וּ לִפְנֵיכֶ֖ם לֶחָֽרֶב׃ | Urdafetem et-oyveyhem; venaflu lifneyhem la'herev. | Ve düşmanlarınızı kovalayacaksınız, ve onlar önünüzde kılıçla düşecekler. |
| 26:8 | כו:חוְרָדְפ֨וּ מִכֶּ֤ם חֲמִשָּׁה֙ מֵאָ֔ה וּמֵאָ֥ה מִכֶּ֖ם רְבָבָ֣ה יִרְדֹּ֑פוּ וְנָפְל֧וּ אֹיְבֵיכֶ֛ם לִפְנֵיכֶ֖ם לֶחָֽרֶב׃ | Veradfu mikem hamişa me'a, ume'a mikem revava yirdofu; venaflu oyveyhem lifneyhem la'herev. | Sizden beş kişi yüz kişiyi kovalayacak, ve sizden yüz kişi on bin kişiyi kovalayacak; ve düşmanlarınız önünüzde kılıçla düşecekler. |
| 26:9 | כו:טוּפָנִ֣יתִי אֲלֵיכֶ֔ם וְהִפְרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם וְהִרְבֵּיתִ֖י אֶתְכֶ֑ם וַהֲקִימֹתִ֥י אֶת־בְּרִיתִ֖י אִתְּכֶֽם׃ | Ufaniti aleyhem, vehifreyti ethem, vehirbeyti ethem; vehakimoti et-briti ithem. | Ve size döneceğim, ve sizi verimli kılacağım, ve sizi çoğaltacağım; ve sizinle antlaşmamı sürdüreceğim. |
| 26:10 | כו:יוַאֲכַלְתֶּ֥ם יָשָׁ֖ן נוֹשָׁ֑ן וְיָשָׁ֕ן מִפְּנֵ֥י חָדָ֖שׁ תּוֹצִֽיאוּ׃ | Va'ahaltem yaşan noşan; veyaşan mipney hadaş totzi'u. | Ve eskiyi, çok eskimişi yiyeceksiniz; ve yeninin önünde eskisini çıkaracaksınız. |
| 26:11 | כו:יאוְנָתַתִּ֥י מִשְׁכָּנִ֖י בְּתוֹכְכֶ֑ם וְלֹֽא־תִגְעַ֥ל נַפְשִׁ֖י אֶתְכֶֽם׃ | Venatati mişkani betohehem; velo-tig'al nafşi ethem. | Ve meskenimi aranıza kuracağım; ve canım sizden tiksinmeyecek. |
| 26:12 | כו:יבוְהִתְהַלַּכְתִּי֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְהָיִ֥יתִי לָכֶ֖ם לֵֽאלֹהִ֑ים וְאַתֶּ֖ם תִּהְיוּ־לִ֥י לְעָֽם׃ | Vehithalah'ti betohehem, vehayiti lahem l'Elohim; ve'atem tihyu-li le'am. | Ve aranızda yürüyeceğim, ve size Tanrı olacağım, ve siz de Bana halk olacaksınız. |
| 26:13 | כו:יגאֲנִ֞י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם אֲשֶׁ֨ר הוֹצֵ֤אתִי אֶתְכֶם֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִֽהְיֹ֥ת לָהֶ֖ם עֲבָדִ֑ים וָאֶשְׁבֹּר֙ מֹטֹ֣ת עֻלְּכֶ֔ם וָאוֹלֵ֥ךְ אֶתְכֶ֖ם קֽוֹמְמִיּֽוּת׃ | Ani Adonay Eloheyhem, aşer hotzeti ethem me'eretz Mitzrayim, mihyot lahem avadim; va'eşbor motot ulehem, va'oleḥ ethem komemiyut. | Ben Adonay, Tanrınızım, sizi Mısır diyarından çıkaran, onlara köle olmayasınız diye; ve boyunduruğunuzun kollarını kırdım, ve sizi dimdik yürüttüm. |
| 26:14 | כו:ידוְאִם־לֹ֥א תִשְׁמְע֖וּ לִ֑י וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ אֵ֥ת כָּל־הַמִּצְוֹ֖ת הָאֵֽלֶּה׃ | Ve'im-lo tişme'u li; velo ta'asu, et kol-hamitzvot ha'ele. | Eğer Beni dinlemez ve tüm bu emirleri yapmazsanız, |
| 26:15 | כו:טווְאִם־בְּחֻקֹּתַ֣י תִּמְאָ֔סוּ וְאִ֥ם אֶת־מִשְׁפָּטַ֖י תִּגְעַ֣ל נַפְשְׁכֶ֑ם לְבִלְתִּ֤י עֲשׂוֹת֙ אֶת־כָּל־מִצְוֹתַ֔י לְהַפְרְכֶ֖ם אֶת־בְּרִיתִֽי׃ | Ve'im-behukotay tim'asu, ve'im et-mişpatay tig'al nafşehem, levilti asot et-kol-mitzvotay, lehafrehem et-briti. | Ve kanunlarımdan tiksinir, ve hükümlerimi canınız reddeder, tüm emirlerimi yapmaz ve antlaşmamı bozarsanız, |
| 26:16 | כו:טזאַף־אֲנִ֞י אֶֽעֱשֶׂה־זֹּ֣את לָכֶ֗ם וְהִפְקַדְתִּ֨י עֲלֵיכֶ֤ם בֶּֽהָלָה֙ אֶת־הַשַּׁחֶ֣פֶת וְאֶת־הַקַּדַּ֔חַת מְכַלּ֥וֹת עֵינַ֖יִם וּמְדִיבֹ֣ת נָ֑פֶשׁ וּזְרַעְתֶּ֤ם לָרִיק֙ זַרְעֲכֶ֔ם וַאֲכָלֻ֖הוּ אֹיְבֵיכֶֽם׃ | Af-ani e'ese-zot lahem, vehifkad'ti aleyhem behala et-haşahefet ve'et-hakadahat, mehalot eynayim umedivot nafeş; uzratem larik zar'ahem, va'ahaluhu oyveyhem. | Ben de size şunu yapacağım: Üzerinize dehşet, verem ve sıtma göndereceğim, gözleri tüketen ve canı eriten; ve tohumunuzu boşuna ekeceksiniz, ve düşmanlarınız onu yiyecek. |
| 26:17 | כו:יזוְנָתַתִּ֤י פָנַי֙ בָּכֶ֔ם וְנִגַּפְתֶּ֖ם לִפְנֵ֣י אֹיְבֵיכֶ֑ם וְרָד֤וּ בָכֶם֙ שֹֽׂנְאֵיכֶ֔ם וְנַסְתֶּ֖ם וְאֵין־רֹדֵ֥ף אֶתְכֶֽם׃ | Venatati fanay bahem, venigaftem lifney oyveyhem; veradu vahem son'eyhem, venastem ve'eyn-rodef ethem. | Yüzümü size karşı çevireceğim, ve düşmanlarınızın önünde vurulacaksınız; sizden nefret edenler size hükmedecek, ve kimse sizi kovalamazken kaçacaksınız. |
| 26:18 | כו:יחוְאִ֨ם־עַד־אֵ֔לֶּה לֹ֥א תִשְׁמְע֖וּ לִ֑י וְיָסַפְתִּי֙ לְיַסְּרָ֣ה אֶתְכֶ֔ם שֶׁ֖בַע עַל־חַטֹּאתֵיכֶֽם׃ | Ve'im-ad-ele lo tişme'u li; veyasafti leyasra ethem, şeva al-hatoteyhem. | Ve eğer bunlara rağmen Beni dinlemezseniz, günahlarınız için sizi yedi kat daha fazla terbiye edeceğim. |
| 26:19 | כו:יטוְשָֽׁבַרְתִּ֖י אֶת־גְּא֣וֹן עֻזְּכֶ֑ם וְנָתַתִּ֤י אֶת־שְׁמֵיכֶם֙ כַּבַּרְזֶ֔ל וְאֶֽת־אַרְצְכֶ֖ם כַּנְּחֻשָֽׁה׃ | Veşavarti et-ge'on uzehem; venatati et-şmeyhem kabarzel, ve'et-artzehem kan'huşa. | Ve gücünüzün gururunu kıracağım; ve göklerinizi demir gibi, ve toprağınızı tunç gibi yapacağım. |
| 26:20 | כו:כוְתַ֥ם לָרִ֖יק כֹּחֲכֶ֑ם וְלֹֽא־תִתֵּ֤ן אַרְצְכֶם֙ אֶת־יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֣ץ הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יִתֵּ֖ן פִּרְיֽוֹ׃ | Vetam larik kohahhem; velo-titen artzehem et-yevula, ve'etz ha'aretz lo yiten piryo. | Ve gücünüz boşuna tükenecek; ve toprağınız ürününü vermeyecek, ve ülkenin ağacı meyvesini vermeyecek. |
| 26:21 | כו:כאוְאִם־תֵּֽלְכ֤וּ עִמִּי֙ קֶ֔רִי וְלֹ֥א תֹאב֖וּ לִשְׁמֹ֣עַֽ לִ֑י וְיָסַפְתִּ֤י עֲלֵיכֶם֙ מַכָּ֔ה שֶׁ֖בַע כְּחַטֹּאתֵיכֶֽם׃ | Ve'im-telhu imi keri, velo tovu lişmo'a li; veyasafti aleyhem maka, şeva kehatoteyhem. | Ve eğer Bana karşı gelir ve Beni dinlemek istemezseniz, günahlarınıza göre üzerinize yedi kat daha fazla darbe indireceğim. |
| 26:22 | כו:כבוְהִשְׁלַחְתִּ֨י בָכֶ֜ם אֶת־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְשִׁכְּלָ֣ה אֶתְכֶ֔ם וְהִכְרִ֙יתָה֙ אֶת־בְּהֶמְתְּכֶ֔ם וְהִמְעִ֖יטָה אֶתְכֶ֑ם וְנָשַׁ֖מּוּ דַּרְכֵיכֶֽם׃ | Vehişlahti vahem et-hayat hasade, veşikla ethem, vehihrita et-behemtehem, vehim'ita ethem; venaşamu darheyhem. | Ve üzerinize kırın vahşi hayvanlarını salacağım, ve sizi çocuksuz bırakacaklar, ve hayvanlarınızı yok edecekler, ve sizi azaltacaklar; ve yollarınız ıssız kalacak. |
| 26:23 | כו:כגוְאִ֨ם־בְּאֵ֔לֶּה לֹ֥א תִוָּסְר֖וּ לִ֑י וַהֲלַכְתֶּ֥ם עִמִּ֖י קֶֽרִי׃ | Ve'im-be'ele lo tivasru li; vahalahtem imi keri. | Ve eğer bunlarla Bana dönmez ve Bana karşı gelirseniz, |
| 26:24 | כו:כדוְהָֽלַכְתִּ֧י אַף־אֲנִ֛י עִמָּכֶ֖ם בְּקֶ֑רִי וְהִכֵּיתִ֤י אֶתְכֶם֙ גַּם־אָ֔נִי שֶׁ֖בַע עַל־חַטֹּאתֵיכֶֽם׃ | Vehalahti af-ani imahem bekeri; vehikeyti ethem gam-ani, şeva al-hatoteyhem. | O zaman Ben de size karşı geleceğim, ve günahlarınız için sizi yedi kat vuracağım. |
| 26:25 | כו:כהוְהֵבֵאתִ֨י עֲלֵיכֶ֜ם חֶ֗רֶב נֹקֶ֙מֶת֙ נְקַם־בְּרִ֔ית וְנֶאֱסַפְתֶּ֖ם אֶל־עָרֵיכֶ֑ם וְשִׁלַּ֤חְתִּי דֶ֙בֶר֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְנִתַּתֶּ֖ם בְּיַד־אוֹיֵֽב׃ | Vehev'eti aleyhem herev nokemet nekam-brit, vene'esaftem el-areyhem; veşilahti dever betohehem, venitatem beyad-oyev. | Ve üzerinize antlaşmanın intikamını alan bir kılıç getireceğim; ve şehirlerinize toplanacaksınız, ama aranıza veba göndereceğim, ve düşman eline verileceksiniz. |
| 26:26 | כו:כובְּשִׁבְרִ֣י לָכֶם֮ מַטֵּה־לֶחֶם֒ וְ֠אָפוּ עֶ֣שֶׂר נָשִׁ֤ים לַחְמְכֶם֙ בְּתַנּ֣וּר אֶחָ֔ד וְהֵשִׁ֥יבוּ לַחְמְכֶ֖ם בַּמִּשְׁקָ֑ל וַאֲכַלְתֶּ֖ם וְלֹ֥א תִשְׂבָּֽעוּ׃ | Beşivri lahem mate-lehem, ve'afu eser naşim lahm'hem betanur ehad, veheşivu lahm'hem bamişkal; va'ahaltem velo tisba'u. | Ekmeğinizin desteğini kırdığımda, on kadın ekmeğinizi bir fırında pişirecek, ve ekmeğinizi tartıyla geri verecekler; ve yiyeceksiniz ama doymayacaksınız. |
| 26:27 | כו:כזוְאִ֨ם־בְּזֹ֔את לֹ֥א תִשְׁמְע֖וּ לִ֑י וַהֲלַכְתֶּ֥ם עִמִּ֖י בְּקֶֽרִי׃ | Ve'im-bezot lo tişme'u li; vahalahtem imi bekeri. | Ve eğer buna rağmen Beni dinlemez ve Bana karşı gelirseniz, |
| 26:28 | כו:כחוְהָלַכְתִּ֥י עִמָּכֶ֖ם בַּחֲמַת־קֶ֑רִי וְיִסַּרְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ אַף־אָ֔נִי שֶׁ֖בַע עַל־חַטֹּאתֵיכֶֽם׃ | Vehalahti imahem bahamat-keri; veyisarti ethem af-ani, şeva al-hatoteyhem. | Size karşı öfkeyle yürüyeceğim, ve günahlarınız için sizi yedi kat terbiye edeceğim. |
| 26:29 | כו:כטוַאֲכַלְתֶּ֖ם בְּשַׂ֣ר בְּנֵיכֶ֑ם וּבְשַׂ֥ר בְּנֹתֵיכֶ֖ם תֹּאכֵֽלוּ׃ | Va'ahaltem besar beneyhem; uvesar benoteyhem tohelu. | Ve oğullarınızın etini yiyeceksiniz, ve kızlarınızın etini yiyeceksiniz. |
| 26:30 | כו:לוְהִשְׁמַדְתִּ֞י אֶת־בָּמֹֽתֵיכֶ֗ם וְהִכְרַתִּי֙ אֶת־חַמָּ֣נֵיכֶ֔ם וְנָֽתַתִּי֙ אֶת־פִּגְרֵיכֶ֔ם עַל־פִּגְרֵ֖י גִּלּוּלֵיכֶ֑ם וְגָעֲלָ֥ה נַפְשִׁ֖י אֶתְכֶֽם׃ | Vehişmad'ti et-bamoteyhem, vehihrati et-hamaneyhem; venatati et-pigreyhem al-pigrey giluleyhem; vega'ala nafşi ethem. | Ve putperest yüksek yerlerinizi yok edeceğim, ve güneş sütunlarınızı keseceğim, ve leşlerinizi putlarınızın leşleri üzerine atacağım; ve canım sizden tiksinecek. |
| 26:31 | כו:לאוְנָתַתִּ֤י אֶת־עָֽרֵיכֶם֙ חָרְבָּ֔ה וַהֲשִׁמּוֹתִ֖י אֶת־מִקְדְּשֵׁיכֶ֑ם וְלֹ֣א אָרִ֔יחַ בְּרֵ֖יחַ נִיחֹֽחֲכֶֽם׃ | Venatati et-areyhem horba, vahaşimoti et-mikdeşeyhem; velo ari'ah bere'ah nihoheyhem. | Ve şehirlerinizi harabeye çevireceğim, ve mabetlerinizi ıssız bırakacağım, ve hoş kokularınızı koklamayacağım. |
| 26:32 | כו:לבוַהֲשִׁמֹּתִ֥י אֲנִ֖י אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָֽׁמְמ֤וּ עָלֶ֙יהָ֙ אֹֽיְבֵיכֶ֔ם הַיֹּשְׁבִ֖ים בָּֽהּ׃ | Vahaşimoti ani et-ha'aretz; veşamemu aleyha oyveyhem, hayoşvim ba. | Ve ülkeyi Ben ıssız bırakacağım; ve orada oturan düşmanlarınız şaşkına dönecek. |
| 26:33 | כו:לגוְאֶתְכֶם֙ אֱזָרֶ֣ה בַגּוֹיִ֔ם וַהֲרִיקֹתִ֥י אַחֲרֵיכֶ֖ם חָ֑רֶב וְהָיְתָ֤ה אַרְצְכֶם֙ שְׁמָמָ֔ה וְעָרֵיכֶ֖ם יִהְי֥וּ חָרְבָּֽה׃ | Ve'ethem ezare vagoyim, vaharikoti ahareyhem hareiv; vehayta artzehem şemama, ve'areyhem yihyu horba. | Ve sizi milletler arasına dağıtacağım, ve peşinizden kılıç çekeceğim; ve ülkeniz ıssız kalacak, ve şehirleriniz harabe olacak. |
| 26:34 | כו:לדאָז֩ תִּרְצֶ֨ה הָאָ֜רֶץ אֶת־שַׁבְּתֹתֶ֗יהָ כֹּ֚ל יְמֵ֣י הָשַּׁמָּ֔ה וְאַתֶּ֖ם בְּאֶ֣רֶץ אֹיְבֵיכֶ֑ם אָ֚ז תִּשְׁבַּ֣ת הָאָ֔רֶץ וְהִרְצָ֖ת אֶת־שַׁבְּתֹתֶֽיהָ׃ | Az tirtze ha'aretz et-şabtoteyha, kol yemey haşama, ve'atem be'eretz oyveyhem; az tişbat ha'aretz, vehirtzat et-şabtoteyha. | O zaman ülke, ıssız kaldığı tüm günler boyunca Şabatlarından keyif alacak, ve siz düşmanlarınızın ülkesinde olacaksınız; o zaman ülke dinlenecek ve Şabatlarından keyif alacak. |
| 26:35 | כו:להכָּל־יְמֵ֥י הָשַּׁמָּ֖ה תִּשְׁבֹּ֑ת אֵ֣ת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־שָׁבְתָ֛ה בְּשַׁבְּתֹתֵיכֶ֖ם בְּשִׁבְתְּכֶ֥ם עָלֶֽיהָ׃ | Kol-yemey haşama tişbot, et aşer lo-şavta beşabtoteyhem, beşivtehem aleyha. | Issız kaldığı tüm günler boyunca dinlenecek, çünkü üzerinde oturduğunuz Şabatlarınızda dinlenmemişti. |
| 26:36 | כו:לווְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֔ם וְהֵבֵ֤אתִי מֹ֙רֶךְ֙ בִּלְבָבָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיהֶ֑ם וְרָדַ֣ף אֹתָ֗ם ק֚וֹל עָלֶ֣ה נִדָּ֔ף וְנָס֧וּ מְנֻֽסַת־חֶ֛רֶב וְנָפְל֖וּ וְאֵ֥ין רֹדֵֽף׃ | Vehanіş'arim bahem, vehev'eti moreh bilvavam, be'artzot oyveyhem; veradaf otam kol ale nidaf, venasu menusa-therev, venaflu ve'eyn rodef. | Ve sizden geri kalanlara, düşmanlarının ülkelerinde yüreklerine korku salacağım; ve onları süpürülen bir yaprağın sesi kovalayacak, ve kılıçtan kaçar gibi kaçacaklar, ve kimse kovalamazken düşecekler. |
| 26:37 | כו:לזוְכָשְׁל֧וּ אִישׁ־בְּאָחִ֛יו כְּמִפְּנֵי־חֶ֖רֶב וְרֹדֵ֣ף אָ֑יִן וְלֹא־תִֽהְיֶ֤ה לָכֶם֙ תְּקוּמָ֔ה לִפְנֵ֖י אֹֽיְבֵיכֶֽם׃ | Vehaşlu iş-be'ahiv kimfney-herev, verodef ayin; velo-tihye lahem tekuma, lifney oyveyhem. | Ve kimse kovalamazken, kılıç önündeymiş gibi birbirleri üzerine yıkılacaklar; ve düşmanlarınızın önünde duramayacaksınız. |
| 26:38 | כו:לחוַאֲבַדְתֶּ֖ם בַּגּוֹיִ֑ם וְאָכְלָ֣ה אֶתְכֶ֔ם אֶ֖רֶץ אֹיְבֵיכֶֽם׃ | Va'avadtem bagoyim; ve'ahla ethem, eretz oyveyhem. | Ve milletler arasında yok olacaksınız, ve düşmanlarınızın ülkesi sizi yiyip bitirecek. |
| 26:39 | כו:לטוְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֗ם יִמַּ֙קּוּ֙ בַּֽעֲוֹנָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיכֶ֑ם וְאַ֛ף בַּעֲוֹנֹ֥ת אֲבֹתָ֖ם אִתָּ֥ם יִמָּֽקּוּ׃ | Vehanіş'arim bahem, yimaku ba'avonam, be'artzot oyveyhem; ve'af ba'avonot avotam itam yimaku. | Ve sizden geri kalanlar, düşmanlarınızın ülkelerinde suçları yüzünden eriyecekler; ve ayrıca atalarının suçları yüzünden onlarla birlikte eriyecekler. |
| 26:40 | כו:מוְהִתְוַדּ֤וּ אֶת־עֲוֹנָם֙ וְאֶת־עֲוֹ֣ן אֲבֹתָ֔ם בְּמַעֲלָ֖ם אֲשֶׁ֣ר מָֽעֲלוּ־בִ֑י וְאַ֕ף אֲשֶׁר־הָֽלְכ֥וּ עִמִּ֖י בְּקֶֽרִי׃ | Vehitvadu et-avonam ve'et-avon avotam, bema'alam aşer ma'alu-vi; ve'af aşer-halhu imi bekeri. | Ve kendi suçlarını ve atalarının suçlarını, Bana ihanetlerini ve Bana karşı geldiklerini itiraf edecekler. |
| 26:41 | כו:מאאַף־אֲנִ֗י אֵלֵ֤ךְ עִמָּם֙ בְּקֶ֔רִי וְהֵבֵאתִ֣י אֹתָ֔ם בְּאֶ֖רֶץ אֹיְבֵיהֶ֑ם א֣וֹ־אָ֣ז יִכָּנַ֗ע לְבָבָם֙ הֶֽעָרֵ֔ל וְאָ֖ז יִרְצ֥וּ אֶת־עֲוֹנָֽם׃ | Af-ani eleh imam bekeri, vehev'eti otam be'eretz oyveyhem; o-az yikana levavam he'arel, ve'az yirtzu et-avonam. | Ben de onlara karşı geleceğim, ve onları düşmanlarının ülkesine getireceğim; o zaman belki sünnetsiz yürekleri alçalır, ve o zaman suçlarını kabul ederler. |
| 26:42 | כו:מבוְזָכַרְתִּ֖י אֶת־בְּרִיתִ֣י יַעֲק֑וֹב וְאַף֩ אֶת־בְּרִיתִ֨י יִצְחָ֜ק וְאַ֨ף אֶת־בְּרִיתִ֧י אַבְרָהָ֛ם אֶזְכֹּ֖ר וְהָאָ֥רֶץ אֶזְכֹּֽר׃ | Vezaharti et-briti Ya'akov; ve'af et-briti Yitzhak, ve'af et-briti Avraham ezkor, veha'aretz ezkor. | Ve Ya'akov ile antlaşmamı hatırlayacağım, ve Yitzhak ile antlaşmamı, ve Avraham ile antlaşmamı da hatırlayacağım, ve ülkeyi hatırlayacağım. |
| 26:43 | כו:מגוְהָאָרֶץ֩ תֵּעָזֵ֨ב מֵהֶ֜ם וְתִ֣רֶץ אֶת־שַׁבְּתֹתֶ֗יהָ בָּהְשַׁמָּהֿ מֵהֶ֔ם וְהֵ֣ם יִרְצ֔וּ אֶת־עֲוֹנָ֑ם יַ֣עַן וּבְיַ֔עַן בְּמִשְׁפָּטַ֣י מָאָ֔סוּ וְאֶת־חֻקֹּתַ֖י גָּעֲלָ֥ה נַפְשָֽׁם׃ | Veha'aretz te'azev mehem vetiretz et-şabtoteyha, bohşama mehem, vehem yirtzu et-avonam; ya'an uvya'an bemişpatay ma'asu, ve'et-hukotay ga'ala nafşam. | Ve ülke onlarsız bırakılacak ve Şabatlarından keyif alacak, onlarsız ıssız kalırken; ve onlar suçlarını kabul edecekler, çünkü hükümlerimi reddettiler ve canları kanunlarımdan tiksindi. |
| 26:44 | כו:מדוְאַף־גַּם־זֹ֠את בִּֽהְיוֹתָ֞ם בְּאֶ֣רֶץ אֹֽיְבֵיהֶ֗ם לֹֽא־מְאַסְתִּ֤ים וְלֹֽא־גְעַלְתִּים֙ לְכַלֹּתָ֔ם לְהָפֵ֥ר בְּרִיתִ֖י אִתָּ֑ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם׃ | Ve'af-gam-zot bihyotam be'eretz oyveyhem, lo-me'astim velo-ge'altim lehalotam, lehafer briti itam; ki ani Adonay Eloheyhem. | Ve buna rağmen, onlar düşmanlarının ülkesindeyken, onları reddetmedim ve onlardan tiksinnedim ki onları tamamen yok edeyim ve onlarla antlaşmamı bozayım; çünkü Ben Adonay, onların Tanrısıyım. |
| 26:45 | כו:מהוְזָכַרְתִּ֥י לָהֶ֖ם בְּרִ֣ית רִאשֹׁנִ֑ים אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵֽאתִי־אֹתָם֩ מֵאֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֗ם לִהְיֹ֥ת לָהֶ֛ם לֵאלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יְהוָֽה׃ | Vezaharti lahem brit rişonim; aşer hotzeti-otam me'eretz Mitzrayim le'eyney hagoyim, lihyot lahem l'Elohim; ani Adonay. | Ve onların iyiliği için ilk atalarla olan antlaşmamı hatırlayacağım; Mısır diyarından milletlerin gözü önünde çıkardıklarımı, onlara Tanrı olmak için. Ben Adonay'ım. |
| 26:46 | כו:מואֵ֠לֶּה הַֽחֻקִּ֣ים וְהַמִּשְׁפָּטִים֮ וְהַתּוֹרֹת֒ אֲשֶׁר֙ נָתַ֣ן יְהוָ֔ה בֵּינ֕וֹ וּבֵ֖ין בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל בְּהַ֥ר סִינַ֖י בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ | Ele hahukim vehamişpatim vehatorot, aşer natan Adonay beyno uveyn beney Yisrael; behar Sinay beyad-Moşe. | Bunlar, Adonay'ın Sina Dağı'nda Moşe aracılığıyla kendisiyle Yisrael oğulları arasına koyduğu kanunlar, hükümler ve öğretilerdir. |
מ
Maftir Maftir
Vayikra 27:1–34 · 34 ayet
Adak ve vakıf kanunları: kişilerin, hayvanların, evlerin ve tarlaların değerlemesi; hayvan ondalığı; Vayikra kitabının sonuçlanması.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 27:1 | כז:אוַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃ | Vayedaber Adonay el-Moşe lemor. | Adonay Moşe'ye şöyle seslendi: |
| 27:2 | כז:בדַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם אִ֗ישׁ כִּ֥י יַפְלִ֖א נֶ֑דֶר בְּעֶרְכְּךָ֥ נְפָשֹׁ֖ת לַֽיהוָֽה׃ | Daber el-b'ney Yisrael v'amarta aleyhem, iş ki yafli neder, b'erk'ha nefaşot l'Adonay. | Yisrael oğullarına konuş ve onlara de ki: Bir kişi özel bir adak adadığında, Adonay'a kişilerin değeri senin değerlemene göre olacak. |
| 27:3 | כז:גוְהָיָ֤ה עֶרְכְּךָ֙ הַזָּכָ֔ר מִבֶּן֙ עֶשְׂרִ֣ים שָׁנָ֔ה וְעַ֖ד בֶּן־שִׁשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה וְהָיָ֣ה עֶרְכְּךָ֗ חֲמִשִּׁ֛ים שֶׁ֥קֶל כֶּ֖סֶף בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃ | Vehaya erk'ha hazahar, miben esrim şana ve'ad ben-şişim şana; vehaya erk'ha hamişim şekel kesef, beşekel hakodeş. | Yirmi yaşından altmış yaşına kadar bir erkek için değerin, kutsal şekele göre elli şekel gümüş olacak. |
| 27:4 | כז:דוְאִם־נְקֵבָ֖ה הִ֑וא וְהָיָ֥ה עֶרְכְּךָ֖ שְׁלֹשִׁ֥ים שָֽׁקֶל׃ | Ve'im-nekeva hi; vehaya erk'ha şloşim şakel. | Ve eğer kadınsa, değerin otuz şekel olacak. |
| 27:5 | כז:הוְאִ֨ם מִבֶּן־חָמֵ֜שׁ שָׁנִים֙ וְעַ֣ד בֶּן־עֶשְׂרִ֣ים שָׁנָ֔ה וְהָיָ֧ה עֶרְכְּךָ֛ הַזָּכָ֖ר עֶשְׂרִ֣ים שְׁקָלִ֑ים וְלַנְּקֵבָ֖ה עֲשֶׂ֥רֶת שְׁקָלִֽים׃ | Ve'im miben-hameş şanim ve'ad ben-esrim şana, vehaya erk'ha hazahar esrim şkalim; velanekeva aseret şkalim. | Ve eğer beş yaşından yirmi yaşına kadar ise, erkek için değerin yirmi şekel, kadın için on şekel olacak. |
| 27:6 | כז:ווְאִ֣ם מִבֶּן־חֹ֗דֶשׁ וְעַד֙ בֶּן־חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְהָיָ֤ה עֶרְכְּךָ֙ הַזָּכָ֔ר חֲמִשָּׁ֥ה כֶ֖סֶף שְׁקָלִ֑ים וְלַנְּקֵבָ֣ה עֶרְכְּךָ֔ שְׁלֹ֥שֶׁת כֶּ֖סֶף שְׁקָלִֽים׃ | Ve'im miben-hodeş ve'ad ben-hameş şanim, vehaya erk'ha hazahar hamişa hesef şkalim; velanekeva erk'ha şloşet hesef şkalim. | Ve eğer bir aylıktan beş yaşına kadar ise, erkek için değerin beş şekel gümüş, kadın için değerin üç şekel gümüş olacak. |
| 27:7 | כז:זוְ֠אִם מִבֶּן־שִׁשִּׁ֨ים שָׁנָ֤ה וָמַ֙עְלָה֙ אִם־זָכָ֔ר וְהָיָ֣ה עֶרְכְּךָ֔ חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר שָׁ֑קֶל וְלַנְּקֵבָ֖ה עֲשָׂרָ֥ה שְׁקָלִֽים׃ | Ve'im miben-şişim şana vamala im-zahar, vehaya erk'ha hamişa asar şakel; velanekeva asara şkalim. | Ve eğer altmış yaş ve üzerindeyse, erkek için değerin on beş şekel, kadın için on şekel olacak. |
| 27:8 | כז:חוְאִם־מָ֥ךְ הוּא֙ מֵֽעֶרְכֶּ֔ךָ וְהֶֽעֱמִידוֹ֙ לִפְנֵ֣י הַכֹּהֵ֔ן וְהֶעֱרִ֥יךְ אֹת֖וֹ הַכֹּהֵ֑ן עַל־פִּ֗י אֲשֶׁ֤ר תַּשִּׂיג֙ יַ֣ד הַנֹּדֵ֔ר יַעֲרִיכֶ֖נּוּ הַכֹּהֵֽן׃ | Ve'im-mah hu me'erk'ha, vehe'emido lifney hakohen, vehe'eriḥ oto hakohen; al-pi aşer tasig yad hanoder, ya'arihenu hakohen. | Ve eğer senin değerlemene göre çok yoksulsa, kohenin önüne çıkarılacak, ve kohen onu değerleyecek; adağı adayanın elinin gücüne göre kohen onu değerleyecek. |
| 27:9 | כז:טוְאִ֨ם־בְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר יַקְרִ֧יבוּ מִמֶּ֛נָּה קָרְבָּ֖ן לַֽיהוָ֑ה כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֥ן מִמֶּ֛נּוּ לַיהוָ֖ה יִֽהְיֶה־קֹּֽדֶשׁ׃ | Ve'im-behema, aşer yakrivu mimenah korban l'Adonay, kol aşer yiten mimentu l'Adonay yihye-kodeş. | Ve eğer Adonay'a sunulan hayvanlardansa, ondan Adonay'a verilen her şey kutsal olacak. |
| 27:10 | כז:ילֹ֣א יַחֲלִיפֶ֗נּוּ וְלֹֽא־יָמִ֥יר אֹת֛וֹ ט֥וֹב בְּרָ֖ע אֽוֹ־רַ֣ע בְּט֑וֹב וְאִם־הָמֵ֨ר יָמִ֤יר בְּהֵמָה֙ בִּבְהֵמָ֔ה וְהָֽיָה־ה֥וּא וּתְמוּרָת֖וֹ יִֽהְיֶה־קֹּֽדֶשׁ׃ | Lo yahalifenu velo-yamir oto tov bera o-ra betov; ve'im-hamer yamir behema bivhema, vehaya-hu utemurato yihye-kodeş. | Onu değiştirmeyecek ve iyiyi kötüyle veya kötüyü iyiyle değiştirmeyecek; ve eğer hayvanı hayvanla değiştirirse, hem o hem de değiştiği kutsal olacak. |
| 27:11 | כז:יאוְאִם֙ כָּל־בְּהֵמָ֣ה טְמֵאָ֔ה אֲשֶׁ֣ר לֹא־יַקְרִ֧יבוּ מִמֶּ֛נָּה קָרְבָּ֖ן לַֽיהוָ֑ה וְהֶֽעֱמִ֥יד אֶת־הַבְּהֵמָ֖ה לִפְנֵ֥י הַכֹּהֵֽן׃ | Ve'im kol-behema teme'a, aşer lo-yakrivu mimenah korban l'Adonay; vehe'emid et-habehema lifney hakohen. | Ve eğer Adonay'a sunulmayan kirli bir hayvansa, hayvanı kohenin önüne çıkaracak. |
| 27:12 | כז:יבוְהֶעֱרִ֤יךְ הַכֹּהֵן֙ אֹתָ֔הּ בֵּ֥ין ט֖וֹב וּבֵ֣ין רָ֑ע כְּעֶרְכְּךָ֥ הַכֹּהֵ֖ן כֵּ֥ן יִהְיֶֽה׃ | Vehe'eriḥ hakohen ota, beyn tov uveyn ra; k'erk'ha hakohen ken yihye. | Ve kohen onu iyi veya kötü olarak değerleyecek; kohenin değerlemesi nasılsa öyle olacak. |
| 27:13 | כז:יגוְאִם־גָּאֹ֖ל יִגְאָלֶ֑נָּה וְיָסַ֥ף חֲמִישִׁת֖וֹ עַל־עֶרְכֶּֽךָ׃ | Ve'im-ga'ol yig'alena; veyasaf hamişito al-erk'ha. | Ve eğer onu kurtarmak isterse, senin değerlemene beşte birini ekleyecek. |
| 27:14 | כז:ידוְאִ֗ישׁ כִּֽי־יַקְדִּ֨שׁ אֶת־בֵּית֥וֹ קֹ֙דֶשׁ֙ לַיהוָ֔ה וְהֶעֱרִיכוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן בֵּ֥ין ט֖וֹב וּבֵ֣ין רָ֑ע כַּאֲשֶׁ֨ר יַעֲרִ֥יךְ אֹת֛וֹ הַכֹּהֵ֖ן כֵּ֥ן יָקֽוּם׃ | Ve'iş ki-yakdiş et-beyto kodeş l'Adonay, vehe'eriho hakohen beyn tov uveyn ra; kaaşer ya'arih oto hakohen ken yakum. | Ve bir kişi evini Adonay'a kutsal olarak adadığında, kohen onu iyi veya kötü olarak değerleyecek; kohen onu nasıl değerlerse öyle kalacak. |
| 27:15 | כז:טווְאִ֨ם־הַמַּקְדִּ֔ישׁ יִגְאַ֖ל אֶת־בֵּית֑וֹ וְ֠יָסַף חֲמִישִׁ֧ית כֶּֽסֶף־עֶרְכְּךָ֛ עָלָ֖יו וְהָ֥יָה לֽוֹ׃ | Ve'im-hamakdiş yig'al et-beyto; veyasaf hamişit kesef-erk'ha alav, vehaya lo. | Ve eğer adağı adayan evini kurtarmak isterse, senin değerlemenin gümüşüne beşte birini ekleyecek, ve ev onun olacak. |
| 27:16 | כז:טזוְאִ֣ם ׀ מִשְּׂדֵ֣ה אֲחֻזָּת֗וֹ יַקְדִּ֥ישׁ אִישׁ֙ לַֽיהוָ֔ה וְהָיָ֤ה עֶרְכְּךָ֙ לְפִ֣י זַרְע֔וֹ זֶ֥רַע חֹ֥מֶר שְׂעֹרִ֖ים בַּחֲמִשִּׁ֥ים שֶׁ֥קֶל כָּֽסֶף׃ | Ve'im mis'de ahuzato yakdiş iş l'Adonay, vehaya erk'ha lefi zar'o, zera homer se'orim bahamişim şekel kasef. | Ve eğer bir kişi mülk tarlasından Adonay'a adarsa, değerlemen tohumuna göre olacak: bir homer arpa tohumu elli şekel gümüş. |
| 27:17 | כז:יזאִם־מִשְּׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל יַקְדִּ֣ישׁ שָׂדֵ֑הוּ כְּעֶרְכְּךָ֖ יָקֽוּם׃ | Im-mişnat hayovel yakdiş sadehu; k'erk'ha yakum. | Eğer tarlasını Yovel yılından itibaren adarsa, senin değerlemene göre kalacak. |
| 27:18 | כז:יחוְאִם־אַחַ֣ר הַיֹּבֵל֮ יַקְדִּ֣ישׁ שָׂדֵהוּ֒ וְחִשַּׁב־ל֨וֹ הַכֹּהֵ֜ן אֶת־הַכֶּ֗סֶף עַל־פִּ֤י הַשָּׁנִים֙ הַנּ֣וֹתָרֹ֔ת עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְנִגְרַ֖ע מֵֽעֶרְכֶּֽךָ׃ | Ve'im-ahar hayovel yakdiş sadehu, vehişav-lo hakohen et-hakesef al-pi haşanim hanotarot, ad şenat hayovel; venigra me'erk'ha. | Ve eğer tarlasını Yovel'den sonra adarsa, kohen Yovel yılına kadar kalan yıllara göre parayı hesaplayacak, ve senin değerlemenden düşülecek. |
| 27:19 | כז:יטוְאִם־גָּאֹ֤ל יִגְאַל֙ אֶת־הַשָּׂדֶ֔ה הַמַּקְדִּ֖ישׁ אֹת֑וֹ וְ֠יָסַף חֲמִשִׁ֧ית כֶּֽסֶף־עֶרְכְּךָ֛ עָלָ֖יו וְקָ֥ם לֽוֹ׃ | Ve'im-ga'ol yig'al et-hasade, hamakdiş oto; veyasaf hamişit kesef-erk'ha alav, vekam lo. | Ve eğer tarlayı adayan onu kurtarmak isterse, senin değerlemenin gümüşüne beşte birini ekleyecek, ve tarla onun kalacak. |
| 27:20 | כז:כוְאִם־לֹ֤א יִגְאַל֙ אֶת־הַשָּׂדֶ֔ה וְאִם־מָכַ֥ר אֶת־הַשָּׂדֶ֖ה לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר לֹ֥א יִגָּאֵ֖ל עֽוֹד׃ | Ve'im-lo yig'al et-hasade, ve'im-mahar et-hasade le'iş aher; lo yiga'el od. | Ve eğer tarlayı kurtarmaz veya tarlayı başka bir adama satarsa, artık kurtarılamaz. |
| 27:21 | כז:כאוְהָיָ֨ה הַשָּׂדֶ֜ה בְּצֵאת֣וֹ בַיֹּבֵ֗ל קֹ֛דֶשׁ לַֽיהוָ֖ה כִּשְׂדֵ֣ה הַחֵ֑רֶם לַכֹּהֵ֖ן תִּהְיֶ֥ה אֲחֻזָּתֽוֹ׃ | Vehaya hasade betzeto vayovel, kodeş l'Adonay kis'de haherem; lakohen tihye ahuzato. | Ve tarla Yovel'de çıktığında, vakfedilmiş tarla gibi Adonay'a kutsal olacak; kohenin mülkü olacak. |
| 27:22 | כז:כבוְאִם֙ אֶת־שְׂדֵ֣ה מִקְנָת֔וֹ אֲשֶׁ֕ר לֹ֖א מִשְּׂדֵ֣ה אֲחֻזָּת֑וֹ יַקְדִּ֖ישׁ לַֽיהוָֽה׃ | Ve'im et-s'de miknato, aşer lo mis'de ahuzato; yakdiş l'Adonay. | Ve eğer mülk tarlası olmayan, satın aldığı tarlayı Adonay'a adarsa, |
| 27:23 | כז:כגוְחִשַּׁב־ל֜וֹ הַכֹּהֵ֗ן אֵ֚ת מִכְסַ֣ת הָֽעֶרְכְּךָ֔ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְנָתַ֤ן אֶת־הָעֶרְכְּךָ֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא קֹ֖דֶשׁ לַֽיהוָֽה׃ | Vehişav-lo hakohen et mihsat ha'erk'ha, ad şenat hayovel; venatan et-ha'erk'ha bayom hahu, kodeş l'Adonay. | Kohen ona Yovel yılına kadar senin değerlemenin miktarını hesaplayacak, ve o gün senin değerlemeni Adonay'a kutsal olarak verecek. |
| 27:24 | כז:כדבִּשְׁנַ֤ת הַיּוֹבֵל֙ יָשׁ֣וּב הַשָּׂדֶ֔ה לַאֲשֶׁ֥ר קָנָ֖הוּ מֵאִתּ֑וֹ לַאֲשֶׁר־ל֖וֹ אֲחֻזַּ֥ת הָאָֽרֶץ׃ | Bişnat hayovel yaşuv hasade, la'aşer kanahu me'ito; la'aşer-lo ahuzat ha'aretz. | Yovel yılında tarla, kendisinden satın alınan kişiye, toprak mülkü kime aitse ona geri dönecek. |
| 27:25 | כז:כהוְכָל־עֶרְכְּךָ֔ יִהְיֶ֖ה בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ עֶשְׂרִ֥ים גֵּרָ֖ה יִהְיֶ֥ה הַשָּֽׁקֶל׃ | Vehol-erk'ha yihye beşekel hakodeş; esrim gera yihye haşakel. | Ve tüm değerlemelerin kutsal şekele göre olacak; şekel yirmi gera olacak. |
| 27:26 | כז:כואַ֣ךְ בְּכ֞וֹר אֲשֶׁר־יְבֻכַּ֤ר לַֽיהוָה֙ בִּבְהֵמָ֔ה לֹֽא־יַקְדִּ֥ישׁ אִ֖ישׁ אֹת֑וֹ אִם־שׁ֣וֹר אִם־שֶׂ֔ה לַֽיהוָ֖ה הֽוּא׃ | Ah behor aşer-yevukar l'Adonay bivhema, lo-yakdiş iş oto; im-şor im-se, l'Adonay hu. | Ancak hayvanların ilk doğanı, Adonay'a ilk doğan olarak aittir; kimse onu adayamaz; ister öküz ister kuzu, o Adonay'ındır. |
| 27:27 | כז:כזוְאִ֨ם בַּבְּהֵמָ֤ה הַטְּמֵאָה֙ וּפָדָ֣ה בְעֶרְכֶּ֔ךָ וְיָסַ֥ף חֲמִשִׁת֖וֹ עָלָ֑יו וְאִם־לֹ֥א יִגָּאֵ֖ל וְנִמְכַּ֥ר בְּעֶרְכֶּֽךָ׃ | Ve'im babehema hatme'a, ufada ve'erk'ha, veyasaf hamişito alav; ve'im-lo yiga'el, venimkar be'erk'ha. | Ve eğer kirli hayvanlardansa, senin değerlemen üzerinden kurtarılacak ve beşte bir eklenecek; ve eğer kurtarılmazsa, senin değerlemen üzerinden satılacak. |
| 27:28 | כז:כחאַךְ־כָּל־חֵ֡רֶם אֲשֶׁ֣ר יַחֲרִם֩ אִ֨ישׁ לַֽיהוָ֜ה מִכָּל־אֲשֶׁר־ל֗וֹ מֵאָדָ֤ם וּבְהֵמָה֙ וּמִשְּׂדֵ֣ה אֲחֻזָּת֔וֹ לֹ֥א יִמָּכֵ֖ר וְלֹ֣א יִגָּאֵ֑ל כָּל־חֵ֕רֶם קֹֽדֶשׁ־קָֽדָשִׁ֥ים ה֖וּא לַֽיהוָֽה׃ | Ah-kol-herem aşer yaharim iş l'Adonay mikol-aşer-lo, me'adam uvhema umis'de ahuzato, lo yimaher velo yiga'el; kol-herem kodeş-kodaşim hu l'Adonay. | Ancak bir kişinin kendine ait her şeyden —insan, hayvan veya mülk tarlası— Adonay'a vakfettiği hiçbir şey satılamaz ve kurtarılamaz; her vakfedilen Adonay'a en kutsaldır. |
| 27:29 | כז:כטכָּל־חֵ֗רֶם אֲשֶׁ֧ר יָחֳרַ֛ם מִן־הָאָדָ֖ם לֹ֣א יִפָּדֶ֑ה מ֖וֹת יוּמָֽת׃ | Kol-herem aşer yahoram min-ha'adam, lo yipade; mot yumat. | İnsanlar arasından vakfedilen hiç kimse kurtarılamaz; mutlaka öldürülecektir. |
| 27:30 | כז:לוְכָל־מַעְשַׂ֨ר הָאָ֜רֶץ מִזֶּ֤רַע הָאָ֙רֶץ֙ מִפְּרִ֣י הָעֵ֔ץ לַֽיהוָ֖ה ה֑וּא קֹ֖דֶשׁ לַֽיהוָֽה׃ | Vehol-ma'asar ha'aretz, mizera ha'aretz, mipri ha'etz, l'Adonay hu; kodeş l'Adonay. | Ve toprağın tüm ondalığı, toprağın tohumundan, ağacın meyvesinden, Adonay'ındır; Adonay'a kutsaldır. |
| 27:31 | כז:לאוְאִם־גָּאֹ֥ל יִגְאַ֛ל אִ֖ישׁ מִמַּעַשְׂר֑וֹ חֲמִשִׁית֖וֹ יֹסֵ֥ף עָלָֽיו׃ | Ve'im-ga'ol yig'al iş mima'asro; hamişito yosef alav. | Ve eğer bir kişi ondalığından bir şey kurtarmak isterse, beşte birini ekleyecek. |
| 27:32 | כז:לבוְכָל־מַעְשַׂ֤ר בָּקָר֙ וָצֹ֔אן כֹּ֛ל אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֥ר תַּ֖חַת הַשָּׁ֑בֶט הָֽעֲשִׂירִ֕י יִֽהְיֶה־קֹּ֖דֶשׁ לַֽיהוָֽה׃ | Vehol-ma'asar bakar vatzon, kol aşer-ya'avor tahat haşavet; ha'asiri yihye-kodeş l'Adonay. | Ve sığır ve koyunun tüm ondalığı, değnek altından geçen her şeyin onuncusu Adonay'a kutsal olacak. |
| 27:33 | כז:לגלֹ֧א יְבַקֵּ֛ר בֵּֽין־ט֥וֹב לָרַ֖ע וְלֹ֣א יְמִירֶ֑נּוּ וְאִם־הָמֵ֣ר יְמִירֶ֔נּוּ וְהָֽיָה־ה֧וּא וּתְמוּרָת֛וֹ יִהְיֶה־קֹּ֖דֶשׁ לֹ֥א יִגָּאֵֽל׃ | Lo yevaker beyn-tov lara, velo yemirenu; ve'im-hamer yemirenu, vehaya-hu utemurato yihye-kodeş, lo yiga'el. | İyiyle kötü arasında ayrım yapmayacak, ve onu değiştirmeyecek; ve eğer değiştirirse, hem o hem de değiştiği kutsal olacak; kurtarılamaz. |
| 27:34 | כז:לדאֵ֣לֶּה הַמִּצְוֹ֗ת אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־מֹשֶׁ֖ה אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל בְּהַ֖ר סִינָֽי׃ | Ele hamitzvot, aşer tziva Adonay et-Moşe, el-b'ney Yisrael; behar Sinay. | Bunlar Adonay'ın Sina Dağı'nda Moşe aracılığıyla Yisrael oğullarına buyurduğu emirlerdir. |
הפ
Haftara Haftara
Yeremya 16:19–17:14 · 17 ayet
Yeremya'nın vizyonu Bechukotay'ın azarlamalarıyla bağlantılıdır: Adonay'a güvenmek, insana güvenenin lanetine karşı ve şifa ve kurtuluş için yakarış.
| # | עברית | Transliterasyon | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 16:19 | טז:יטיְהוָ֞ה עֻזִּ֧י וּמָעֻזִּ֛י וּמְנוּסִ֖י בְּי֣וֹם צָרָ֑ה אֵלֶ֗יךָ גּוֹיִ֤ם יָבֹ֙אוּ֙ מֵֽאַפְסֵי־אָ֔רֶץ וְיֹאמְר֗וּ אַךְ־שֶׁ֙קֶר֙ נָחֲל֣וּ אֲבוֹתֵ֔ינוּ הַ֖בֶל וְאֵֽין־בָּ֥ם מוֹעִֽיל׃ | Adonay uzi uma'uzi umnusi beyom tzara; eyleha goyim yavo'u me'afsey-aretz, veyomru ah-şeker nahalu avoteynu, hevel ve'eyn-bam mo'il. | Adonay, gücüm ve kalem ve sıkıntı gününde sığınağım! Sana, dünyanın dört bucağından milletler gelip diyecekler: "Atalarımız ancak yalan, boş ve yararsız şeyler miras aldılar." |
| 16:20 | טז:כהֲיַעֲשֶׂה־לּ֥וֹ אָדָ֖ם אֱלֹהִ֑ים וְהֵ֖מָּה לֹ֥א אֱלֹהִֽים׃ | Haya'ase-lo adam elohim; vehema lo elohim. | İnsan kendine ilahlar yapabilir mi? Onlar zaten ilah değiller! |
| 16:21 | טז:כאלָכֵן֙ הִנְנִ֣י מֽוֹדִיעָ֔ם בַּפַּ֣עַם הַזֹּ֔את אוֹדִיעֵ֥ם אֶת־יָדִ֖י וְאֶת־גְּבֽוּרָתִ֑י וְיָדְע֖וּ כִּֽי־שְׁמִ֥י יְהוָֽה׃ | Lahen hin'ni modi'am, bapa'am hazot odi'em et-yadi ve'et-gvurati; veyad'u ki-şemi Adonay. | Bu yüzden işte, bu defa onlara bildireceğim, elimi ve kudretimi onlara bildireceğim; ve bilsinler ki Adım Adonay'dır. |
| 17:1 | יז:אחַטַּ֣את יְהוּדָ֗ה כְּתוּבָ֛ה בְּעֵ֥ט בַּרְזֶ֖ל בְּצִפֹּ֣רֶן שָׁמִ֑יר חֲרוּשָׁה֙ עַל־ל֣וּחַ לִבָּ֔ם וּלְקַרְנ֖וֹת מִזְבְּחוֹתֵיכֶֽם׃ | Hatat Yehuda ketuva be'et barzel, betziporen şamir; haruşa al-lu'ah libam, ulkarnot mizbehotehem. | Yehuda'nın günahı demir kalemle, elmas uçla yazılmıştır; yüreklerinin levhasına ve sunaklarınızın boynuzlarına kazınmıştır. |
| 17:2 | יז:בכִּזְכֹּ֤ר בְּנֵיהֶם֙ מִזְבְּחוֹתָ֔ם וַאֲשֵׁרֵיהֶ֖ם עַל־עֵ֣ץ רַעֲנָ֑ן עַ֖ל גְּבָע֥וֹת הַגְּבֹהֽוֹת׃ | Kizkor beneyhem mizbehotam, va'aşereyhem al-etz ra'anan, al gva'ot hagvohot. | Oğulları sunaklarını ve Aşerlerini yeşil ağaç yanında, yüksek tepeler üzerinde nasıl hatırlarsa, |
| 17:3 | יז:גהֲרָרִי֙ בַּשָּׂדֶ֔ה חֵילְךָ֥ כָל־אוֹצְרוֹתֶ֖יךָ לָבַ֣ז אֶתֵּ֑ן בָּמֹתֶ֕יךָ בְּחַטָּ֖את בְּכָל־גְּבוּלֶֽיךָ׃ | Harari basade, heylha hol-otzroteha lavaz eten; bamoteha behatat behol-gevuleha. | Ey kırdaki dağım, servetini, tüm hazinelerini yağma olarak vereceğim, tüm sınırların içindeki günah yüksek yerlerini. |
| 17:4 | יז:דוְשָׁמַטְתָּ֣ה וּבְךָ֔ מִנַּחֲלָֽתְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תִּי לָ֑ךְ וְהַעֲבַדְתִּ֙יךָ֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ בָּאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יָדָ֑עְתָּ כִּֽי־אֵ֛שׁ קְדַחְתֶּ֥ם בְּאַפִּ֖י עַד־עוֹלָ֥ם תּוּקָֽד׃ | Veşamatta uveha, minahalatha aşer natati lah; veha'avadtiha et-oyveha ba'aretz aşer lo-yada'ta; ki-eş kedahtem be'api, ad-olam tukad. | Ve sana verdiğim mirastan elini çekeceksin, ve seni bilmediğin bir ülkede düşmanlarına kul edeceğim; çünkü öfkemde bir ateş yaktınız, sonsuza dek yanacak. |
| 17:5 | יז:הכֹּ֣ה ׀ אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אָר֤וּר הַגֶּ֙בֶר֙ אֲשֶׁ֣ר יִבְטַ֣ח בָּֽאָדָ֔ם וְשָׂ֥ם בָּשָׂ֖ר זְרֹע֑וֹ וּמִן־יְהוָ֖ה יָס֥וּר לִבּֽוֹ׃ | Ko amar Adonay: arur hagever aşer yivtah ba'adam, vesam basar zro'o, umin-Adonay yasur libo. | Adonay şöyle diyor: Lanetli olsun insana güvenen, ve eti kendine kol yapan, ve yüreği Adonay'dan sapan adam! |
| 17:6 | יז:ווְהָיָה֙ כְּעַרְעָ֣ר בָּעֲרָבָ֔ה וְלֹ֥א יִרְאֶ֖ה כִּֽי־יָב֣וֹא ט֑וֹב וְשָׁכַ֤ן חֲרֵרִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֶ֥רֶץ מְלֵחָ֖ה וְלֹ֥א תֵשֵֽׁב׃ | Vehaya ke'ar'ar ba'arava, velo yir'e ki-yavo tov; veşahan harerim bamidbar, eretz meleha velo teşev. | Ve bozkırdaki yalnız bir çalı gibi olacak, ve iyilik geldiğini görmeyecek; ve çölde kurak yerlerde, oturulmaz tuzlu toprakta yaşayacak. |
| 17:7 | יז:זבָּר֣וּךְ הַגֶּ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר יִבְטַ֖ח בַּיהוָ֑ה וְהָיָ֥ה יְהוָ֖ה מִבְטַחֽוֹ׃ | Baruh hagever aşer yivtah b'Adonay; vehaya Adonay mivtaho. | Kutsanmış olsun Adonay'a güvenen, ve güvencesi Adonay olan adam! |
| 17:8 | יז:חוְהָיָ֞ה כְּעֵ֣ץ ׀ שָׁת֣וּל עַל־מַ֗יִם וְעַל־יוּבַל֙ יְשַׁלַּ֣ח שָֽׁרָשָׁ֔יו וְלֹ֤א יִרְאֶה֙ כִּֽי־יָ֣בֹא חֹ֔ם וְהָיָ֥ה עָלֵ֖הוּ רַעֲנָ֑ן וּבִשְׁנַ֤ת בַּצֹּ֙רֶת֙ לֹ֣א יִדְאָ֔ג וְלֹ֥א יָמִ֖ישׁ מֵעֲשׂ֥וֹת פֶּֽרִי׃ | Vehaya ke'etz şatul al-mayim, ve'al-yuval yeşalah şaraşav, velo yir'e ki-yavo hom, vehaya alehu ra'anan; uvişnat batzoret lo yid'ag, velo yamiş me'asot peri. | Ve su kenarına dikilmiş ağaç gibi olacak, köklerini akarsuya salan; sıcak geldiğinde korkmayacak, ve yaprağı yeşil kalacak; ve kuraklık yılında kaygılanmayacak, ve meyve vermekten vazgeçmeyecek. |
| 17:9 | יז:טעָקֹ֥ב הַלֵּ֛ב מִכֹּ֖ל וְאָנֻ֣שׁ ה֑וּא מִ֖י יֵדָעֶֽנּוּ׃ | Akov halev mikol ve'anuş hu; mi yeda'enu. | Yürek her şeyden daha hilekâr ve çaresizdir; onu kim anlayabilir? |
| 17:10 | יז:יאֲנִ֧י יְהוָ֛ה חֹקֵ֥ר לֵ֖ב בֹּחֵ֣ן כְּלָי֑וֹת וְלָתֵ֤ת לְאִישׁ֙ כִּדְרָכָ֔יו כִּפְרִ֖י מַעֲלָלָֽיו׃ | Ani Adonay hoker lev, bohen klayot; velatet le'iş kidrahav, kifri ma'alalav. | Ben Adonay, yüreği araştırır, böbrekleri sınarım; ve herkese yoluna göre, işlerinin meyvesine göre vermek için. |
| 17:11 | יז:יאקֹרֵ֤א דָגַר֙ וְלֹ֣א יָלָ֔ד עֹ֥שֶׂה עֹ֖שֶׁר וְלֹ֣א בְמִשְׁפָּ֑ט בַּחֲצִ֤י יָמָיו֙ יַעַזְבֶ֔נּוּ וּבְאַחֲרִית֖וֹ יִהְיֶ֥ה נָבָֽל׃ | Kore dagar velo yalad, ose oşer velo vemışpat; bahatzi yamav ya'azvenu, uva'harito yihye naval. | Keklik yumurtlamadığı yumurtaları toplar; haksızca servet kazanan da böyledir; günlerinin yarısında onu bırakacak, ve sonunda budala olacak. |
| 17:12 | יז:יבכִּסֵּ֣א כָב֔וֹד מָר֖וֹם מֵרִאשׁ֑וֹן מְק֖וֹם מִקְדָּשֵֽׁנוּ׃ | Kise havó d, marom merişon; mekom mikdaşenu. | Başlangıçtan beri yüce olan şerefli taht, mabedimizin yeridir. |
| 17:13 | יז:יגמִקְוֵ֤ה יִשְׂרָאֵל֙ יְהוָ֔ה כָּל־עֹזְבֶ֖יךָ יֵבֹ֑שׁוּ וְסוּרַי֙ בָּאָ֣רֶץ יִכָּתֵ֔בוּ כִּ֥י עָזְב֛וּ מְק֥וֹר מַֽיִם־חַיִּ֖ים אֶת־יְהוָֽה׃ | Mikve Yisrael Adonay, kol-ozveha yevoşu; vesuray ba'aretz yikatevu, ki azvu mekor mayim-hayim et-Adonay. | Ey Yisrael'in umudu Adonay! Seni terk eden herkes utansın; ve benden sapanlar toprağa yazılsın, çünkü Adonay'ı, diri suların kaynağını terk ettiler. |
| 17:14 | יז:ידרְפָאֵ֤נִי יְהוָה֙ וְאֵ֣רָפֵ֔א הוֹשִׁיעֵ֖נִי וְאִוָּשֵׁ֑עָה כִּ֥י תְהִלָּתִ֖י אָֽתָּה׃ | Refa'eni Adonay ve'erape, hoşi'eni ve'ivaşe'a; ki tehilati ata. | Beni iyileştir, Adonay, ve iyileşeyim; beni kurtar, ve kurtulayım; çünkü övgüm Sensin. |
